Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/11877
2023/6379
20 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/362 E., 2015/363 K.
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet Savcısı, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/362 Esas ve 2015/363 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesindeki suçu işlemelerine karşın aynı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz isteği, cezanın haksız olduğunu düşündüğü, kendisinin beyan etmediğini, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'ın Rize İlinden İstanbul İline 34 AD 6905 plakalı aracıyla seyahat ederken Ordu İlinde Ordu 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 29/08/2014 tarihli ve 2014/204 D.İş sayılı kararına istinaden şüpheli araçlar üzerinde yapılan kontroller sırasında araç sürücü belgesi sorulduğunda, ismini ... olarak polis memurlarına beyan ettiği ve yine ... adına düzenlenmiş 41597 belge numaralı sürücü belgesi fotokopisini ibraz ettiği, aynı araçta seyahat etmekte olan sanık ...'un eşi sanık ... Aslan'ın da gerçek ismi ... olan kocasının ismini ... olarak polis memurlarına beyan ettiği, ibraz edilen sürücü belgesinin fotokopi olması nedeniyle yapılan incelemede ve arabada yapılan aramada 161 adet sahte paranın da ele geçirildiği, piyasaya sahte para sürmek suçundan sanık ... hakkında ayrı soruşturma yapıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanıkların savunması ile tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerekmektedir. Somut olayda sanığın, sahte para ile yakalanan sanık ...'ın polislere ... adına düzenlenmiş 41597 belge numaralı sürücü belgesi fotokopisini ibraz ettiği, ve soruşturma evrakını bu isim ile imzaladığı, sanık ...'un eşi sanık ... Aslan (Paliç) 'ın da gerçek ismi ... olan kocasının ismini ... olarak polis memurlarına beyan ettiği, sanıkların eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu halde resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/362 Esas ve 2015/363 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık ... hakkındaki infazın durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42