Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/9750
2023/6269
19 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/643 E., 2015/554 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama , kısmi bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/643 Esas, 2015/554 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan aynı Kanun'un 268 inci maddesi yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; suça konu nüfus cüzdanı aslının dosyada bulunmadığı, adatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmadığı bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, atılı suçtan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması nedeniyle bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde hırsızlık suçu nedeniyle yakalandığında mağdur ... Laçin adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, yapılan parmak izi incelemesinde sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kamu davaları açılmıştır.
-
Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmiştir.
-
Denizli Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 13.05.2014 tarihli uzmanlık raporunda; 08.04.2015 tarihinde Refika Laçin isimli şahsın parmak izlerinin APFİS sisteminde yapılan sorgulamasında, 18.05.2014 tarihinde İzmir Emniyet Müdürlüğünce parmak izleri alınan şahsın parmak izlerinin ve kimlik bilgilerinin aynı, ancak bu parmak izlerinin 27.10.2003 tarihli Marmaris Emniyet Müdürlüğü ve 07.08.2013 tarihli Fethiye Emniyet Müdürlüğünce parmak izleri alınan ... isimli şahsın parmak izleriyle aynı fakat kimlik bilgilerinin farklı olduğu belirtilmiştir.
-
Mahkemece, alınan uzmanlık raporu, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve değişen suç vasfına göre başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
- Tebliğname Yönünden
Suça konu nüfus cüzdanı aslının, sanığın 08.04.2015 tarihli benzer eylemi nedeniyle Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2015/231 Esas ve 2015/664 Karar sayılı dava dosyasında bulunduğu, söz konusu nüfus cüzdanı ile ilgili ekspertiz raporu alındığı, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesince belge aslı üzerinde gözlem yapıldığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmekle bu hususta bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
- Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11 397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden yapılan sorgulamada, sanığın benzer nitelikteki 08.04.2015 tarihli eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.12.2015 tarihli ve 2015/231 Esas, 2015/664 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine hükmedildiği, kararın Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 20.04.2022 tarihli ve 2020/26617 Esas, 2022/7902 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtilen dosyanın ve var ise başka benzer dosyalarının da getirtilerek dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
- Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun birlikte işlendiği iddia olunmasına rağmen, suç tarihi itibarıyla başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A ve B) benterinde açıklanan nedenlerle, İzmir 36. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2015/643 Esas, 2015/554 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:34:06