Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4719
2023/6045
13 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/12 E., 2016/236 K.
SUÇ TARİHLERİ: 28.09.2011, 16.02.2012
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, kendi sevk ve idaresi altındaki araçla seyir hâlinde olduğu 28.09.2011 ve 16.02.2012 tarihlerinde yapılan trafik kontrollerinde, hakkındaki yakalama kararlarının infazından kurtulmak amacıyla, herhangi bir evrak düzenlemeksizin, kardeşi olan şikâyetçi ...'un kimlik bilgilerini beyan etmek suretiyle şikâyetçi adına iki ayrı trafik ceza tespit tutanakları ve idari para cezası yaptırımları düzenlenmesine yol açtığı, şikâyetçinin, ödeme emirlerinin tebliği üzerine durumdan haberdar olduğu anlaşılmıştır.
-
Sanık suçlamayı kabul etmiştir.
-
Şikâyetçi adına tanzim olunan 28.09.2011 ve 16.02.2012 tarihli idari para cezası tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
-
Sanığın güncel adli sicil kaydı ile nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından dolayı kurulan hükümlerde, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesin (d) bendiyle; "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde sınırlama getirilmiş ise de hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan; "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usûlü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, hükümler bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Kabul ve uygulama yönünden;
a. Sanık hakkında tekerrüre esas alındığı belirtilen, Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2009 tarihli ve 2009/1507 Esas, 2009/1370 Karar sayılı ilâmının, 08.07.2013 tarihinde Yargıtay tarafından onanmakla kesinleştiği, kesinleşme tarihinin yargılama konusu suç tarihlerinden sonra olması sebebiyle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek tekerrüre esas başkaca mahkûmiyetinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Sanığın beyanı üzerine şikâyetçi adına tanzim olunan 28.09.2011 ve 16.02.2012 tarihli idari para cezası tutanakları itibarıyla suç tarihinin tespit edilebilmesi karşısında gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 2012 2011 şeklinde belirtilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin ihlâl edilmiş olması,
c. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetlerin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/236 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:36:53