Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/21251
2023/6028
12 Eylül 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/186 E., 2015/334 K.
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2015 Tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/334 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
-
Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri ile Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 Tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının mahsubu ile neticeten sanığın 2 ay 15 gün hapis ve 38.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, resen nazara alınacak sebeplerle usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, katılan .... ile 29.05.2013 tarihinde yaptığı faktoring sözleşmesi kapsamında 07.10.2013 tarihinde, suça konu kendisi lehine düzenlenmiş, keşidecisi katılan ...'in yetkilisi olduğu Er mer Otomotiv olan, 25.12.2013 keşide tarihli 19.000,00.TL tutarlı çeki ilgili fatura ile temlik ettiği, bedelini katılan ....'den tahsil ettiği, çekin tahsil için ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı, yapılan araştırmada orijinalinin 31.01.2014 keşide tarih ve 17.500,00.TL tutarlı olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanık hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır.
-
Sanık, suça konu çeki sattığı kırmızı pul biber karşılığında keşideci ... Otomotiv Yedek Parça şirketinden ön yüzü doldurulmuş halde aldığını, çeki bizzat kimin düzenleyip verdiğini hatırlamadığını, sahte olduğunu bilmeden kullandığını beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.
-
Katılan ..., sanığı tanımadığını, bu şekilde çek düzenleyip vermediklerini beyanla sanıktan şikayetçi olmuştur.
-
Katılan .... yönetmeni ..., çekin faktoring sözleşmesi kapsamında Adana Şubeleri tarafından Türkmen Gıda sahibi olan sanıktan alındığı ve buradan genel merkezleri olan İstanbul'a geldiğini, vade tarihi yaklaştığında tahsil amaçlı ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığını beyan etmiştir.
-
Ekspertiz ve bilirkişi raporlarına göre, suça konu çekin renk motif baskı ve kağıt kalitesi yönünden orjinallerine benzerlikler gösterdiği, ancak çek ve keşideci ile ilgili bilgilerin bulunduğu makine yazısıyla yazılmış bölümlerinde fiziksel silinti izlerinin bulunduğu tespit edildiğinden bu bölümlerdeki orijinal yazıların silinerek mevcut yazıların aynı bölümlere sonradan tahrifen yazıldıkları, bu tahrifatın aldatma kabiliyetinin olduğu, çekin arka yüzündeki birinci ciro kaşe imzasının sanığa ait olduğu, ön yüzündeki yazılar ve keşideci imzasının sanığın elinden çıktığını gösterir uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediği, ön yüzündeki yazıların 19.440,00 TL değerli fatura fotokopisindeki yazıları yazan kişi tarafından yazıldığının tespit edildiği görülmüştür.
-
Dosyada faktoring sözleşmesi, çek teslimat bordrosu, 078705 seri nolu fatura örnekleri olduğu görülmüştür.
-
Mahkemece, bilirkişi raporunda çekin ön yüzünde bulunan yazılar ile 078705 seri nolu fatura fotokopisindeki yazıların birbirine uygun ve aynı şahıs tarafından yazıldığının belirlendiği, keşideci firma yetkilisinin sanığa böyle bir çek düzenleyip vermediği, sanığı tanımadığına dair beyanı ve tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11 397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yarar kamu güvenidir. Suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabul etkilenmez. Eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekir.
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda işlendiği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekir.
Bu itibarla, Mahkemece nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde mahsup kararı verilen Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/326 Karar sayılı dosyanın getirtilip incelenerek ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının, eylemlerinde suç işleme kararını yenileyip yenilemediğinin, suç işleme kararını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK'nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.İddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gösterildiği halde 5271 sayılı Kanun'un 226 nci maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi ve 43 üncü maddeleri uyarınca hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanması,
2.YCGK'nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezalar mahsup edilebileceğinden Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/326 Karar sayılı ilamının kesinleşmediği gözetilerek mahsup yapılmasının mümkün olmadığı, ancak bu dosya ile bağlantılı olduğu anlaşıldığından Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2015 tarihli ve 2014/142 Esas, 2015/326 Karar sayılı dosyası ile mümkünse birleştirilerek, mümkün değilse dosyanın getirilip delillerinin Yargıtay denetimine esas olacak şekilde dosya içine alınmasından sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Kabule göre de;
a.Bağlantılı dosyadan mahsup mümkün olsaydı adli para cezasının da mahsup edilmesi gerektiği halde sadece hapis cezasının mahsup edilmesi,
b.5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00 100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, haksız menfaat miktarının 19.000,00 TL, haksız menfaatin iki katının 38.000,00 TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 1900 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve buna göre artırım indirim yapılması gerektiği halde, kurulan hükümde temel ceza eksik olarak belirlenip, artırım ve indirim yapıldıktan sonra sonuç olarak haksız menfaatin iki katına çıkartılması suretiyle eksik ceza tayini,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.09.2015 tarihli ve 2014/186 Esas, 2015/334 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarları bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14