Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/24592
2023/5807
11 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2017/221 E. 2019/334 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmi onama, kısmi düzeltilerek onama, kısmi bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2015 tarihli ve 2012/109 Esas, 2015/244 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya yönelik dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, katılan ...'a yönelik tehdit suçundan ise hüküm kurulmamıştır.
-
Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2015 tarihli ve 2012/109 Esas, 2015/244 Karar sayılı
kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/18844 Esas, 2017/16572 Karar sayılı kararı ile "sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma sonrası dolandırıcılık ve tehdit suçları yönünden dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/221 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar ... ve ...'ye yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 4.160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ... 'ya yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a yönelik tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin onanması, katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün düzeltilerek onanması ve katılan ...'a yönelik tehdit suçundan kurulan hükme yönelik ise, bozma öncesi tehdit suçundan hüküm kurulmadığı, sanığın temyiz talebi üzerine sanık hakkında katılanlara yönelik dolandırıcılık suçlarından 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu sebebiyle dosyanın bozulduğu ve bozma ilamı doğrultusunda uzlaşma işlemlerinin sadece basit dolandırıcılık suçuna yönelik icra edilmeye çalışıldığı, sanık hakkında katılan ...'a karşı tehdit suçu yönünden, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçu yönünden uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumundan bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkumiyet kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın Kulu ilçesinde Karizma Danışmanlık ve Tercüme Bürosu isimli iş yeri açıp işlettiği, Kulu ilçesinde yurt dışında çalışmanın çok yaygın olması ve sanığın yurt dışına gidecek kişilerin belgelerinin tercümesi işiyle uğraşması sebebiyle kişilerde güven oluşturduğu, bu güven kapsamında katılanlar ... ve ...'ya " Polonya'ya vize alıp işçi götüreceğim, size vize alarak yurt dışına göndereceğim" diyerek ve konsolosluklarda adamı olduğunu söylemek suretiyle bu işlemlerin yapılabilmesi için para talep ettiği, katılanlar ... ve ...'nın yurt dışına gitme ve yurt dışında çalışma umuduyla sanığın vaatlerine kanıp katılan ...'nın 5.100 Euro'yu, katılan ...'nin ise 4.000 Euro ve 2.000 TL parayı sanığa verdikleri, sanığın yine aynı yöntemlerle katılan ...'yı yurt dışına götüreceğinden bahisle katılan ...'dan 4.100 Euro para aldığı, sanığın yine aynı yöntemlerle katılan ...'a oğlu ...'yı yurt dışına kolayca götüreceğini söyleyerek katılan ...'dan 15.000 Dolar para aldığı, sanığın katılanlara vaadettiği hiçbir şeyi yerine getirmediği, katılanları sürekli oyaladığı, daha sonra Kulu ilçesindeki tercümanlık bürosunu kapatarak ilçeyi terk ettiği, ayrıca sanığın katılan ... ile yaptığı telefon görüşmesi sırasında parasını geri isteyen katılan ...'ı "sen beni daha tanıyamamışsın, iki oğlun var, oğullarını kaybettiğinde beni tanırsın, oğullarını son görüşün olur" diyerek tehdit ettiği, bu suretle sanığın katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya yönelik dolandırıcılık ve ayrıca katılan ...'a yönelik tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
-
Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir.
-
Katılanlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunarak sanığın kendilerini dolandırdığını, zararlarının giderilmediğini, katılan ... ayrıca sanığın kendisini tehdit ettiğini söylemişlerdir.
-
Mahkemece sanığın dolandırıcılık ve tehdit suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık hakkında katılan ...'a yönelik tehdit suçuyla ilgili dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ve uzlaştırıcının 15.02.2019 tarihli raporunda da tehdit suçuyla ilgili taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığının belirtilmesi karşısında, sanık hakkında katılan ...'a yönelik tehdit suçuyla ilgili uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1.Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm ile Katılanlar ... ve ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm
Yönünden
a.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
b.Sanığın katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/18844 Esas, 2017/16572 Karar sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda kurulacak yeni hükümdeki cezanın, sanığın aleyhine ilk hükümden daha ağır olamayacağı gözetilmeden; kurulan yeni hükümde, sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3.Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen dolandırıcılık suçu ile tehdit suçunun birlikte işlenmediği, bu nedenle üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren tehdit suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A.Sanık Hakkında Katılan ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm ile Katılanlar ... ve ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B 1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/221 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B 2 b) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/221 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle sanığın neticeten 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Sanık Hakkında Katılan ...'a Yönelik Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B 3) numaralı bendinde açıklanan nedenle Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2017/221 Esas, 2019/334 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçe ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:19