Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/29125
2023/5722
5 Temmuz 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/169 E., 2015/237 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararının, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan ... vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan ... vekilinin temyiz isteği yönünden; sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan ...'in kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararı ile;
- Sanıklar ..., ... ile ... hakkında;
a.)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b.)Resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
- Sanıklar ... ile ... hakkında;
a.)Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 41.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmelerine,
b.)Resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncüve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmelerine,
- Sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;suç ile ilgisi bulunmadığına ve delilerin takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir.
-
Sanık ...'in temyiz isteği; suç ile ilgisi bulunmadığına ve delilerin takdirinde hataya
düşüldüğüne ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; teşhiş işleminin usulsüz yapıldığına, eksik incelemeye, suçun sübut bulmadığına ve delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ilişkindir.
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; adli tıp kurumundan rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir
-
Sanık ... müdafiinin temyiz isteği;suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığına ilişkindir.
-
Katılan ... vekilinin temyiz isteği; vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılan ...'un, suç tarihi itibari ile Adana ilinde çeşitli bitki tohumları sattığı, daha önceden müşterisi olan sanık ...'in arayarak çek karşılığında çayır otu tohumu almak isteyen bir müşterisini kendisine yönlendirmek istediğini söylediği, kayden katılan ... adına kayıtlı bulunan 0 543 (...) (..) 02 numaralı telefondan sanık ...'in arayarak kendisini Mehmet olarak tanıtıp, çek karşılığında çayır tohumu almak istediğini söylediği, çekin belirtilen vadesinin kısa olması nedeniyle teklifi kabul ettiği, tarafların çayır tohumunun teslimi için 15.09.2012 tarihinde Kadirli ilçesinde kendisini telefonda Mehmet olarak tanıtan şahsın babası ve 01 VK 080 plakalı aracı kullanan sanık ... ile buluştukları ve katılana suça konu Denizbank Sultanbeyli Şubesine ait 17.10.2012 keşide tarihli ve 8.250 TL bedelli çalıntı çeki verdikleri, teslimden 3 gün sonra yine aynı yöntemle kendisini Mehmet olarak tanıtan sanık ...'in katılanı arayarak çek ile çayır tohumu almak teklifinde bulunduğu, önceki çekin banka sorgusunda sağlam olduğunu öğrenen katılanın teklifi yine kabul ettiği, kendisini Mehmet olarak tanıtan sanıklar ..., ... ve vefat etmesi nedeniyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Volkan Karabaş ile katılanın Kadirli ilçesinde 19.09.2012 tarihinde buluştukları ve teslim edilen çayır tohumları karşılığında suça konu Yapı Kredi Bankası Gayrettepe Şubesine ait 18.10.2012 keşide tarihli ve 6.000 TL bedelli ve Ziraat Bankasına ait 05.11.2012 keşide tarihli, 7.000 TL bedelli sahte çekleri verdikleri, bu surette sanıkların iştirak halinde zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını; yine suçta kullanılan 0 543 (...) (...) 02 numaraya ilişkin hattın sahte kredi kartı ektresi kullanılarak çıkartılmış olduğu, bu surette sanık ...'in zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in aşamalarda alınan savunmalarında üzerlerine atılı suçu işlemedikleri yönünde savunmada bulundukları tespit edilmiştir.
-
Katılan ..., aşamalarda alınan beyanında, Adana ili Kocavezir'de esnaflık yaptığını, sanıklardan ...'i tanıdığını, diğerlerini tanımadığını, ilk önce kendisi ile sanık ...'ın bağlantıya geçerek, tanıdığı birisinin kendisinden çek karşılığı çayır otu tohumu almak istediğini söylediği,teklifi önce kabul etmediği, daha sonra kendisinin Andırın ilçesinde esnaf Mehmet olduğunu söyleyen bir şahsın aradığını,çek karşılığında çayır otu alma teklifinde bulunduğunu, kısa vadeli olduğu için kabul ettiğini, Kadirli Askerlik Lojmanının önünde çayır otu tohumunu teslim ettiğini, karşılığında 8.250 TLlik çeki Mehmet olarak tanıtan şahsın babasından teslim aldığını, çeki bankadan sorgulattığını, bu olaydan bir hafta sonra yine aynı şahsın tekrar arayarak çayır otu ,muhtelif tohum ve kuş yemi istediği, teslimatı Kadirli ilçesinde yaptığı ve suça konu 6.000 TL ve 7.000 TL'lik iki adet çeki Mehmet'ten teslim aldığını, yanında iki tane arkadaşı olduğunu, ancak kim olduklarını bilmediğini, çekleri sorgulattığında, sahte olduğunu öğrendiğini, çekleri tedavüle soktuğunu, sahte oldukları bildirilince paralarını ödeyip geri aldığını ve sanık ...'in yanına giderek durumu söylediğini, onun da bu kişiyi tanımadığını, sadece bir çocuğun geldiğini ve telefonunu istediğini, kendisininde verdiğini, sanıklardan şikayetçi olup katılmak talebinde bulunduğunu beyan etmiş, 27.06.2013 tarihinde Adana İl Emniyet Müdürlüğünce yaptırılan fotoğraf teşhisinde sanıklar ..., ..., ... ile vefat eden Volkan Karabaş'ı teşhis ettiği anlaşılmış, 28.09.2015 tarihli dilekçesi ile de sanık ... hakkındaki şikayetten vazgeçtiğini bildirir dilekçe vermiş olduğu tespit edilmiştir.
-
Katılan ..., aşamalarda alınan beyanında, İstanbul'da ticaret işiyle uğraştığını, katılana ilk verilen çalıntı çekte keşideci şirket olarak gözüken "Güneş Otomotiv ... Ltd. Şt"i'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirkete ait boş çek yapraklarının arabasından çalındığını, bu konuda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, suça konu çekinde çalınan çek yapraklarından biri olduğunu, üzerindeki hiç bir bilginin kendisine ait olmadığını, bu olaylar nedeni ile somut bir parasal zararım olmadığını, ancak ticari itibarımız olumsuz etkilendiğini, bu nedenle sanıklardan şikayetçi olup katılmak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Suça konu çekler ile ilgili olarak,
a.)Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 25.10.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu 7.000 TL bedelli çekin ön yüzündeki keşideci imzasının ... elinden çıkmadığı; aynı çekte arka yüzündeki birinci ciranta imzası ile abonelik sözleşmesinde "..." adına ait atılı bulunan imzaların ... elinden çıkmadığı; suça konu 6.000 TL bedelli çekin arka yüzündeki birinci ciranta yazıları ve imzasının ... eli ürünü olmadığı, çekler üzerindeki yazı ve imzalar ile abonelik sözleşmesindeki imzaların Andurrahman Yörük, ..., Şaban Çınkır, ..., ..., Nevzat Demirci, ... ile Selahattin Arslan'ın elinden çıktığının beyanına imkan verecek nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediği,
b.)Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 14.03.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; 8.250 TL bedelli çek üzerindeki imza ve yazıların şüpheli ...'in elinden çıktığının kuvvet ve muhtemel olduğu; inceleme konusu çeklerdeki diğer yazılar ve imzaların sanık ...'in elinden çıktığının beyanına imkan verecek nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediğinin bildirildiği tespit edilmiştir.
-
Suçta kullanılan 0 543 (...) (..) 02 numaralı GSM hattının, katılan Anbdurrahman Yörük adına kayıtlı olduğu, hattın çıkarılması sırasında sunulan kredi kartı ektresinin de sahte olarak oluşturulduğu, abonelik sözleşmesindeki imzanın kim tarafından atıldığının tespit edilememiş ise de; abonelik sözleşmesinde irtibat numarası olarak belirtilen 0 539 (...) (..) 00 numaralı cep telefonunun sanık ... adına kayıtlı olduğu, hattın kim tarafından kullanıldığının tespit edilmesi amacıyla ilgili firmadan ses kaydı olup olmadığının sorulduğu, gelen cevabında 20.09.2012 tarihinde hattın son numaralarının değiştirilmesi için ses kaydı bulunuduğunun bildirildiği, adli emanetin 2014/236 sırasına kaydedilen CD ile sanık ...'in ses kaydının karşılaştırılması üzerine Ankara Polis Kriminal Laboratuvarınca hazırlanan 21.04.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; CD'deki sesin sanık ...'e ait olması muhtemel ( 1.derece muhtemel tanıma) olarak değerlendirildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Uyap kayıtlarından yapılan araştırmada, sanık ...'in hüküm tarihinden sonra 07.05.2017 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.
8.Mahkemece, sanıklar savunmaları, katılan ve müşteki beyanları, tanık anlatımları, alınan uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında “17.10.2012" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden, en son suça konu 6.000 ve 7.000 TL bedelli sahte çeklerin katılana 19.09.2012 tarihinde verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında suç tarihinin "19.09.2012" olduğu; özel belgede sahtecilik suçu yönünden, suç tarihinin abonelik sözleşmesinin düzenlendiği tarih olan "01.09.2012" olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A. Katılan VekilininTemyiz İsteği Yönünden;
Sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan doğruya zarar görmeyen katılan ...'in kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
-
Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20 100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında; sanığın eylemi neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 21.250 TL’nin iki katı olan 42.500,00 TL için 2125 gün adli para cezası belirlenip 5271 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılıp aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 20,00 TL ile çarpılarak 44.260 TL adli para cezası belirlenmesi gerekirken 41.660 TL belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Sanık savunması, katılan ve müşteki beyanları, tanık anlatımları, alınan uzmanlık raporları, yapılan fotoğraf teşhiş işlemi ve tüm dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde olmadığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanıklar ... ile ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
-
Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20 100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında; sanığın eylemi neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 21.250 TL’nin iki katı olan 42.500,00 TL için 2125 gün adli para cezası belirlenip 5271 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılıp aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 20,00 TL ile çarpılarak 44.260 TL adli para cezası belirlenmesi gerekirken 41.660 TL belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Sanıklar savunmaları, katılan ve müşteki beyanları, tanık anlatımları, alınan uzmanlık raporları, yaptırılan fotoğraf teşhiş işlemi ve tüm dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde olmadığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığ, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.Ancak;
-
Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
a.) Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Hükümde tekerrüre esas alındığı belirtilen İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.02.2008 tarihli ve 2008/837 Esas ve 2010/1829 karar sayılı ilamı ile hakaret suçundan kesin olarak verilen 1.860,00 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyetin sanık ...'e ait olmayıp sanık ...'ye ait olduğu ve hüküm fıkrasında birden fazla tekerrüre esas alınan ilamın gösterilerek hükümde çelişki yaratılmış olması,
b.) Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra yeni suçun işlenmiş olması gerektiği; sanığın adli sicil kayıtlarına göre tekerrüre esas alınan Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2009 tarihli ve 2008/32 Esas, 2009/54 Karar sayılı ilamı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyetin suç tarihinden sonra 18.12.2012 tarihinde kesinleştiği, adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca sabıkasının bulunmadığı gözetilmeyerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
D.Sanıklar ... ile ... hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından; Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
- Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.05.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
- Sanık ...'ın aşamalarda alınan savunmalarında, daha önceden alışveriş yapmış olduğu Adana ilinde ikamet eden tohumculuk işiyle uğraşan katılan ...'un kendisini arayarak, Andırın ilçesi Tokmaklı Beldesinde kendisini bir şahsın aradığın, bu şahsın müşterisi olduğundan güvenilir olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de kimseye kefil olamayacağını söylediğini beyan etmesi, katılanın 27.06.2013 tarihinde Adana İl Emniyet Müdürlüğünce yaptırılan fotoğraf teşhisinde suça konu çeki verenler arasında sanık ...'ın bulunmamış olması, alınan uzmanlık raporlarında suça konu çeklerdeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığının rapor edilmiş olması, sanık ...’ın katılandan herhangi bir menfaat temin etmemesi karşısında, sanık ...'in diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2.Kabule göre de;
a.)Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20 100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında; sanığın eylemi neticesinde elde etmeye çalıştığı haksız menfaat miktarı olan 21.250 TL’nin iki katı olan 42.500,00 TL için 2125 gün adli para cezası belirlenip 5271 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılıp aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra günlüğü mahkemece takdir olunan miktar olan 20,00 TL ile çarpılarak 44.260 TL adli para cezası belirlenmesi gerekirken 41.660 TL belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b.) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu, Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
a. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun'un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında; sübutu hâlinde sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan, ön ödemeye tabi, lehe olan ve basit yargılama usulüne tabi 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden ''özel belgede sahtecilik'' suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun'a eklenen "Dava ve cezaların ertelenmesi'' başlıklı geçici 7 nci madde ile "kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir'' hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c.Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
d.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde, "değişik zamanlarda" denilmesi karşısında; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, ancak belge sayısının aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden, banka hesap ekstresinin farklı tarihte düzenlendiğine dair bir delil bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A.Katılan VekilininTemyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ile ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür uygulamasına ilişkin (D) bendinin (1.) ve (3.) fıkralarının çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D.Sanıklar ... ile ... hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından; Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Osmaniye 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararına yönelik sanık ..., sanık ... müdafi ile sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23