Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/6789

Karar No

2023/5603

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/431 E., 2015/537 K.

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanık

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Katılan ... vekilinin temyizi yönünden; sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.

Sanığın temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2013 tarihli ve 2012/229 Esas, 2013/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ihbarda bulunulmasına karar verilmiş ve söz konusu karar 22.03.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

  2. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/90 Esas, 2015/451 Karar sayılı ve miktar itibarıyla kesin olarak verilen kararı ile, sanığın denetim süresi içinde 27.01.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ilgili mahkemenin 19.10.2015 tarihli yazısı ile ihbar edilmiştir.

  3. İhbar üzerine, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/431 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2013 tarihli ve 2012/229 Esas, 2013/20 Karar sayılı kararı ile verilen resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına karar verilmiştir.

  4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılan vekilinin temyiz talebinin reddi; sanığın temyiz talebi yönünden, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "çocuğun soybağını değiştirme" suçunu oluşturduğu halde sahte olmayan nüfus cüzdanı ile işlem yapan sanığın eyleminin vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek "resmi belgede sahtecilik" suçundan hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan vekilinin temyiz isteği; verilen cezanın az olduğuna, asgari hadden uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasal olmadığına, kanuna ve hukuka aykırı kararın bozulmasına,

2.Sanığın temyiz isteği; refakatçi olan yengesinin yanlışlıkla kendi kimliğini hastaneye verdiğine, bu nedenle doğum işlemlerinin yengesinin üzerine yapıldığına; ihbara konu suç yönünden, gayri resmi nikahlı eşinin kendisine iftira attığına, işlemediği suçtan dolayı kendisine ceza verildiğine ve re'sen nazara alınacak nedenlerle lehine olan yasa hükümlerinin uygulanarak kararın bozulmasına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, kardeşinin eşi olan müşteki ...'in nüfus cüzdanını herhangi bir tahrifat yapmaksızın kullanarak, hakkında verilen beraat hükümleri kesinleşen eşi...'in özel tıp merkezine girişini yaptırdığı, temyiz dışı sanık Semra Sözen'in bu kayıt altında doğum yaptığı, alınan doğum belgelerine istinaden Akdeniz İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve müşteki ...'in imzası bulunan 13.09.2011 tarihli doğum bildirimi belgesi ile doğan çocuğun müşteki ... ve eşi adına nüfus kaydının yaptırıldığı iddia ve kabul edilmiştir.

  2. Sanığın savunması ikrara yönelik olup ....'in abisinin eşi olduğunu, olay tarihlerinde eşi ...in hamile olduğunu ve doğum yapacağını, ekonomik durumunun iyi olmadığını, bu nedenle abisinin eşi ...'ın sosyal güvencesi üzerinden özel bir tıp merkezinde eşinin doğumunu yaptırdığını, yaptırmadan önce eşi ...'ya da hastane masraflarını karşılayacak durumunun olmadığını, bu nedenle yengesi ...ın kimliğini bildirerek onun sosyal güvencesi üzerinden doğum yaptıracağını söylediğini,...a da eşinin hastanede kontrolü için kimliğini kullanmak istediğini söylediğini, onun da sağlık karnesini ve kimliğini verince eşini özel tıp merkezine götürdüğünü, kontrol amaçlı gittiklerini, ancak doğum olacağı söylenince doğumun yaptırıldığını, tahminen 3 4 gün kadar sonra da daha önce doğum yapıp nüfusa çocuk kaydettirdiğini bildiği yengesi ...'ın bu işlerden anlayacağı düşüncesi ile O'nu da yanına alarak birlikte nüfusa gittiklerini, yeni doğan oğlu ...'i nüfusa tescil ettirecekleri sırada görevli nüfus memurunun, kendisinin verdiği doğum tutanağına göre ...'ın kimliğini isteyince, yardımcı olsun düşüncesiyle yanında götürdüğü ...'ın da kendi kimliğini verdiğini, çocuklarının böylece ...'ın kimliğine göre abisi.... ve ...'ın üzerine kayıt edilmiş olduğunu, olayların bu şekilde üst üste geliştiğini, çocuk başkasının hanesine kayıt edilince kendisinin de bir şey söyleyemediğini beyan etmiştir.

  3. İçeriği itibarıyla sahte doğum belgesine istinaden Akdeniz İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ihbarda bulunulmasına karar verilen müşteki ...'in imzası bulunan 13.09.2011 tarihli doğum bildirimi belgesi aslının dosya arasına alınmış olduğu ancak emanet kaydının yapılmadığı anlaşılmıştır.

  4. Yapılan yargılama neticesinde sanığın işlediği anlaşılan, eşi Semra'dan olma müşterek çocukları ...'i sanki ...ve ...'dan olmuş gibi nüfusa kayıt ettirmek suretiyle evrakta sahtecilik suçundan eylemine uyan TCK'nın 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Şikayetçi Sosyal Güvenlik Kurumu Vekilinin Temyizi Yönünden

Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Tebliğname Yönünden

Dairemizin de benimsediği ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 29.09.2015 tarihli ve 2015/412 Esas, 2015/286 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle çocuğun soybağının değiştirilmesi durumunda 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun soybağının değiştirilmesi suçu oluşacaktır. Zira çocuğun soybağının doğumu gösteren herhangi bir resmi belgeye dayanılmadan nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunulması suretiyle değiştirilmesi durumunda, sahte bir resmi belge düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte resmi belgenin kullanılması söz konusu olmadığından resmi belgede sahtecilik suçunun hareket unsuru oluşmaz. Ancak, nüfus müdürlüğüne doğum bildiriminin doğumu gösteren sahte bir resmi belgeye dayanılarak yapılması durumunda resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi söz konusu olabilir. Örneğin; failin doğum bildirimini sahte olarak düzenlediği devlet hastanesine ait sahte doğum raporunu ibraz ederek yapması halinde, sahte raporu düzenlemekle resmi belgede sahtecilik, bu raporu kullanarak gerçeğe aykırı doğum bildiriminde bulunmakla da çocuğun soybağının değiştirilmesi suçunu işlemiş olacaktır. Bu takdirde sahte belgenin çocuğun soybağının değiştirilmesi suçunun işlenilmesi sırasında kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 212 nci maddesi uyarınca failin her iki suçtan cezalandırılması gerekmektedir.

Somut olaya bakıldığında; sanığın, eşi ...'in özel tıp merkezine giriş işlemlerini yengesi ...'e ait nüfus cüzdanını kullanarak yaptırdığı ve bu şekilde alınan içeriği itibarıyla sahte doğum belgesine istinaden düzenlenen 13.09.2011 tarihli doğum bildirimi ile gerçekte ...den doğan ...adlı çocuğun ... adına kaydedildiği anlaşılmakla; ... adlı çocuğun ...'e ait nüfus cüzdanı kullanılarak yapılan kayıt nedeniyle içeriği itibarıyla sahte olarak oluşturulan doğum kaydına istinaden Akdeniz Nüfus Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13.09.2011 tarihli doğum bildirimi ile nüfusa kaydının yaptırılmış olması karşısında; sanığın eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 212 nci maddesi uyarınca aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 231 inci maddesindeki suçları oluşturacağından sanığın eyleminin sadece 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gerekçesi ile aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen hükmün bozulması yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

C. Sanığın Temyizi Yönünden

  1. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.04.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 01.08.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek ve hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmolunan basit yaralama suçu olduğu; 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi “uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir” şeklinde değiştirilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen basit yaralama suçunun değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 tarihli ve 2018/4 394 Esas, 2018/478 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının “uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez” hükmü karşısında yeniden uzlaşma yoluna gidilemeyeceği kabul edilerek inceleme yapılmıştır.

  2. İddianame anlatımı itibarıyla zamanaşımı süresi içinde çocuğun soybağını değiştirme suçundan da mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

  3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

  4. Ancak, suça konu belge aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR

A. Şikayetçi Sosyal Güvenlik Kurumu Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/431 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanığın Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/431 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Suça konu Akdeniz İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13.09.2011 tarihli "doğum bildirimi" başlıklı belge aslının dosyada delil olarak saklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.07.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarardüzeltilerekhukukîtemyizincelenentevdiinev.süreçkararınolgularonanmasınasebeplerigerekçereddinesahtecilikbozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim