Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9656
2023/559
9 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/136 E., 2015/20 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeden iade , bozma
Sanık hakkında "İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etme" kabahatinden kurulan hükmün; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27 nci maddesinin beşinci ve 29 uncu maddesinin birinci fıkraları uyarınca, itiraz yoluna tabi olduğu, anlaşılmıştır.
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2015 Tarihli ve 2013/136 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
-
"İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etme" kaçakçılık kabahatinden 6455 Sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 5607 Sayılı Kaçakçılık Kanunu'nun 3(11) maddesi uyarınca 63.334,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dosyada yer alan Gümrük beyannamesi, fatura, konişmento ve sair belgelerin gerçek olduğu, eksiklik ve yanlışlık olmadığı, bilirkişi raporunda eşyanın gümrüklenmiş değerinin 31.667,00 TL olduğunun yalnızca yanlış GTİP'den beyan edildiği, kasten yapılmadığı, Ekonomi Bakanlığı'nın "Tareks belgesi alması zorunludur" beyanına göre ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ithal ettiği üründe tareks belgesi alma zorunluluğu olmadığı bu sebeple kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın ... şahıs firması adına Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce tescilli 04.07.2011 tarih 11343100IM105599 sayılı ... dolaşıma giriş beyannamesi ile muhteviyatı 3926.90.97.90.19. GTİP'inde "su tabancası aksamı ve parçası" olarak beyan edilen eşyayı ithal ettiğini beyan etmesine rağmen; yapılan tespitinde söz konusu eşyaların beyannamede belirtilen su tabancası ve aksamı olmadığı, ithalatta gözetim uygulamasına ilişkin tebliğ (Tebliğ no:2007/5 ) gereğince gözetim belgesine tabi olan 9503.00.81.00.00 GTİP'inde "plastik köpük tabancası" olduğunun tespit edildiği, kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin 357.055,00 TL olduğu, su tabancası aksamı ve parçası olarak beyan ettiği ancak gerçekte plastik köpük tabancası cinsi ürünleri sahte belge kullanmak suretiyle ithale teşebbüs ettikleri gerekçesiyle Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan kaçakçılık suçu ve resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
-
Sanık savunmasında; ithal ettiği ürünün sabun köpüğü baloncukları çıkaran su tabancası olduğunu, eşyanın üzerinin etiketlenmesi gerektiğinin söylendiğini, toplam 107000 adet eşya üzerindeki etiketlemenin liman işçilerince yapıldığını ancak gözetim memuru geldiğinde bir adet etiketsiz ürün görmesi üzerine belgeyi onaylamadığını ve bunun sonucunda da Ekonomi Bakanlığınca gözetim memurunun olumsuz görüş bildirmesiyle eşyanın ithaline izin verilmediğini, gerçekte suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
-
Mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre; eşyanın gerçekte beyan edildiği gibi 392690979019 GTİP'de ''plastik su tabancası aksam parçası'' olmayıp 950300810000 GTİP'de ''köpüklü su tabancası cinsi'' eşya olduğu, dava konusu beyanname önce tescil edilmiş ancak daha sonra sanık tarafından imzalanan 112912 kayıt numaralı dilekçe ile beyanname hakkında zayi işlemi yapılmak üzere talepte bulunulduğu, yine sanık tarafından imzalanan dilekçe ile eşyanın bekleme müddeti dolduğundan CIF kıymetinin %1 yatırılarak ithal edilmesine izin verilmesi talebinde bulunulduğu, bu dilekçe üzerine işlemlere devam edildiği ancak yapılan inceleme sonucunda eşyanın farklı GTİP'de ve farklı nitelikte eşya olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
-
Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 18.09.2013 tarihli cevabına göre; eşyanın TAREKS belgesine ve ayrıca gözetim belgesine tabi olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine sanık tarafından gözetim kıymeti kabul edilerek yurt dışı gider altında gözetim kıymeti beyan edildiği ancak etiketleme yönünden gerekli koşulun yerine getirilmediğinden dolayı TAREKS belgesinin temininin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
-
Suça konu sahte olduğu iddia ve kabul edilen 11343100IM105599 sayılı ... dolaşıma giriş beyannamesi ve eklerinin suretinin dosya arasında bulunduğu belirlenmiş, belge aslının nerede olduğu araştırılmamıştır.
-
Mahkemece; sanık tarafından dava konusu eşyanın gözetim uygulamasına ve ayrıca TAREKS belgesi ibrazı sureti ile ithali mümkün olan eşyayı gözetim ve belge ibrazı gerektirmeyen GTİP'ten beyan etmek sureti ile ithaline çalışıldığı, ithali gözetim belgesine ve TAREKS belgesine tabi bulunan eşyayı gümrük idaresini yanıltmak amacı ile ithali belli kuruluşların vereceği uygunluk belgesine tabi olan eşyayı bu belgelere tabi değilmiş gibi göstermeye çalışarak ithal etmeye kalkıştığı gerekçesiyle; sanığın sabit görülen kaçakçılık fiili ithali lisansa, izne, kısıntıya, şarta veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi eşyayı aldatıcı işlemlerle ithal etmeye kalkışmak suçu bakımından; suçu işlediği tarihte 5607 sayılı KMK'nun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasında yürürlükte bulunduğu, buna karşılık 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6455 sayılı kanun ile söz konusu suç KMK'nın kapsamından çıkarılarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235 inci maddesinde düzenlendiği, 5607 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasındaki düzenlemede suç için öngörülen yaptırımın eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katı idari para cezası iken, 4458 sayılı kanunun 235 inci maddesine aktarılan düzenlemede ise eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katı kadar idari para cezası ile birlikte eşyanın gümrük vergileri tutarında da idari para cezası olduğu, bu durum karşısında suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasındaki düzenlemenin sanığın daha lehinde olduğu değerlendirilerek 5607 sayılı kanunun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca "İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etme" kaçakçılık kabahatinden ve sanığın sabit görülen resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; "suç tarihi itibariyle sanığın kasten suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen "sanığın dosyada mevcut adli sicil kaydı ile adli sicil kaydında mevcut ceza ilamı örneğinden önceki aşamada işlemiş olduğu resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, davaya konu suçu da belirlenen denetim süresi içerisinde işlediği" gerekçesiyle hakkında CMK'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve TCK 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ve suça konu belge hakkında bir karar verilmemesi gerekçeleriyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
"İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal etme" kaçakçılık kabahati yönünden; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27 nci maddesinin beşinci ve 29 uncu maddesinin birinci fıkraları uyarınca, itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
-
Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmadığı, Olay ve Olgular bölümünün 5 numaralı bendinde tespit edilen suça konu belge asıllarının akıbetinin dosya kapsamına göre belli olmadığı anlaşılmakla; sahte olarak düzenlendiği iddia edilen beyanname ve eklerinin asıllarının araştırılması, bulunduğu takdirde duruşmaya getirtilerek aldatıcılık niteliği hususunda incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması, belge aslının elde edilememesi ve belgenin
onaysız fotokopiden ibaret olduğunun anlaşılması durumunda ise hukuki sonuç doğurmayacağı ve sahtecilik suçunun oluşmayacağı dikkate alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
- Kabule göre de; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi ve suça konu belgenin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2015 tarihli ve 2013/136 Esas, 2015/20 Karar Sayılı Kararı temyizinin mümkün olmadığı ve kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla,
dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı benrlerinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2015 tarihli ve 2013/136 Esas, 2015/20 Karar Sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:27