Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/15602
2023/5337
20 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/52 E., 2019/53 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık, hırsızlık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2011/534 Esas, 2014/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.520,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 ... maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/25544 Esas, 2017/27331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suçlar nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında;
a) Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 141 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.03.2019 tarihli ve 2019/24073 sayılı, hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; katılanlarla uzlaşmak istediğine, cezaevinde olduğu için katılanların zararını gideremediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, katılan ...'a ait hurda demirleri, kendisine aitmiş gibi diğer katılan ...'e 2.520,00 TL bedelle sattığı, hurda demirlerin katılan ... tarafından kamyona yüklenerek götürüldüğü ve anlaşılan bedelin sanığa ödendiği, böylece sanığın katılan ...'a ait hurda demirlerin bulunduğu yerden alınmasına neden olmak suretiyle hırsızlık ve katılan ...'i hurda demirlerin kendisine ait olduğuna inandırıp hileli hareketlerle aldatarak menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
-
Sanığın tevilli ikrarı, katılan ve tanık beyanları, sanığa ait adli sicil kaydı, tutanaklar ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
- Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarının 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılan ...'ın uzlaşma teklifini kabul etmediği, katılan ...'e ise usulüne uygun olarak gönderilen uzlaşma teklifine cevap vermediği, uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, katılan ...'a ait hurda demirleri kendisine aitmiş gibi diğer katılan ...'e satıp parasını almak ve hurda demirlerin ... tarafından götürülmesi şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, eylemde hırsızlık suçunun unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerleİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın değişik gerekçesi ile oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
(2021/15602 Esas)
5271 sayılı CMK'nin 225 ... maddesi uyarınca; hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında aynı Kanun'un 223 üncü maddesinde sayılan hükümlerden birinin ya da mahkûmiyet ve güvenlik tedbiri örneğinde olduğu gibi birden fazlasının kurulması ile yetinilecek ancak iddianamede anlatılan aynı fiilin farklı hukuki nitelendirilmesi nedeniyle iki farklı "mahkûmiyet" kararı verilmesi mümkün olmayacaktır.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.02.2014 tarih ve 2012/1356 2014/70 sayılı ilamında özetle; "Sanığın sahte nakil evrakıyla kaydını yaptırdığı mahalle muhtarlığına, kendisinin fotoğrafı ve katılanın kimlik bilgileri bulunan nüfus cüzdanı talep belgesini hazırlatıp nüfus müdürlüğüne başvurarak sahte hüviyet cüzdanı düzenlettirdiği, yakalandığında görevli polis memurlarına gösterdiği, ancak herhangi bir tutanak tanzim edilmeden gerçek kimliğini açıkladığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, eyleminin bir bütün halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan da mahkumiyet hükmü kurulmasını" isabetsiz bularak mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar vermiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde; Sanık ...'in katılanlardan ...'e ait boş arazi içindeki hurda malzemelerinin kendisine ait olduğunu söyleyerek kilosu 0,45 Kuruş'tan diğer katılan ...'ye satarak ondan 2.520,00 TL aldığı, katılan ...'nin ise gerçekte ...'e ait olan hurda malzemelerini aracına yükleyip götürdüğü iddia ve kabul edilen olayda fiilin kül halinde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca hırsızlık suçundan da dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da sanık hakkında aynı eylem nedeniyle suç vasfı ikiye bölünerek Hırsızlık ve Dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
Sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yazılı dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, suçun işleniş şekli ve özelliklerine göre temel cezanın alt sınırdan makul oranda ayrılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfı ikiye bölünerek hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı kurulan mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına, hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün beraat kararı verilmesi düşüncesi ile bozulmasına dair kararına katılmıyorum. 20.06.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19