Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/11482
2023/5043
13 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2015/373 Esas, 2015/641 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın olay tarihinde Kıyıboyu Caddesi üzerinde durumundan şüphelenilmesi nedeni ile kolluk tarafından durdurulduğu, adlî araması bulunan sanığın, kimliği ile ilgili kolluğa yalan beyanda bulunduğu ve kendisini ağabeyi olan ......... T.C. kimlik numaralı ... ... olarak tanıttığı, kolluk tarafından yapılan parmak izi incelemesi ve araştırma neticesinde ise sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği ve sanığın gerçek kimlik bilgileri esas alınarak Yakalama Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
-
Sanık eylemini ikrar etmiştir.
-
Sanığın, kendisine ait olmayan kimlik bilgisini beyan etmesini müteakip kolluk merkezine götürüldüğü ve herhangi bir resmî tutanak tanzim edilmeksizin parmak izi incelemesi yapıldığı, sanık savunması ve dava dosyasında mevcut 21.04.2015 tarihli tutanaklardan anlaşılmıştır.
-
Kolluk tarafından tanzim olunan Yakalama Tutanağı'nın, sanığın gerçek kimlik bilgileri ile tanzim olduğu belirlenmiştir.
-
Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Kolluk görevlilerince, durumundan şüphelenilen sanığa kimliği sorulduğunda ağabeyinin ismini ve kimlik numarası bilgilerini verdiği, kimlik belgesi istenildiğinde çelişkili beyanlarda bulunması üzerine kolluk merkezine götürüldüğü ve burada parmak izi incelemesinde sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği olayda, yakalama tutanağının sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmiş olması ve ismini verdiği kişi adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan suçunun oluşmadığı, sanığın eyleminin, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5236 sayılı Kanun) Kimliği bildirmeme başlığını taşıyan 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli ... Lirası idari para cezası verilir." hükmü kapsamında kaldığı belirlenmekle, sanığın, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak kimliğini sorması üzerine sadece ağabeyine ait kimlik bilgilerini söylediği ve fakat beyan edilen kimlik bilgileri esas alınarak herhangi bir tutanak tanzim edilmeden gerçek kimliğinin tespit edildiği anlaşılmakla, eylemi kabahat teşkil eden sanık hakkında 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası yaptırımı uygulanması gerekirken eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyan suçunu teşkil ettiğinin kabulü ile bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2015/373 Esas, 2015/641 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarı itibarıyla aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 20.04.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34