Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/2075

Karar No

2023/4830

Karar Tarihi

6 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2012/562 Esas, 2014/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli ve 2012/562 Esas, 2014/312 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2012/10236 Esas, 2018/6853 Karar sayılı kararıyla;

"Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2014 gün, 2013/11 397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olduğu da gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olayda; sanığın iş ilişkisi nedeniyle tanıdığı katılan ...'den paraya ihtiyacı olması sebebiyle hatır çeki talep ettiği, katılan ...'in 10.04.2011 tarih ve 0001422 seri nolu, 10.05.2011 tarih ve 0001423 seri nolu, 30.05.2011 tarih ve 0001424 seri nolu, 15.06.2011 tarih ve 0001425 seri nolu olmak üzere toplam dört adet çeki hazırladığı, ancak katılanın firmasına ait aracın kaza yaptığı haberinin gelmesi üzerine çekleri imzalamadan iş yerinden acilen ayrıldığı ve sanığın bu çekleri katılanın rızası olmaksızın aldığı, sanığın bu çeklerden 10.05.2011 tarih ve 0001423 seri nolu çeki ... ...'e verdiği, çekin bankaya ibrazı ile çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının tespit edildiği ve bu nedenle sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.10.2011 tarih, 2011/11292 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/739 Esas sayılı dava dosyasında yargılanan sanık hakkında Mahkemenin 20.11.2012 tarih, 2012/1118 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın 11.12.2012 tarihinde kesinleştiği, temyiz incelememize konu 30.05.2011 tarih ve 0001424 seri nolu, 15.06.2011 tarih ve 0001425 seri nolu çeklerin ise 20.06.2011 tarihinde katılan ... ... tarafından bankaya ibrazında imzanın keşideciye ait olmadığının belirlendiği, her iki çekin de kesinleşen mahkumiyete konu davaya ilişkin iddianame tarihinden önce sahte olarak düzenlenerek katılanlara verildiği ve her iki davaya ilişkin suç tarihleri arasındaki zaman aralığı göz önünde bulundurulduğunda atılı suçun zincirleme olarak işlendiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.03.2016 gün ve 2014/847 Esas, 2016/123 Karar ilamında belirtildiği üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yeni bir hüküm kurulup, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubu suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/696 Esas, 2018/1285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek Yargıtay bozma ilâmı gereği;

"Sanığın, zincirleme suç şeklinde işlediği aynı suçla ilgili Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/739 esas 2012/1118 karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 11/12/2013 tarihinde yerine getirildiği anlaşıldığından bu cezanın mahkememizce verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasından düşülerek neticeten sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,"

ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/696 Esas, 2018/1285 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2019/880 Esas, 2019/5498 Karar sayılı kararıyla;

"Bozma sonrası yapılan yargılamada; dosya kapsamından sanığın müdafiisi olmadığı anlaşılan Av. ... Keskinkılıç'a duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edildiğinin ve Uyap kayıtlarından 27.12.2017 tarihinden itibaren cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu tespit edilen sanığın duruşmaya katılımının da sağlanmadan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; sanığa usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilerek, duruşmaya katılması halinde bozmaya karşı diyecekleri saptandıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/2. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,"

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2019 tarihli ve 2019/506 Esas, 2019/964 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek Yargıtay bozma ilâmı gereği; "Sanığın, zincirleme suç şeklinde işlediği aynı suçla ilgili Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/739 esas 2012/1118 karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 11/12/2013 tarihinde yerine getirildiği anlaşıldığından bu cezanın mahkememizce verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasından düşülerek neticeten sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri;

  1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

  2. Hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması istemine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, iş ilişkisi nedeniyle tanıdığı katılan ...'ten paraya ihtiyacı olması sebebiyle hatır çeki talep ettiği, katılanın 10.04.2011 tarih ve 0001422 seri nolu, 10.05.2011 tarih ve 0001423 seri nolu, 30.05.2011 tarih ve 0001424 seri nolu, 15.06.2011 tarih ve 0001425 seri nolu olmak üzere toplam dört adet çeki hazırladığı, ancak katılanın firmasına ait aracın kaza yaptığı haberinin gelmesi üzerine çekleri imzalamadan iş yerinden acilen ayrıldığı ve sanığın bu çekleri katılanın rızası olmaksızın aldığı, sanığın bu çeklerden 10.05.2011 tarih ve 0001423 seri nolu çeki ... ...'e verdiği, çekin bankaya ibrazı ile çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının tespit edildiği ve bu nedenle sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.10.2011 tarih, 2011/11292 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/739 Esas sayılı dava dosyasında yargılanan sanık hakkında Mahkemenin 20.11.2012 tarih, 2012/1118 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın 11.12.2012 tarihinde kesinleştiği, temyiz incelemesine konu her biri 17.500,00 TL bedelli 30.05.2011 tarih ve 0001424 seri nolu, 15.06.2011 tarih ve 0001425 seri nolu çeklerin ise 20.06.2011 tarihinde ... ... tarafından bankaya ibrazında imzanın keşideciye ait olmadığının belirlendiği, her iki çekin de kesinleşen mahkûmiyete konu davaya ilişkin iddianame tarihinden önce sahte olarak düzenlenerek adı geçenlere verildiği ve her iki davaya ilişkin suç tarihleri arasındaki zaman aralığı göz önünde bulundurulduğunda atılı suçun zincirleme olarak işlendiği anlaşılmıştır.

  2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

  3. Suça konu çeklerin sahte olduğuna dair ... tarafından düzenlenen tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

  4. Kayseri Polis Kriminal Laboratuarınca düzenlenen, 28.03.2012 tarihli Ekspertiz Raporunda, bahse konu çek üzerindeki birinci ciranta imzasının ...'e ait olduğunun tespit edildiği, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının ise ...'nin ürünü olduğunun tespitine yarar yeterli kaligrafik karakteristik bulgunun tespit edilemediği görüşü açıklanmıştır.

  5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak incelenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Beraat Talebi Yönünden

Sanığın atılı suça yönelik samimi ikrarı, mübrez banka tarafından tanzim olunan sahteliğe ilişkin tespit tutanağı ve kriminal rapor karşısında sanığın yargılama konusu eyleminin sübuta erdiğinin kabulüyle hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Erteleme Hükümlerinin Uygulanması Talebi Yönünden

Mahkemece sanık lehine erteleme hükümlerinin değerlendirildiği ancak incelenen adlî sicil kaydı itibarıyla sabit olduğu üzere; "Sanığın kasıtlı suçlardan sabıkalı oluşu nedeniyle, bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından ..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile sanık lehine erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sair Hususlar Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2019 tarihli ve 2019/506 Esas, 2019/964 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçesebeplerisahtecilikresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim