Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5804

Karar No

2023/4798

Karar Tarihi

5 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SUÇ: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan

itirazın reddi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2021 tarihli ve 2021/64542 Soruşturma, 2021/44323 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/6020 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 21.09.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2022/3194 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB 2022/85935 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB 2022/85935 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müşteki şirketin merkezinin İngiltere'de bulunduğu, pandemi sürecinde medikal ürün tedariki için şüphelilere ait şirket ile iletişime geçtiği, ilk aşamalarda alışverişin sorunsuz ilerlediği, şüphelilerin stoklarında bulunduğunu belirtmeleri üzerine müşteki şirketin 2021 Ocak ayında 300.000 adet Valeria marka eldiven için 2.220.000,00 İngiliz sterlinini şüphelilerin hesabına gönderdiği ancak karşılığında istedikleri ürünü alamadıkları, şüphelilerin ürünün tedarikinde sıkıntı yaşadıklarını Satra isimli uluslararası denetim firmasından onay alan başka ürün gönderebileceklerini belirttikleri ve şüpheli ...'nın denetim raporunu müştekilere gönderdiği, müştekilerin denetim raporunun gerçekliğini sorguladıklarında belgenin sahte olduğunu öğrendikleri, akabinde şüphelilerin müştekileri oyalamaya devam ettiği ve telefonlarına çıkmamaya başladıkları ve her ne kadar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17/08/2021 tarihli kararında taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklı alacak verecek meselesine dayalı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın da Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğince kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; şüphelilerin savunmasının alınması haricinde yapılan tek işlemin Türkiye Halk Bankası'na yazılan müzekkere olduğunun görüldüğü, bu müzekkereye yazılan cevabi yazıda ilgili iban numarasına ait kayıtların gönderildiği belirtilmiş ise de herhangi bir kaydın dosya içerisinde yer almadığı, özel belgede sahtecilik eylemi açısından hiçbir araştırmanın ve soruşturmanın ise yapılmadığı, yalnızca dolandırıcılık eyleminin hukuki ihtilaf gerekçesi ile değerlendirmeye alındığı, bu suretle gönderildiği iddia edilen meblağların akıbetinin araştırılması, özel belgede sahtecilik eyleminin soruşturulması ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve ... bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

  2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz ..., süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

  1. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

  2. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

  3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... isimli şirket yetkilisi ile ... Tekstil San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.'nin yetkilisi ve ortakları oldukları belirtilen şüpheliler arasında 300.000 adet Valeria marka eldiven alışverişi hususunda mutabakat sağlandığı, şüpheliler tarafından e posta yoluyla gönderilen proforma fatura ile bu miktar malın ellerinde bulunduğunun belirtilmesi üzerine, şikâyetçi şirketçe 2.200.000 İngiliz Sterlini ödeme yapıldığı, ancak belirtilen ürünlerin olmadığından bahisle siparişlerin gönderilmediği, şüphelilerin bu kez bir başka ürün teslim edebileceklerini, ürünlerin SATRA isimli uluslararası denetim firmasından onay aldığını belirttikleri, bununla beraber yapılan araştırmada, bu belgenin de sahte olduğunun anlaşıldığı ve şüphelilerin çeşitli bahanelerle parayı iade etmedikleri, sonradan şirket yetkilisini de değiştirdikleri, böylece şüphelilerin iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturmada; Halkbank'a yazılan müzekkere neticesi gelen cevabi yazı ekinde hesap hareketlerinin mevcut olmadığı, ... Tekstil San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.'nin ortak ve yetkililerinin de araştırılmadığının anlaşılması karşısında; Halkbank'a yeniden müzekkere yazılarak işlem detaylarına ilişkin ekstrenin getirtilip, dosya arasına alınarak incelenmesi, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ve vergi dairesi nezdinde gerekli yazışmaların yapılarak, ... Tekstil San.ve Dış Tic.Ltd.Şti.'nin suç tarihinin öncesi ve sonrasını da kapsayacak şekilde yetkilileri ve ortaklarının tespit edilmesi, şirket defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak, proforma faturada belirtilen ürünlerin mevcut olup olmadığının araştırılması, dosyaya sunulan flashbelleğin incelenerek tutanağa bağlanması, şikayet dilekçesinde belirtilen tanığın beyanına başvurulması, dosyada fotokopisi mevcut denetim raporunun tercümesinin yaptırılarak, şikâyetçi şirket yetkilisinden de sorulmak suretiyle sahte olup olmadığına yönelik araştırma yapılması ile sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken; "... taraflar arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklı alacak verecek meselesine dayalı hukuki ihtilaf olduğu, müştekinin İcra ve Hukuk Mahkemelerinde dava açma hakkının saklı olduğu, dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyle oluşmadığı anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle de soruşturmaya devam edilemeyeceği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Bakırköy 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/6020 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyapılanyararınaveyakanunşirketkooperatifyöneticilerinintevdiineileistemyerkabulünesatrakarşıkovuşturmayadairgerekçeolmadığınadolandırıcılığıkararayöneticileribozulmasınatacir

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim