Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/19164
2023/472
7 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/334 E., 2015/169 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2013/334 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararı ile;
-
Sanık ...'nin dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
-
Sanık ...'ın dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası, özel belgede sahtecilik suçundan 207 nci, 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.10.2019 tarihli ve 2015/264659 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi, taşınmaz harici satışına dair sözleşmenin, dolandırıcılık eyleminin unsuru olan hileli hareket kapsamında değerlendirilmesi gerekip, sanık ...'ın sadece dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerekir iken ayrıca özel belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık ...'nin her iki suçtan da cezalandırılması gerektiği ve sanık ... hakkında verilen ceza miktarlarının az olduğuna ilişkindir.
3.Sanık ...'ın temyiz istemi, hakkındaki hapis cezalarının temyiz incelemesine gönderilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Emlakçılık yapan sanık ...'ın, satış yetkisi kendisinde bulunmayan ve gerçek tapu bilgileri farklı olan bir taşınmazı, sahibi İlyas Öztürk isimli hayali bir kişi olarak göstererek 11.000,00 TL bedelle katılanla satmak için anlaştığı ve İlyas Öztürk isimli hayali kişinin satıcı olarak imzalamış göründüğü "İzciler Emlak" logolu 11.01.2012 tarihli harici satış sözleşmesini getirdiği, sanık ...'nin bu sözleşmeye tanık, sanık ...'in de emlak komisyoncusu olarak imza attığı, katılanın 7.000,00 TL kapora verdiği, taşınmazın satışının gerçekleşmediği gibi sanık ...'in aldığı parayı da iade etmediği, bu suretle sanıkların özel belgede sahtecilik ve tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
-
Sanık ..., 20 yıldır emlakçılık yaptığını, katılandan söz konusu arsa satışı için 4.000,00 TL kapora aldığını, katılanın sonra burayı almaktan vazgeçtiğinden başka yer gösterdiğini ve beğenmediği için parasının iadesini istediğini, ancak o an veremediğini söyleyerek suçlamaları kabul etmemiş, aşamalarda suça konu sözleşmenin yapılışı, söz konusu arsayı satmak için gelen aracının ismini önce hatırlamadığı, daha sonra ise İlyas Öztürk isimli meçhul kişi olduğu şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Sanık ..., sanık ...'in kendisi gibi emlakçılık yaptığını, katılanın 4.000,00 TL kapora verdiğini, 20 gün sonra almaktan vazgeçip para iadesini istediğini, ancak sanık ...'in parası olmadığından sonra vereceğini söylediğini, katılanın başka arsa bulmasını istediğini ancak bu konuda anlaşamadıklarını, sözleşmede yazan İlyas Öztürk'ün kim olduğunu bilmediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiş, suça konu sözleşmenin ne zaman ve ne amaçla yapıldığı konusunda aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
-
Katılan ..., 2 senedir tanıdığı emlakçı sanık ...'den suç konu arsayı 11.000,00 TL bedelle almak için anlaştığını, satıcı kısmında İlyas Öztürk isimli görmediği bir kişinin ve sanık ...'in tanık olarak adının altı imzalı halde getirdiği satış sözleşmesini düzenlediklerini, 7.000,00 TL peşin verdiğini, kalan parayı verdiğinde devrin olacağını kararlaştırdıklarını, ancak parayı götürdüğünde arsa sahibinin köye gittiğini, işin olmadığını, 45.000,00 TL değerinde yeğenine ait bir ev vereceğini, önceden verdiği 7.000,00 TL yi düşeceğini, kalan bedeli kredi çekip tamamlamasını söylediğini, eve gidip baktığında kimseyi bulamadığını, sanığın verdiği parayı da iade etmediğini beyanla şikayetçi olmuştur.
-
Olaya konu satış sözleşmesi incelendiğinde, 11.01.2012 tarihli, "İzciler Emlak " başlıklı, arsa bedelinin 11.000,00 TL, 7.000,00 TL kapora verildiği, satıştan vazgeçilmesi halinde iade edileceği, satan İlyas Öztürk, alan ..., şahit ... ve emlak komisyoncusu ... olarak imzalanan sözleşme olduğu görülmüştür.
-
Sözleşmede bahsi geçen 27002 ada 1 parsel de bulunan taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, hissedarlar arasında İlyas Öztürk isimli birisinin bulunmadığı, satış sözleşmesinde buranın Hüsnü Karakaş Mahallesinde olduğu yazdığı halde gerçekte Sütçüler Mahallesinde olduğu görülmüştür.
-
02.04.2013 tarihli kolluk tutanağına göre, yapılan araştırmalarda İlyas Öztürk isimli birisinin tespit edilemediği anlaşılmıştır.
-
Mahkemece, sanık ...'nin savunmasının aksine, üzerine atılı eylemlere iştirak ettiğine ve suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeter delil elde edilemediğinden sanık ... hakkında beraat ve sanık ...'ın dolaylı ikrar içeren ve aşamalarda değişen çelişkili savunmaları, sözleşmedeki imzayı kabul ettiğine dair beyanı, katılan beyanı, Tapu Müdürlüğü kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın özel belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek subüt bulan suçlardan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Cumhuriyet Savcısının, Katılan Vekilinin ve Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
-
Uzun yıllardır emlakçılık yaptığını söyleyen sanığın, önce ismini hatırlayamadığı, daha sonra ise sözleşmede adı geçen ve kolluk araştırmasına göre tespit edilemeyen, sanığın da varlığını ispatlayamadığı İlyas Öztürk isimli aracı kişinin bu arsayı satması için kendisine başvurduğunu, katılanın talip olması üzerine bu kişinin de imzaladığı sözleşme yaptıkları şeklinde kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanına itibar etmeyen ve TCK'nın 212 nci maddesi uyarınca sahte özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağından Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53 üncü maddesi uygulanmamış ise de, sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmasının kanuni sonucu olması nedeniyle, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Sanığın ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
-
Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü verilmiş ise de, iki suçun mağdurunun farklı olması nedeniyle eylemin uzlaşma kapsamında olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
-
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C.Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 01.03.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2013/334 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık, Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2013/334 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55