Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/9838
2023/392
6 Şubat 2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/247 E., 2022/71 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2012 tarihli ve 2011/595 Esas, 2012/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2012 tarihli ve 2011/595 Esas, 2012/224 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.04.2015 tarihli ve 2014/1337 Esas, 2015/24159 Karar sayılı kararı ile "sanığın Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan polis kimlik kartını kullanmış olması nedeni ile eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2016 tarihli ve 2015/313 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 incı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2016 tarihli ve 2015/313 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 01.06.2020 tarihli ve 2017/16583 Esas, 2020/4069 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir
-
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 tarihli ve 2020/247 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında alt hadden ceza verildiğine ilişkindir.
-
Sanığın temyiz isteği; dolandırıcılık kastının olmadığına, katılana araç karşılığında verdiği senette herhangi bir sahteciliğin bulunmadığına, katılana kısmi ödemeler yaptığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılanın 07 LAU 78 plaka sayılı aracını 17.000,00 TL'ye satmak üzere sanıkla anlaştığı, polis memuru olarak görev yapan sanığın polis sandığından kredi çekeceğini, bunun için de aracın devrini noterden alması gerektiğini söylemesi üzerine sanığa güvenen katılanın herhangi bir bedel almaksızın 29.04.2011 tarihinde aracını sanığa devrettiği, sanığın aynı gün katılana 17.000,00 TL bedelli senet verdiği anlaşılmıştır.
-
Sanık savunmasında, tanık A. A.'dan alacaklı olduğunu, tanığın kendisine olan borcuna karşılık katılana aracın bedelini taksitler halinde ödeyeceğini, kendisinin de aracı devraldığı gün katılana 1.000,00 TL ödediğini ve güvence olması amacıyla senet verdiğini, katılana vermiş olduğu senet nedeniyle üzerine kayıtlı olan başka bir aracına ihtiyati tedbir konulduğunu, dolandırıcılık kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
-
Katılan ise sanıktan para almadığını yalnızca aracı devrettikten 2 3 gün sonra tanık A.'nın kendisine 1.000,00 TL ödediğini, araç üzerine konulan tedbir nedeniyle de herhangi bir para tahsil etmediğini belirtmiştir.
-
Tanık ... ise ifadesinde sanığın katılandan suça konu aracı alıp karşılığında senet verdiğini, sanığa 7.000,00 TL borcu olduğu için aracın bedelini öderken yardım edeceğini söylediğini belirtmiştir.
-
Sanığın katılana verdiği senedin lehtar, düzenleme tarihi, düzenleme ve ödeme yerinin boş olması nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığı belirlenmiştir.
-
Sanığın, katılandan satın aldığı aracı 02.05.2011 tarihinde 3.kişiye devrettiği tespit edilmiştir.
-
Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
-
Mahkemece sanığın başından itibaren aracın satış bedelini ödememek kastıyla hareket edip katılandan haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, suçun işleniş şekli, zarar ve tehlikenin ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı da dikkate alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen adli para cezasını belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın gösterilemeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2020/247 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "sanığa verilen 240 gün adli para cezasının sanığın ekonomik ve sosyal durumu ve diğer şahsi hali dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beher günlüğü takdiren 20 TL hesabı ile 4800 TL adli para cezasına çevrilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22