Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1053
2023/3819
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Sanıklar hakkında, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve 2019/329 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/1235 Esas, 2022/3478 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiilerinin temyizi; sanık ...'in eyleme iştirak ettiğine ilişkin delil bulunmadığına ve sanık ... hakkında ise dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına, arkadaşına yardım etme amacı dışında bir menfaat elde etmediğine, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Katılanın eski kiracısı olan temyiz dışı sanık ...'ın katılanı arayarak arkadaşı olan sanık ...'ın kayınpederinin kısa bir süre vefat ettiğini, sanık ...'a birkaç gayrimenkul ve nakit para kaldığını, bunu değerlendirmek istediğini, bu nedenle katılanın dükkanını satın almak istediğini söylediği, bunun üzerine katılanın araştırma yaptığında sanık ...'ın kayınpederinin birçok gayrimenkulü olduğunu öğrendiğini ve satış konusunda anlaşarak sanığa taşınmazı tapuda devrettiğini, sanık ...'ın parasının vadede olduğunu söyleyerek ödemeyi birkaç gün sonra yapacağını belirttiği, katılanın da temyiz dışı sanık ...'a olan güveni nedeniyle bunu kabul ettiği, ancak daha sonra parayı ödemedikleri ve yaptıkları araştırmada sanık ...'ın kayınpederinin ölmediğini ve dolandırıldığını anladığı iddiası ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonucuna sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçlardan dolayı kamu davası açılmıştır.
-
Sanık ... ... soruşturma aşamasındaki beyanında; katılan ile sanık ... arasında ilişki olduğunu, bu nedenle dükkanın sanık ...'a katılan tarafından hibe edildiğini, ancak sanık ...'in vergi borçları olması nedeniyle dükkanın satışının kendi üzerine yapıldığını, satıştan kısa bir süre sonra da dükkanı başka bir kişiye sattıklarını beyan etmiş; Mahkemedeki sorgusunda, katılan ile Sevim arasında bir ilişki olup olmadığını ve hangi amaçla taşınmazı bedelsiz olarak kendilerine devretmek istediğini bilmediğini, vergi borcu olması nedeniyle taşınanın kendi adına devredildiğini, devirden iki üç gün sonra satmaya karar verdiklerini, dolandırma kastlarının olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
-
Temyiz dışı sanık ... soruşturma aşamasında, katılanın kendisine tacizde bulunduğunu, dükkanı karşılıksız olarak vereceğini söylediğini, vergi borcu olmasından dolayı sanık ...'a devir yapıldığını, borçları olduğu için satmaya karar verdiklerini beyan etmiş; Mahkemedeki sorgusunda ise, katılan ile bir ilişkisinin olmadığını, kendisini taciz etmediğini, katılanın ailesi çok üzerine geldiği için o şekilde ifade verdiğini, sanık ...'ın biraz birikmiş parası olduğu için bu dükkanı almak istediğini, taşınmazı sanık ...'ın aldığını, kendisinin herhangi bir vergi borcu bulunmadığını, daha sonra sanık ...'ın dükkanı sattığını, dolandırma kastının olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini bildirmiştir.
-
Sanık ... aşamalardaki beyanlarında; olayla bir ilgisinin olmadığını, bazı konuşmalara ve taşınmazın alınacağına dair bilgisi bulunduğunu, ancak eylemlere bir iştirakinin olmadığını beyan etmiştir.
-
Mahkemece; katılan ve tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde üzerilerine atılı suçu işledikleri kabulüyle haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanık ...'in atılı suçu işlediğine ya da bu suça iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından, bu nedenle sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması suretiyle hakkında fazla ceza tayinine neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümününün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/1235 Esas, 2022/3478 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozmanın mahkûmiyet hükmünü temyiz etmeyen sanık ...'a CMK'nin 306 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca SİRAYET ETTİRİLMESİNE,
Dava dosyasının, bozmanın mahiyetine ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki düzenleme de dikkate alınarak İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10