Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1347

Karar No

2023/3813

Karar Tarihi

10 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Esastan ret

Suçtan zarar gören ... ve vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince, hükümleri temyiz yetkisi bulunan şikayetçinin aynı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyizi yönünden; sanık ...'ın, müdafiinin verdiği temyiz dilekçesinden sonra verdiği 23 24.01.2023, 09 20.02.2023 ve 01.03.2023 tarihli dilekçeleri ile hakkındaki cezanın onaylanmasını ve temyiz hakkında feragat ettiğini beyan etmesi karşısında; hakkındaki hükmün incelenemeyeceği anlaşılmıştır.

Sanık ... ve müdafii ile katılan vekilinin temyizleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar ve ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası ve 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararı ile

  1. Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d), (f) ,(l) bentleri ve (son) cümlesi 52 nci, ve 53 üncü maddeleri ile sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 58 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 3.100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

  2. Sanık ... hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

  1. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/2432 Esas ve 2023/39 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/2432 Esas, 2023/29 Karar sayılı ek kararı ile katılan vekilinin sanık ... hakkındaki temyiz isteminin 5271 sayılı 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrası ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyizi; hem sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek karara yönelik, hem de sanıklar hakkında olaya iştirak eden diğer sanıkların tespit edilmemesi ve eksik soruşturma ve yargılama yapılması nedeniyle haklarında 5237 sayılı Kanun'un 158 ... maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmamasına yöneliktir.

Sanık ... ve müdafinin temyizi; sanığın suçsuz olduğuna, olayda hile unsurunun gerçekleşmediğine, teşhise elverişli fotoğrafları çektirilerek kamera görüntülerindeki kişinin sanık olup olmadığına dair teknik inceleme yapılmadığına, sanığın beraatine aksi durumda ise hakkında tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Katılanın "sahibinden.com" adli internet sitesinde arsa satışına ilişkin gördüğü ilan üzerine, ilanda bulunan telefon numarasını aradığı, telefonda kendisini ... olarak tanıtan ve Sivas ilinde aile hekimi olarak görev yaptığını söyleyen şahısla konuştuğunu, bu şahısla yapmış oldukları pazarlık neticesinde 2.250.000,00 TL karşılığında anlaştıkları, telefondaki kişinin ameliyatları olduğunu ve gelemeyeceğini ancak kendisi adına vekaletname verebileceğini, fakat vekaletname verirse paranın yarısını göndermesi gerektiğini söylediği, katılanın yaptığı araştırmada Sivas ilinde ... isimli bir doktor olduğunu öğrendiği için ... duyarak şahsın kendisine vermiş olduğu hesap numaralarına parça parça ve toplamda 1.450.000,00 TL para havale ettiği, kendisinin de İzmir İline bulunan ... isimli arkadaşı adına vekaletname çıkarılmasını istediği, telefonda konuştuğu kişinin kendisine telefon üzerinden tapu senedi ve vekaletnameyi gönderdiği, ancak vekaletnamede fotoğrafı bulunan şahıs ile konuştuğu telefon numarasına ait uygulamadaki fotoğrafın farklı olduğunu fark edince dolandırıldığını anladığı ve şikayetçi olduğu, hesap numaralarının sanık ...'e ait olduğu, telefonda katılan ile konuşan kişinin ... olduğu ve temyiz dışı sanık ...'in de onlarla birlikte hareket ettiği iddiası ile haklarında kamu davası açılmıştır.

  2. Sanık ...; diğer sanıkları tanımadığını, verdiği vekaletin doğru olduğunu ancak bu vekaleti arkadaşı olan ... ...'in kardeşi olan ...'in istemesi üzerine verdiğini, banka hesabını kullanmadığını, kamera görüntülerindeki paraya çeken kişinin kendisi olmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

  3. Sanık ..., mahkemedeki sorgusunda, suçlamayı kabul ettiğini, bu işe kendisini diğer sanık ...'in soktuğunu, katılanla telefonda konuşan kişinin kendisi olduğunu, doktor olarak kendisini tanıtmasını da diğer sanık ...'ın istediğini, aldıkları parayı önce kripto para borsasına soktuklarını, daha sonra yabancı uyruklu şahıslar aracılığı ile 1.200.000,00 TL aldıklarını, 600.000 TL'sini sanık ...'e verdiğini, kamera görüntülerindeki kişilerin kendisi ve diğer sanık ... olduğunu ifade etmiştir.

  4. Dosya arasında bulunan banka dekontları ve banka ile yapılan yazışmalarda hesap numaralarının sanık ... adına olduğu anlaşılmıştır.

  5. Mahkemece sanıklar ... ve ...'ın eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek katılanı dolandırdıklarının, katılanın söylediği kişiye verilen vekaletname, para havaleleri, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından ve sanıklar tarafından kamu kurumu niteliğini haiz Tapu Müdürlüğünün maddi varlığı olan tapu senedi, bilişim sistemi ve kamu görevlilerine duyulan güvenden faydalanmak suretiyle birden fazla nitelikli halin ihlal edilmesi nedeniyle haklarında teşdit hükümleri uygulanarak mahkumiyet hükümleri kurulmuş, sanık ...'nın ise sanıkların eylemine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiş, sanık ... hakkında verilen esastan ret kararına ilişkin katılan vekilinin temyizi ise kararın kesin nitelikte olması nedeniyle ek kararla reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanık ... Müdafinin Temyizi Yönünden

Sanık ...'ın, müdafisinin verdiği temyiz dilekçesinden sonra verdiği 23 24.01.2023, 09 20.02.2023 ve 01.03.2023 tarihli dilekçeleri ile hakkındaki cezanın onaylanmasını ve temyiz hakkından feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Katılan Vekilinin Ek Karara İlişkin Temyizi Yönünden

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

C.Sanık ... ve Müdafisi ile Katılan Vekilinin Temyizleri Yönünden

  1. Dosya kapsamına göre, katılan tarafından para yatırılan hesapların sanık ... adına olması ve verilen vekaletnamenin sanık ... tarafından verilmesi ile diğer sanık ...'ın beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinfe sanık ... ve müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A.Sanık ... Müdafinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.01.2023 tarihli ve 2022/2432 Esas, 2023/39 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yönünden dosyanın incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

B.Katılan Vekilinin Ek Karara İlişkin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/2432 Esas, 2023/39 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteminin üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla reddi ile EK KARARIN ONANMASINA,

C. Sanık ... ve Müdafii ile Katılan Vekilinin Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine ilişkin Temyizleri Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/2432 Esas ve 2023/39 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin iseKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanık ... hakkında verilen karara yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine dair ek kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum.

5237 Sayılı ... Ceza Kanunu’nun ‘Nitelikli dolandırıcılık’ başlıklı 158. maddesi;

‘Madde 158 (1) Dolandırıcılık suçunun; …

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

l) (Ek: 24/11/2016 6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013 6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(3) (Ek fıkra: 24/11/2016 6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.’,

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Temyiz’ başlıklı 286. maddesi ise;

‘Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.

(2) Ancak;…

g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,…Temyiz edilemez.’

Hükümlerini içermektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11 436 Esas. 2022/705 Karar sayılı kararında;

‘CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin hem uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen "hak arama özgürlüğü"ne ilişkin temel hak ve özgürlükler kapsamında kalması, hem de istisnai bir norm olma özelliği taşıması ancak ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin beraat hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesince verilen istinaf isteminin reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde esas alınmasının istisnai normların geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesiyle de bağdaşması, on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin cezanın belirlenmesinde nitelikli hâllerin dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin Kanun'da açık bir düzenlemeye yer verilmemiş olması, aksine CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan "beş yıl veya daha az hapis cezaları" ibarelerinden kanun koyucunun sonuç cezayı esas alması nedeniyle de söz konusu maddenin uygulanmasında uyum sağlanmasının gerekmesi hususları dikkate alındığında; bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi kapsamında on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren bir suçtan beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığı bakımından suçun temel veya nitelikli hâllerinin uygulanması arasında fark bulunmadığı, bu bağlamda dolandırıcılık suçunun nitelikli hâli olan TCK'nın 158/3. maddesinin de dikkate alınmasının gerektiği kabul edilmelidir.

Sonuç olarak beraat ile sonuçlanan davalarda; iddianame veya iddianame yerine geçen belgelerdeki suçun vasıflandırılması doğrultusunda; temel şekline göre daha az ve fazla cezayı gerektiren nitelikli haller ve ağırlaştırıcı nedenlere ilişkin TCK'nın 61/5. maddesindeki indirimler hariç olmak üzere sevk maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı bakımından 10 yılı geçme olanağı bulunan kararların temyiz edilebileceği kabul edilmelidir.’ Şeklinde belirtilmiştir.

İnceleme konusu dosyada;

Sanık hakkında ... Ceza Kanununun 158/1.F L, 158/3 1. maddelerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmış, yapılan yargılamaları sonucunda; Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 2022/288 sayılı kararıyla beraatine, bu karara karşı katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Sivas Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli ve 2022/2432Esas, 2023/39 sayılı kararıyla ESASTAN REDDİNE, bu karara karşı yine katılan vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine aynı Dairenin 24.02.2023 tarihli ek kararıyla temyiz talebinin CMK’nın 286/2 ve 296/1. maddeleri gereğince REDDİNE karar verilmiştir.

Bu anlatımlar altında somut olay ele alındığında:

Sanık hakkında tatbiki istenilen TCK'nın 158/1 F L, 158/3 1. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırı bakımından 10 yılı geçme olanağı bulunduğundan kararın temyiz edilebileceğinin kabulü ile katılan vekilinin temyiz talebinin CMK’nın 286/2 ve 296/1. maddeleri gereğince reddine ilişkin 24.02.2023 tarihli ek karar kaldırılarak işin esastan incelenmesi gerektiği,

Görüşünde olduğumdan,

Bu itibarla;

Sayın çoğunluğun, sanık ... yönünden katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine dair verilen 24.02.2023 tarihli ek kararın onanmasına ilişkin düşüncelerine katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karariadesinev.süreçreddinedolandırıcılıktemyizisteminintevdiinekararınniteliklikarşıhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerihükümlerinesastanreddi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim