Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/11117
2023/3527
3 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 Tarihli ve 2014/182 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
-
Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve (son) cümlesi, 62, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ile 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirleri özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğini, boya dekorasyon işi yaptığını, Alaettin ... isimli şahsın işini yaptığını, karşılığında suça konu çeki aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini, adresini verdiğini ve ancak bu kişiye ulaşamadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... İş Yapı Market İnşaat Ltd. Şti. yetkilisi ... ... tarafından bankaya ibraz edilen 30.09.2010 keşide tarihli ve 3.300,00 TL bedelli çekin bankaya ibraz edilmesi ile sahte olduğunun anlaşıldığı, yapılan araştırmada ... ...'in çeki ticari ilişki çerçevesinde ... ...'tan aldığı, ...'in de çeki yapmış olduğu hizmet karşılığında sanık ...'dan aldığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın sahte çek kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmediğini, seyyar olarak boya dekorasyon işi yaptığını, çeki yapmış olduğu iş karşılığında dekorasyon üzerine İstanbul'da iş yeri bulunan ... ... isimli şahıstan aldığını, adı geçen kişinin çeki ciro etmeden çeki iletmesi için nalbur olarak çalışan ... ... isimli şahsa bıraktığını hatırladığını, ...'in iş yerinin Beşyüzevler ... Mahallesi'nde olduğunu ifade ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
Sanık tarafından ... ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmemiştir.
Katılan ... beyanında; ... Otomotiv şirketinin yetkilisinin kendisi ve babası ... ... olduğunu, icra takibine konu çekin sahte olduğunu, şirketin banka hesabı ile ilişkilendirilerek tamamen sahte çek oluşturulduğunu, cirantaları tanımadıklarını ve bankaya ödemeden men yazısı gönderdiklerini, haklarında icra takibi yapılması ile olaydan haberdar olduklarını ifade etmiştir.
12.05.2010 tarihinde katılan tarafından yetkilisi olduğu şirket adına çok sayıda sahte çek üretildiğine dair bankaya bildirim yapıldığı anlaşılmıştır.
... ... beyanında, satmış olduğu mal karşılığında çeki ... ...'tan aldığını, alışverişe dair faturalarının mevcut olduğunu ifade etmiştir.
Çekin arkasında ilk ciranta olarak görünen ... Boya ve Yapı Malzemeleri ... ... Şirketinin yetkilisi ...beyanında, çekin arkasında bulunan kaşe ve imzanın şirkete ve temsilcisine ait olmadığını, şirketin kaşesinde logo olduğunu, 2010 yılında polise intikal eden bir hırsızlık olayının yaşandığını, şirketin çekleri ile müşteri çeklerinin çalındığını, soruşturmaların halen devam ettiğini, bu olaydan sonra şirket adına birden çok çek ve çek arkasında şirket kaşesi vurularak sahtecilik gerçekleştirildiğini, çekte ismi geçen kişi ve firmalar ile bir ilgisinin olmadığını, ...'yı tanımadığını, şikâyetçi olduğunu ifade etmiştir.
Tanık ... ... beyanında, suça konu çeki nalbur işi yapan sanık ...'dan yapmış olduğu hizmet karşılığında aldığını, çeki yanında ciro ettiğini, ifade etmiştir.
Sanık tarafından çeki almış olduğunu iddia ettiği ... ... isimli şahısla yaptığı işi tevsik eden herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmemiş, sanığın benzer şekilde ... ... isimli şahıstan aldığının iddia ettiği çekler nedeniyle açılan diğer kamu davalarında verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yargılama sonucunda, Mahkemece sanığın üzerine atılı suçların sübuta erdiği kabul edilerek mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, sanığın suça konu çeki yapmış olduğu iş karşılığında aldığını iddia ettiği ... ... isimli şahsın çekin arkasında cirosunun bulunmaması, aralarındaki ilişkiyi gösteren herhangi bir belge ve bilgininin bulunmaması ve adı geçen kişiden almış olduğunu iddia ettiği çekler nedeniyle açılan davaların içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi olması gerekirken, (j) bendi yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün görülen maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçeli karar başlığına resmi belgede sahtecilik suçu yönünden çekin keşide edildiği 30.09.2010 tarihinin suç tarihi olarak eklenmesi mahallinde mümkün görülmüştür.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/182 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/182 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:11:26