Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/10230

Karar No

2023/3435

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyetine yeterli somut delil bulunmadığına, suça konu çeki sanık ...'tan aldığına ilişkin tanık beyanının dikkate alınmadığına, ceza tayininde takdiri indirim uygulamama gerekçelerinin de hatalı olduğuna ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına,

Sanık ...'nın temyiz isteği; dosya içeriği ve delil durumuna göre kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ... ile aralarındaki hayvan alım satımından kaynaklanan borç nedeniyle bono verdiğine ve ödenmeyen iki senedi kaldığına, borcuna karşılık hiçbir şekilde çek vermediğine, suça konu çeki tanzim etmediğinin kriminal rapor ile de sabit olduğuna, katılan ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığına, mahkemenin suçta sübutu kabulünde illiyet bağını nasıl kurduğu ve 5237 sayılı Kanun'a 37 nci maddesi kapsamında faillik durumunu hangi maddi vakıaya dayandırdığına dair kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın usul ve esastan bozulmasına,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanıkların, katılan ... ve ortağı olan suçtan zarar gören ... ile aralarındaki hayvan alım satımından kaynaklanan borç karşılığında suça konu sahte çeki vermek suretiyle üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.

  2. Kriminal rapor ile, suça konu çekin tamamen sahte olarak üretildiği ve aldatma niteliği bulunduğu, çekin ön yüzündeki tanzimle ilgili yazı ve imza ile "... ..." adına sahte olarak düzenlenen birinci ciro yazı ve imzasının sanıkların eli ürünü olmadığı, ...'e ait ikinci ciro yazı ve imzasının sanık ...'e ait olduğu tespitlerinin yapılmış olduğu görülmüştür.

  3. Sanık ... aşamalarındaki savunmalarında özetle, suça konu çeki tanık ... ile birlikte giderek sanık ...'dan, sattığı hayvanlardan kaynaklanan alacağına karşılık aldığını, borcuna karşılık cirolayarak katılan ve mağdura verdiğini, çekin sahte olduğunu bilmediğini, daha önce çek kullanmadığından kendisinden cirolaması istenince söyleneni yaptığını beyan etmiştir.

  4. Sanık ...'nın aşamalardaki savunmaları özetle, sanık ... ... ile aralarında hayvan alışverişinden ... borç olduğuna, borcu karşılığında bono verdiğine, halen iki adet senedinin sanık ...'te olduğuna, ancak suça konu çekle hiçbir ilgisi olmadığına yöneliktir.

  5. Tanık ..., Diyarbakır'dan tanıdığı mağdurlar ... ve ...'in sanık ...'ten alacaklarını tahsil etmek amacı ile Bolu, Gerede'ye gittiklerini, aralarında anlaşmazlık çıkınca kendisini arayı bulması için çağırdıklarını, bunun üzerine Bolu, Gerede'ye gittiğini, ...'in "parayı nakit olarak veremeyeceğini, çek bulabileceğini, Ankara'da ... isimli bir kişiden alacağı olduğunu, buna karşılık ...'tan çek alıp mağdurlara vereceğini" söylediğini, birlikte çeki almak için Ankara'ya gittiklerini, sonra ... ile kendisinin çeki almak için ... ile buluştuklarını, ...'ın yanında tanımadığı bir kişinin olduğunu, ...'ın çeki ...'e verdiğini, ... ile beraber mağdurlar ... ve ... ile birlikte Ankamall isimli alışveriş merkezine gittiklerini, oraya mağdurların tanıdığı ve çekten anladığını söyledikleri Şaban isimli bir şahsın geldiğini, ... çeki mağdurlar ... ve ... ile yanlarındaki Şaban isimli kişiye teslim ederek oradan ayrıldıklarını ve Bolu Gerede'ye döndüklerini, ertesi gün Şaban'ın bankaya gittiğinde çekin sahte olduğunun anlaşıldığını, Şaban'ın kendilerini aradığını, bunun üzerine emniyet müdürlüğüne gidip ifade verdiklerini, ... talimat evrakına ekli fotoğraf gösterilerek sorulduğunda, gösterilen fotoğraftaki şahsın kendilerine çeki veren ... isimli şahıs olduğunu beyan etmiştir.

  6. Yapılan yargılama neticesinde, dosya kapsamı itibarıyla sanıkların cezadan kurtulmaya yönelik inkara yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sahte olduğu tespit edilen çeki tanzim ederek ve her ikisi de bu özelliğini bilerek mağdurlara önceden doğmuş olan borç karşılığı vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 37/1 ve 210/1 maddeleri delaletiyle 204/1 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, koruduğu değer ile meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden ayrı ayrı alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmalarına, sanık ...'ın sabıkası ve sanıkların eylemleriyle ortaya çıkan somut zararı gidermemeleri dikkate alınarak kişilik özellikleri itibariyle pişmanlıkları ve yeniden suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaat oluşmadığından haklarında aynı sayılı Kanun'un 62 nci maddesindeki lehe düzenlemenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek incelemeye konu mahkûmiyet hükümleri verilmiştir.

  7. Dosya kapsamında bulunan çek örneği ve ilgili banka yazısından, suça konu çekte "keşide yeri"nin bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ... Hakkında Verilen Hüküm Yönünden

Sanığın aşamalarda istikrarlı olarak diğer sanıktan olan alacağı karşılığında aldığı çeki cirolayarak katılan ve suçtan zarar görene verdiğini beyan etmesi ve bu beyanının katılan, suçtan zarar gören ve tanık beyanları ile de doğrulanması karşısında; sanığın suçtan zarar gören olduğu, diğer sanık ... ile iştirak halinde suça konu çeki sahteliğini bilerek kullandığı hususunda yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden takdir de yanılgıya düşülerek beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi,

Nedeniyle sanıklar hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanıklar Hakkında Verilen Hükümler Yönünden

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Türk Ticaret Kanunu uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan keşide yerinin bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, dosya içerisinde bulunan suça konu çek örneğinde keşide yerinin belirtilmediği, ilgili banka yazısının da aynı yönde olduğu, bu nedenle suça konu belgenin çek vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2014/18 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularsebeplerigerekçesahtecilikbozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim