Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/22736
2023/3358
27 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın en son adresi yerine başka adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde kabul edildiği, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2015/96 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/22161 Esas, 2017/24211 Karar sayılı kararı ile eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/44 Esas, 2018/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6763 Sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hüküm ve sonuçları itibariyle lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir somut değil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, resen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, Ekim 2011 tarihinde Antalya'ya geldiği, burada görüşüp tanıştığı ve haklarında kamu davası açılan kişilerle fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek bu kişilerle hesaplarına, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde oturan kişileri rastgele arayıp kendisini hakim, savcı veya güvenlik görevlisi olarak tanıtarak yapılacak sözde operasyonda kullanılmak üzere kandırıp elde ettiği paraların kendisine verilmesi hususunda anlaştığı, olay günü katılanı telefonla arayarak kendisini Muğla Emniyet Müdürlüğünden bir polis yetkilisi olarak tanıttığı, hesaplara girilip para çekildiğini söyleyerek çeken şahsın yakalanması için katılandan 40.000,00 TL para gönderilmesini istediği, bu sırada arkadan telsiz sesleri gelmesi nedeniyle inanan katılanın bankaya giderek sanığın verdiği ... ... isimli kişinin hesabına 40.000,00 TL gönderdiği, parayı ... ...'un çekip sanığa verdiği, ... ... hakkında bu eylem sebebiyle Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda dolandırıcılık suçuna yardım suçundan cezalandırılması ve gerçek faillerin yakalanması amacıyla suç duyurusunda bulunulması üzerine sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
-
Sanık, ... ... ve katılanı tanımadığını, olayla ilgisinin olmadığını söyleyerek suçlamayı kabul etmemiştir.
-
Katılan, zararının giderilmediğini beyanla şikayetçi olmuştur.
-
Mahkemece, ... ... isimli kişi hakkında açılan Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli ve 2012/170 Esas, 2014/504 Karar sayılı dava dosyasının incelendiği, ilgili belgelerin alındığı, ... ...'un 5237 sayılı Kanun'un 157, 39, 62 ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 21.10.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
Bu dosyada sanık olarak beyanı alınan ... ..., olay tarihinde akrabası olan M.S.G.'nin çalıştığı taşeron firmasının patronunun işçilere ödeme yapılacak para olduğunu söyleyip hesap numarasını istediğini ve gelen parayı da taşeron firma müdürü ... olarak bildiği, daha sonradan ismini ... olduğunu öğrendiği sanığa verdiğini beyan ettiği, bu dosyada tanık olan dinlenen M.S.G.'nin, ... olarak tanıdığı, ancak sonradan resimlerinden teşhis ettiği sanığın icralık olduğundan hesabını kullanamadığını söyleyip önce kendisinin hesabına 45.000,00 TL gelip verdiğini, sonra da ...'ın hesabına 40.000,00 TL geldiğini, ...'ın gelen parayı sanığa verdiğini beyan ettiği anlaşılmış, tanık ile sanığın iştirak halinde benzer eylemlere yönelik haklarında açılan iddianame örneklerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
-
Olayda kullanılan telefona ait iletişim tespiti bilgileri, banka dekontu, bankadan para çekme görüntüleri, sanıkla alakalı diğer dosyaların iddianamelerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
-
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanın uzlaşma teklifine olumlu veya olumsuz cevap vermemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
-
Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2018 tarihli ve 2018/44 Esas, 2018/346 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25