Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/20542
2023/3238
25 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... ve müdafinin temyiz isteği yönünden; sanık ...'nun yokluğunda verilip sanığa 22.09.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra sanığın 05.10.2015 tarihinde, sanık müdafinin ise 25.08.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu belirlenmiştir.
Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/297 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 158 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 ... maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği sanıkların atılı suçları işlemediğine, sanık ...’nun beyanlarının esas alınarak müvekkilleri hakkında ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...’nun temyiz isteği hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği müvekkilinin olayın en başından itibaren samimi ve dürüst biçimde ifade vermesine rağmen hakkında etkin pişmanlık hükümleri ve takdiri indirim nedeni uygulanmamasının hatalı olduğuna, müvekkilinin olayda hiç bir kazancının bulunmadığına, diğer sanıkların baskılarından ötürü yanlarında bulunduğuna, suça konu senetteki imzanın katılana ait olduğuna, sadece soruşturma aşamasında alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğuna, kovuşturma aşamasında ayrıca rapor alınmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanıklar ... ve ... Urğanoğlu'nun, hastanede ortamında tanıştıkları katılan ... ile yakınlık kurup aslında hiç satın almayı düşünmedikleri halde katılanın Ankara Sıhhıye'de bulunan dükkanını satın alma teklifinde bulundukları, sanık ...'nun dükkanın satış işlemleri için gerektiğini söyleyerek katılanın boş bir kağıda imza atmasını sağladığı, sanıkların katılanın boş kağıda attığı bu imzayı model almak suretiyle katılanın borçlu, sanık ...' ın ise alacaklı olduğu suça konu senedi sahte olarak düzenledikleri ve sanık ...'ın bu senet hakkında katılan aleyhine icra takibi başlattığı iddia ve kabul olunmuştur.
-
Sanık ... savunmasında katılan ... ile Ankara ilinde bulunan dükkanını satın almak için anlaştığını, bu kapsamda katılana 450.000,00 TL'yi nakit olarak verdiğini, ancak katılanın parayı aldıktan sonra tapuda sorun olduğu gerekçesiyle devir işlemini ertelediğini, teminat olarak senet vereceğini söylemesine rağmen senedi vermediğini, bu durumu boşandığı eşi olan sanık ...'e anlattığını, sanık ...'in katılan ile görüştükten sonra kendisine suça konu senedi getirdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
-
Sanık ... savunmasında katılan ...'ı tanıdığını, eski eşi olan sanık ...'ın, katılan ...'dan 450.000,00 TL kadar alacaklı olduğunu, katılan ile sanık arasındaki bu alacak meselesinden ötürü kendisinin devreye girdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
-
Sanık ... 20.02.2015 tarihli savunmasında sanıklar ... ve ...'ın en başından itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerini, sanıkların kendisini tehdit etmesi nedeniyle suça konu bu olaya karıştığını ancak herhangi bir kazanç sağlamadığını, sanık ...'in isteği üzerine katılan ...'ın senet ve boş kağıt üzerine imza atmasını sağladığını, katılanın senede imza atmış olduğunu anlamadığını, sanık ...'ten bir iki gün içinde borç para alacağı düşüncesiyle senedi ve boş kağıdı imzaladığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmiş, 25.02.2015 tarihli savunmasında ise katılan ...'ın tehditi üzerine böyle bir ifade verdiğini, bu ifadesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
-
Suça konu senet aslı Mahkeme tarafından 05.11.2014 tarihli celsede incelenmiş, yasal unsurlarının tam olduğu ve iğfal kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
-
10.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu senetteki borçlu imzalarının ...’ın el ürünü olmadığı, ...’ın orijinal imza formatları model alınmak suretiyle takliden sahte olarak atıldıkları, borçlu imzaları ile ...’ın mukayese imzaları arasında tersim tarzı ve kaligrafik özellikler bakımından fark bulunduğu belirtilmiştir..
-
Mahkemece, sanıkların ... Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda yasal unsurları taşıyan ve aldatıcılık niteliği bulunan suça konu senedi sahte olarak düzenleyip katılan hakkında icra takibi başlatmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgedede sahtecilik suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuş, suçun işleniş şekli, sanıkların kasıtlarının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş ve sanıkların mahkemedeki tutum ve davranışlarına göre lehlerinde hafifletici neden bulunmadığından aynı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk olarak sanığın bilinen en son adresi olan ...sayılı adrese tebliğ edildiği, muhattabın adresten taşındığından bahisle tebliğ olunmadan iade edilmesi üzerine ... sayılı MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak 22.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın bu karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra sanığın 05.10.2015 tarihinde, sanık müdafinin ise 25.08.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 ... maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek sanık ... ve müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
-
Sanık ...'ın suça konu senetle ilgili katılan aleyhine icra takibi başlattığı "14.06.2011" tarihinin suç tarihi olması nedeniyle gerekçeli karar başlığında "07.06.2011" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin "14.06.2011" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
-
Temyiz dışı sanık ...'nun tescil yollu ikrar içeren savunması, katılanın soruşturmadan itibaren değişmeyen beyanları, 10.07.2014 tarihli uzman bilirkişi raporu, Amasya 2. İcra Müdürlüğünün 2011/2199 Esas sayılı takip dosyası, Amasya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/194 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, Mahkemenin sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmesi ve takdiri indirim uygulanmamasına ilişkin gerekçesi yeterli ve hukuka uygun bulunmuş, sanıklar müdafinin sanıkların üzerine atılı suçları işlemediği yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/297 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı sayılı kararırına yönelik sanık ... ve müdafinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/297 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38