Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/9010

Karar No

2023/2179

Karar Tarihi

29 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/634 E., 2015/310 K.

SUÇTAN ZARAR GÖREN: ...

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/634 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci birinci fıkrası ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, suçun sübut bulmadığına, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Mahkemece; suçtan zarar gören ve sanığın güvenlik ürünleri alım satımı ile ilgili olarak anlaştıkları, anlaşma kapsamında suçtan zarar görenin sanığa ürünleri gönderdiği ve sanığın da bu ürünlere karşılık olarak suça konu alacaklısı suçtan zarar görenin borçlusu ise sanığın olduğu, düzenleme tarihi 07.08.2012, ödeme tarihi ise 10.11.2012 olan senedi yolladığı, sanığın suçtan zarar görene söz konusu senedi yolladığının A.Kargonun 10.09.2014 tarihli yazısı ile anlaşıldığı, sonradan ödenmeyen borç sebebi ile suçtan zarar görenin, sanığın kendisine verdiği senet üzerinden icra takibi başlattığı ancak sanığın senet üzerindeki imzayı inkar etmesi ve senet üzerinde yapılan imza incelemesinde sanığa ait el yazısı ile senet üzerindeki yazıların karşılaştırılması üzerine anılan tanzim yazıları ve sanığa ait imzanın mevcut mukayese yazı ve imzalara atfen sanığın eli mahsulü olmadığı kanaatine varılması üzerine başlatılan bu takibin sonuçsuz kaldığı, suçtan zarar görenin alınan beyanlarında söz konusu A. Kargo ile kendisine gelen kargo içerisinde sanığın iddianameye konu senedi gönderdiğini ancak senedi başkasına imzalattığından dolayı senedin sahte çıktığını, gönderdiği senedin sahteliğini bildiğini ve imza inkarını kasıtlı olarak yaptığını belirttiği, sanığın alınan savunmasında ise kesinlikle katılana böyle bir senet yollamadığını, A. Kargo aracılığı ile gönderdiği söz konusu kargo içeriğinin senet olmadığını, suçtan zarar görenin kendisine gönderdiği malların ayıplı olması sebebi ile kendisine gelen faturayı iade ettiğini, gönderi içeriğinin ayıplı mallara ait faturanın olduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, suçtan zarar gören hakkında da aynı senedin kullanılması sebebi ile Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile dava açıldığı, bu davada suçtan zarar görenin, sanığın imza örneklerini vermekten kaçınması sebebi ile beraat ettiği, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği şekilde imza örneklerini vermesi için gelen çağrıyı unutması ve imza örneklerini vermemesinin geçerli bir mazeret olamayacağı, ayrıca ticari ilişkilerde malın gönderilmesi sonrasında asıl olan ücretin ödenmesi ve sonrasında faturanın alıcıya gönderilmesi olduğu, suçtan zarar görenin mal teslimi ile birlikte ödeme hususunda bir netlik olmadan ürünler ile birlikte faturayı göndermesinin ticari ilişkilerdeki olağan prosedüre uymadığı, suçtan zarar görenin de samimi olarak ifade ettiği gibi malları teslim ettikten sonra sanığın bu malların bedeli olan ücreti ödemesi veya ödeme yerine geçen senedin teslimini sağlamasının gerektiği de dikkate alındığında söz konusu kargo içeriğinin sahte olan senet olma tezini güçlendirdiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın sahteliğini bildiği senedi kullanmak suretiyle atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

  3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Bakırköy 9. İcra Dairesinin 2012/19000 Esas sayılı takip dosyası örneği, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 03.03.2014, 17.04.2014 ve 16.06.2014 tarihli ekspertiz raporları, A. Kargo A.Ş.nin cevabi yazıları, suça konu bono belgesinin örneği, suçtan zarar görenin beyanı ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE

  1. Gerekçeli karar başlığında suç adı olarak hatalı yazılan "Sağlık Mesleği Mensuplarının Gerçeğe Aykırı Belge Düzenlemesi" ibaresinin çıkarılması ile suç tarihinin "08.08.2012" tarihi şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

  2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232 250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8 335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekmekte ise de, suça konu belge aslı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; 6102 sayılı Kanun'un 776. maddesinde sayılan yasal unsurları taşıdığı, bir kambiyo senedi olarak bono vasfını haiz olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.

  3. Sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; Mahkemece sanık lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu cihetten olmak üzere, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi kapsamında erteleme müessesesi yönünden "Sanığın geçmişteki hali, suç işledikten sonra yargılama sürecinde herhangi bir pişmanlık göstermemiş olması dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından..." şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden "...tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

  4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  5. Ancak, suça konu belge aslının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/634 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili yerine “Suça konu bono aslının dosyada delil olarak saklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarardüzeltilerektemyizhukukîsahtecilikincelenentevdiinev.kararınolgularsüreçonanmasınasebeplerigerekçebozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim