Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18259
2023/2128
28 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2013/304 E., 2015/52
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet savcısı, katılan vekili, sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi ret, Kısmi onama, Kısmi bozma
Sanık ... müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyizi yönünden; sanık müdafinin yüzüne karşı 07.04.2015 tarihinde tefhim olunan karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.05.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı,
Sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizleri yönünden ise; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/304 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararı ile;
-
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatına,
-
Sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 11'er ay hapis ve 21.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik olarak; sanıkların birlikte hareket ederek katılan firmadan araç aldıkları ve karşılığında suça konu çeki verdikleri anlaşılmakla sanığın atılı suçlardan mahkÛmiyeti yerine beraatına hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
-
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istekleri, sanıkların suça konu çekin sahte olduğunu bildiklerine dair dosyada hiç bir delilin bulunmadığı, çek üzerinde yazı ve imzalarının bulunmadığı, çeki aldıkları ... hakkında hiç bir araştırma yapılmadığı, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket etmedikleri ve hiç bir menfaat temin etmedikleri, Mahkemenin eksik araştırma ve inceleme ile mahkÛmiyet hükümleri kurduğuna ilişkindir.
-
Katılan vekilinin temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararların bozulmasına ilişkindir.
-
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık ...'nın atılı suçları işlediği sabit olmasına rağmen mahkumiyeti yerine beraatına hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılan Gün Las Lastik.... Ltd. Şti. yetkilisi tarafından tahsil için ... Bankası A.Ş.ye sunulan suça konu çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanıklar hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.
-
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 17.06.2013 tarihli ekspertiz raporunda çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin olduğu belirtilmiştir.
-
Suça konu çek aslı üzerinde mahkeme heyeti tarafından yapılan gözlemde, çekin Türk Ticaret Kanunundaki yasal unsurları içerdiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
-
Sanık ... savunmasında; arabasını sanık ...'e ait araç kiralama şirketine kiraya verdiğini, sanık ...'in kendisine, arabasını satarak peşinat olarak vermeyi, kalan kısmını da banka kredisiyle tamamlayarak dört tane araba almayı ve birlikte ortak olarak çalışmayı teklif ettiğini, kendisinin de kabul ettiğini ve satması için arabasını sanık ...'e verdiğini, araç henüz satılmadığı için peşinat veremediklerini sanıkların bir çek getirerek peşinat olarak vereceklerini söylediklerini, suça konu çeki Gün Las isimli şirkete peşinat olarak vermek için diğer sanıklarla birlikte gittiklerini, şirkette satış görevlisi olan ...'ye çeki verdiklerini, çekte hamil olduğunu o zaman gördüğünü, ...'nin çeki cirolamasını istediğini, kendisinin de çeki ciroladığını ve araçları satın aldıklarını, kalan borç için bankadan kredi çektiğini, araçları sanık ...'e verdiğini, ancak aradan zaman geçmesine rağmen sanık ...'in kendisine para vermediğini bu nedenle banka kredisini de ödeyemediğini, bunun üzerine araçları alarak sanık ...'e ait Sancaktar Oto Kiralama şirketine kiraya verdiğini, ancak sanık ...'in de kendisine para vermediğini, sanıkların çeki önce Doğan Poyraz, sonrasında ise Mustafa isimli kişiden aldıklarını söylediklerini, çekin sahte olduğu ortaya çıkınca katılan şirkete 35.000,00 TL bedelli senet verdiğini ancak bunu da ödeyemediğini, hakkında icra takibi yapıldığını, diğer sanıklardan araçlarını ve parasını alamadığını, suçsuz olduğunu beyan etmiştir.
-
Sanık ... ve ... savunmalarında; sanık ... ile araç kiralama işi için ortak olmaya karar verdiklerini, araç alabilmek için sanık ...'ye ait aracı satıp peşinat olarak verip kalanı için de sanık ...'nin kredi çekeceğini, daha sonra kendilerinin paranın yarısını sanık ...'ye vererek ortak olacaklarını, suça konu çeki daha önceleri kendilerinden araç kiraladığı için tanıdıkları ... ve Doğan Poyraz isimli kişilerin keşideci imzası atılmış olarak kendilerine verdiklerini, bu şekilde çeki katılan şirkete gösterdiklerini, katılan şirketin kabul etmesi üzerine, çekin ön yüzü doldurularak ... tarafından kendilerine getirildiğini, diğer sanıklarla birlikte çeki katılan şirkete götürdüklerini, satış temsilcisi ...'nin sanık ...'den çeki cirolamasını istediğini, sanık ...'nin de çeki ciroladığını ve çeki bu şekilde katılan şirkete verdiklerini beyan etmişlerdir.
-
Sanık ... müdafii tarafından ...'ın açık kimlik ve adres bilgileri mahkemeye bildirilmiş, mahkemece bildirilen adrese ve UYAP sisteminden taranarak tespit edilen diğer adreslerine çıkarılan zorla getirme emirlerine olumsuz cevap verilmiş, yapılan emniyet araştırmalarından da sonuç alınamadığından ... ve Doğan Poyraz'ın dinlenmelerinin mümkün olmadığı görülmüştür.
-
Tanık ... beyanında; Gün Las Lastik... Ltd. Şti.nde satış elemanı olarak çalıştığını, sanıklar ... ve ...'in gelerek dört tane araç almak istediklerini, araç bedelinin % 20'sini peşin kalan kısmını da banka kredisiyle ödeyeceklerini söylediklerini, ...'ya ait bir araç olduğunu, önce bu aracı kendilerine takasa vermeyi teklif ettiklerini ancak şirket tarafından verilen bedeli az buldukları için kendilerinin dışarıda satacaklarını söylediklerini, kendilerinin de kabul ettiğini, sanık ...'ya kredi çıktığını, bir kaç gün sonra da sanık ...'in kendisini arayarak ellerinde bir çek olduğunu peşinat olarak kabul edip etmeyeceklerini sorduğunu, çeki fakslatarak sordurduklarında sağlam olduğunu görüp kabul ettiklerini, sonrasında her üç sanığın birlikte suça çeki kendilerine getirdiklerini, kural olarak arabaları satın alacak kişinin huzurda imza atması gerektiği için getirilen çeke sanık ...'ya imza attırdığını, çeki takas için bankaya götürdüklerinde sahte olduğunun anlaşıldığını beyan etmiştir.
-
Antalya 14. İcra Müdürlüğünün 2013/4490 Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiş ve mahkemece incelenmesinde; Gün Las Şirketi tarafından sanık ... aleyhine 35.000,00 TL bedelli bonodan dolayı icra takibi yapıldığı, ... adına kayıtlı araçlar üzerine haciz şerhi konulduğu ve ...'nın ödeme şartını ihlalden dolayı hapsen tazyikine karar verildiği görülmüştür.
-
Mahkemece, araç satışının doğrudan sanık ... adına yapılmış olması, çekteki lehtar ve kimlik bilgilerinin tespit edilebilir oluşu göz önüne alındığında, sanık ...'nin diğer iki sanığın temin etmiş olduğu çekin sahte olduğunu bilmediği, tamamen diğer iki sanığın yönlendirmesi ve teşviki sonucunda iyi niyetle olarak borç altına girerek araç satışlarının gerçekleştirildiği, satış esnasında kullanılan banka kredilerinin sanık ... adına olduğu, sanıklar Talih ve Caner'in birlikte iş kurma vaadinde bulunmalarına rağmen gerek düzenlenen çekte gerekse de çekilen banka kredilerinde hukuki sorumluluğu gerektirecek hiç bir belgeyi kendi adlarına düzenlemedikleri, baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ettikleri ve sanık ...'nin suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle sanık ... hakkında atılı her iki suçtan beraat, sanıklar ... ve ... hakkında her iki suçtan da mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, sanık ...'nın suç işleme kastıyla hareket ettiğine ve diğer sanıkların suç teşkil eden eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki sanık ... hakkında atılı suçlardan mahkûmiyeti yerine beraatına hükmolunması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ... Müdafinin Temyizi Yönünden
Ön inceleme kısmının birinci paragrafında izah edildiği üzere sanık müdafinin hükmü yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarından Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekili İle Cumhuriyet Savcısının Temyizleri Yönünden
-
Sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, "OLAY VE OLGULAR" başlığı altında açıklanan hususlar nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan, Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyizleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafilerinin Temyizleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca 20 100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, adli para cezasının 5 gün olarak alınıp sonuç cezanın 80,00 TL olarak belirlenmesinden sonra, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, gün adli para cezası belirtilmeden bu miktarın 21.000,00 TL'ye çıkartılarak uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, atılı suçlardan doğrudan zarar görmeyen ancak mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen ... Bankası A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Mahkemece davaya katılan sıfatıyla kabul edilen ... Bankası A.Ş.nin sanığın üzerine atılı suçlardan doğrudan doğruya zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığından, usulsüz verilen katılma kararının vekalet ücretine hak kazandırmayacağı anlaşılmakla; ... Bankası lehine sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır.
IV. KARAR
- Sanık ... Müdafinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyizi Yönünden
Sanık müdafinin yüzüne karşı tefhim olunan hükme karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.05.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
- Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarından Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/304 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararlarında katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
- Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan, Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/304 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararlarında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
- Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2013/304 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararlarına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, ... Bankası A.Ş.ye vekalet ücretine hükmedilen 7 numaralı paragrafın hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55