Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/33361
2023/1580
14 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/172 E. 2016/291 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarakkullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/172 Esas, 2016/291Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 nci, 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 73.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık tarafından sanığın üzerine atılı suçu işlemediği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın, Davut İnşaat San. Tic. A.Ş. yetkilisi olarak mermer işletmeciliği yapan katılan ...'un çalışanı olan tanık F. Y.'yı aradığı, kendisini Sancak İnşaat isimli firmanın yetkilisi ... olarak tanıtarak alışveriş yapmak istediğini söylediği, yapılan anlaşma gereği şirket çalışanı ve satın alma yetkilisi olan tanık F. Y.'nın mermerlerin bir kısmını sanığa gönderdiği, gönderilen malların karşılığında suça konu Türkiye Finans Bankası Güneşli Şubesine ait 21.800 TL bedelli çek ile Türkiye İş Bankası Turhal Şubesine ait 22.000 TL bedelli çeklerin kargo ile katılana ait şirkete gönderilmesi üzerine, F. Y.'nın malların kalan kısmını şirket şoförü tanık A. G. ile sanığa gönderdiği, bu malların sanığa teslim edildiği, muhatap bankaların bildirimi üzerine gönderilen çeklerin sahte olduklarının anlaşıldığı, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği anlaşılarak cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Sanık üzerine atılı işlemediğine ilişkin savunmada bulunmuştur.
-
Mahkemece çekler duruşmada incelenmemiştir.
4.Tanık A. G. tarafından sanık teşhis edilmiştir.
-
Grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; suça konu 22.000 TL bedelli çekte Özmen Gıda Telekomünikasyon namına atılı keişideci imzasının, çekin arka yüzünde Osman Üstündağ adına atılı 1. Cironta imzası ve çekin arka yüzünde 2. Cironta Güven Plastik kaşesi üzerinde atılı imzanın, 3. Cironta Sancak İnşaat kaşesi üzerine atılı imzanın sanığın eli ürünü olmadığı, çekin arka yüzündeki Ahmet Yaman isim yazısının sanık ...'un eli ürünü olduğu, ancak imzanın aidiyeti hususunda daha ileri bir tespitin yapılamadığı belirtilmiştir.
-
Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; sanık savunması, tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ederek, suça konu 2 adet sahteliği tespit edilen çekleri, katılana ait şirketten almış olduğu mermerler karşılığında verdiği, böylece üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılarak hakkında temyiz incilimesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1.Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek ve 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin 1 inci fıkrası da dikkate alınarak, suça konu çeklerin asıllarının duruşmaya getirtilip, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konularak, incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen zorunlu unsurlarının bulunup bulunmadığı ve aldatma niteliğinin olup olmadığı belirlenip kararda tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi,
2.Kabule göre de;
a. Suça konu sahte çeklerin katılana ait şirkete aynı anda kargo ile gönderilmesi karşısında; sanığın eyleminin tek suç oluşturduğu ancak belge sayısının 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınmadığı gözetilmeden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11 397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan resmi belgede sahtecilik suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca, "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda; yapılan UYAP sorgusunda, sanığın benzer nitelikteki eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının araştırılarak mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/172 Esas, 2016/291Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/172 Esas, 2016/291Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09