Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/8726
2023/1540
14 Mart 2023
İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 17.04.2015
SAYISI: 2015/179 Esas, 2015/458 Karar
SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1402 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli ve 2015/179 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür uygulamasına ve hak yoksunluklarına; güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür uygulamasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, sahte isimle kira sözleşmesini imzaladığının doğru olduğuna, ancak evden katılana ait eşyaları almadığına, güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle katılan ile uzlaşmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
- Sanığın, kendisini Celil Turgut ismi ile tanıtarak katılana ait evi eşyalı olarak kiraladığı, kira sözleşmesini bu isimle imzaladığı, iki ay kadar bu evde oturduktan sonra katılana ait eşyaları da yanına alarak evden ayrıldığı iddiasıyla sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2.Katılan vekili 29.12.2014 tarihli şikayet dilekçesinde; katılan tarafından kira bedellerinin tahsili için Dikili İcra Müdürlüğünde Celil Turgut aleyhine başlatılan icra takibine, Celil Turgut'un imza itirazında bulunduğu, bunun üzerine katılanın Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açtığını, 2014/390 Esas sayılı dosyanın 17.12.2014 tarihli duruşmasına, davalı olarak gösterdikleri Celil Turgut'un da katıldığını ancak katılanın sözleşme imzalayarak evini kiraya verdiği kişinin duruşmaya katılan Celil Turgut olmadığını söylediğini beyan etmiştir.
-
Sanık savunmasında; suç tarihinde hakkında arama kararı olduğu için Celil Turgut ismiyle kira sözleşmesini imzaladığını, ancak evden ayrılırken katılana ait eşyaları almadığını beyan etmiştir.
-
Tanık M.K. beyanında; eşi olan katılan ...'a ait daireyi Celil Turgut adı ile bildikleri sanığa kiraya verdiklerini, Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/390 Esas sayılı tahliye davasında duruşmaya katılan Celil Turgut'un kiracıları olan şahıs olmadığını, kendisini Celil Turgut olarak tanıtan şahsın gerçek kimlik bilgilerini kullanmadığını anladıklarını beyan etmiştir. Tanık H.E. beyanında; katılanın evini Celil Turgut isimli şahsa kiraya verdiğini, tahkikat evrakında ekli Celil Turgut'a ait sürücü belgesindeki fotoğrafta gördüğü şahsın katılanın kiracısı olarak bildiği şahıs olduğunu beyan etmiştir.
-
Kolluk tarafından 31.12.2014 tarihinde tutulan tutanakta, sahte isimle kira sözleşmesi düzenleme olayı ile ilgili olarak Celil Turgut isimli şahsın bulunması için yapılan araştırmada 30.10.2014 tarihinde şahsın yakalandığı ve kendilerine Celil Turgut adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, yapılan incelemede şahsın gerçek isminin ... olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
-
Belirtilen bu tutanağa istinaden Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/779 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan Dikili Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, Mahkemenin 26.02.2015 tarih ve 2014/1014 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyizde onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
Mahkeme; sanığın özel belgede sahtecilik suçunun maddi unsuru sayılan seçimlik hareketlerden bilerek suça konu sahteciliği yapmak ve bu şekilde özel belge niteliğindeki kira sözleşmesini kullanmak suretiyle katılanın evinde ikamet ederek menfaat temin ettiği, kalan kira bedelini ödemeyerek katılanı ayrıca maddi zarara soktuğu, böylece özel belgede sahtecilik suçunun maddi ve manevi unsurlarıyla oluştuğu ve ayrıca sanığın ev sahibi tarafından kullanılmak ve tahliye sırasında iade edilmek üzere kendisine bırakılan eşyaları beraberinde götürerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçeleriyle atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
-
Temyize konu kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca kişinin mükerrir sayılabilmesi için tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşmesinden sonra ikinci suçun işlenmesi gerekli olup; sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/349 Esas ve 2013/276 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün 28.09.2015 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya konu suçun bu tarihten önce işlenmiş olması nedeniyle tekerrüre esas olamayacağı, ancak sabıka kaydındaki Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/11 Esas, 2009/138 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihine göre tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
B. Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
-
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
-
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli ve 2015/179 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin "Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/11 Esas, 2009/138 Karar sayılı" ilamı olarak değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli ve 2015/179 Esas, 2015/458 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:09