Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18508
2023/1387
8 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/376 E., 2015/125 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/376 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası, hak yoksunlukları uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, çekin asıl sahibi olan Cemal Genç'in dinlenmediğine, Cemal Genç'e sanığı ya da ...' i tanıyıp tanımadığının sorulması gerektiğine, nakliyeci Süleyman Köse'ye de ...' i tanıyıp tanımadığının sorulmasına, yeterli araştırma yapılmadığına, sanığın kastının olmadığına, çekin aldatma kabiliyetinin bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Necdet Sevim'e 25 adet oto lastiği karşılığında suça konu Türkiye İş Bankası Küçükköy/İstanbul Şubesi müşterilerinden Cemal Genç firmasının 108600593222 nolu hesabına ait 20.09.2012 keşide tarihli 18.000,00 TL bedelli 3339971 nolu hamiline keşide edilmiş tamamen sahte çeki verdiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; Başar Otomotiv isimli firmaya 2011 yılından beri vekalet ettiğini ve yetkilisi olduğunu söz konusu çekin arkasındaki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu, bu çeki hal yolundan Sevim Ticaret isimli firmanın sahibi olan Necdet Sevim'den oto lastiği alması sebebi ile ciro ederek verdiğini, kendisinin bu çeki yurt dışına ticaret yapan Halil Narpa Narenciye Paketleme isimli iş yerinin sahibi olup olmadığını bilmediği ... isimli kişiden aldığını, mal yükleme telaşı nedeni ile çeki ... isimli kişiye ciro ettirmeyi unuttuğunu, ...'in açık kimliğini bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
3.Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 07.05.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre suça konu çekin sahte olarak oluşturulduğu, bu sahteliğin banka çalışanlarınca ilk başta dikkat çekmesi nedeni ile belirtilen kişilere karşı aldatma kabiliyetine haiz olmadığı ancak bunun dışında kalan kişilerce ilk bakışta ve kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmaması sebebi ile banka çalışanları dışında kalanlara karşı aldatma kabiliyetine haiz olduğu, ayrıca arka yüzündeki 2. cirantaya ait yazı ve imzaların ...'in elinden çıktığı belirtilmiştir.
4.Mahkemesince, sanığın bu meblağda bir çekin kimlik bilgilerini dahi bilmediği bir kişiden üstelik ciro da ettirmeden edinilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki çekin baştan itibaren sahte olarak düzenlenmiş bulunduğu ön yüzündeki yazı ve imzaların kime ait olduğunu bilinmediği yine sanığın çeki ... isimli bir kişiden aldığını beyan etmesine rağmen bu kişinin kimlik bilgilerini bilmediği gibi ortaya çıkması için herhangi bir çaba sarfetmediği, dolayısıyla sanık savunmalarının inandırıcı olmayıp suçtan kurtulma amacı taşıdığı anlaşılmakla, sanığın sahte olduğunu bildiği çeki yapmış olduğu alışveriş karşılığında şikayetçiye vermek sureti ile üzerine atılı bulunan resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğine dair vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/376 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 158/1 f son maddesi yerine 158/1 olarak eksik gösterilmesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/376 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/376 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün 1 nolu paragrafında yer alan "... 5237 sayılı TCK 158/1 maddesi gereğince... " ibaresinin çıkartılarak yerine "... 5237 sayılı TCK'nın 158/1 f son maddesi gereğince " ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58