Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16425
2023/1310
7 Mart 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/246 E. 2019/163 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5271 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla, 10.04.2019 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, sanığın 25.04.2019 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek ve sanığın duruşmalı inceleme talebinin yasal koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilip, duruşmasız olarak yapılan incelemede:
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli ve 2012/344 Esas, 2012/480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 58.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
-
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2012 tarihli ve 2012/344 Esas, 2022/480 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 13.12.2016 tarihli ve 2014/10515 Esas, 2016/9447 Karar sayılı kararı ile "... sanık aşamalarda değişmeyen savunmasında, suça konu çeki ... isimli kişinin kendisine kargo yoluyla gönderdiğini beyan etmiş olması ve temyiz dilekçesine ekli sürücü belgesi fotokopisi ile de şahsın gerçek bir şahıs olduğunu belgelemesi karşısında, savunmada ismi geçen şahıs temin edilip ifadesine başvurulup, gerektiği taktirde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp çek üzerindeki yazı ve imzaların sanığın ve savunmada ismi geçen şahsın eli ürünü olup olmadığı araştırılıp sonucuna sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri verilmesi kanuna aykırı..." olduğu belirtilerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
-
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2016/246 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 58.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak;" sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümünün onanması, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise; sanığın suça konu çeki 04.12.2009 tarihli bir anlaşmanın karşılığı olarak 16.03.2011 günü katılana verdiği anlaşılan olayla; açıkça görüldüğü üzere suça konu çekin sanık tarafından önceden doğan borç nedeniyle katılana verildiği cihetle ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8 69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilerek sanığın unsurları oluşmayan atılı bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğini, atılı suçu işlemediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek duruşmalı incelenmesi talebiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın Bircan İnşaat Hırdavat Emlak Turizm Taşımacılık Mobilya Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olduğu, katılan ...'in, sanık ile yapmış oldukları sözleşme gereğince bu şirkete ait binanın plastik doğrama işlerini yaptığı, sanığın bu iş karşılığında suça konu tamamen sahte olarak üretilmiş 35.000 TL bedelli çeki katılana verdiği bu suretle sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
-
Sanık, atılı suçu işlemediğini, çeki ...'in kargoyla kendisine gönderdiğini beyan etmiştir.
-
Tanık olarak dinlenen ... sanığı ve katılanı tanımadığını bildirmiştir.
-
18.03.2019 tarihli bilirkişi raporu ile: tetkike konu; Türkiye İş Bankası Ankara/Beşevler şubesinin "TR26 0006 4000 0014 2190 4681 38" Iban numaralı hesabına ait keşidecisi "Uraz Motorlu Araçları San. A.Ş." olan 10.11.2011 keşide tarihli "Osman ÇINAR" adına düzenlenmiş "3112236" çek numaralı "35.000" TL değerindeki çek muhtevasındaki yazıların ve atılı bulunan imzaların ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Mahkemece yapılan yargılamada: Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 20/03/2012 tarihli ve 2012/599 sayılı raporunda; suça konu çekin orijinal olmayıp, renkli fotokopi yoluyla külliyen sahte olarak oluşturulduğunun, çekin ön ve arka yüzündeki yazılar ile imzaların kaligrafik ve itiyadi diğer hususiyetler yönünden sanık ...'nun mukayese yazı ve imzaları ile uygunluk gösterdiğinin, suça konu çekin ön ve arka yüzündeki yazı ve imzaların, sanık ...'nun elinden çıktığının bildirildiği, sanık ...'nun suça konu çekin ... tarafından kendisine kargo yoluyla gönderildiği ve sadece şirketine ait kaşeyi kullarak ciro yaptığı yönünde savunma yapmış ise de; ''mahkemece tanık olarak dinlenen ...'in, sanığı ve katılanı tanımadığını, kimseye çek vermediğini, sanığa çek verilmesi konusunda aracı da olmadığı yönündeki beyanları ile çek muhtevasındaki yazıların ve atılı bulunan imzaların ... elinden çıkmadığına ilişkin 18.03.2019 tarihli bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulduğunda'' sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve sanık ...'nun, sahte olarak düzenlenmiş suça konu çeki bilerek verdiği, bu eylemin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, sanık ...'nun bankanın maddi varlığı olan çek kullanarak katılan ...'i dolandırdığı, bu eylemin ise aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki suçu oluşturduğu anlaşılarak sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması gerektiği kaatine varılarak temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Sanık ile katılanın yapmış olduğu 04.12.2009 tarihli sözleşmede ödemenin çek ile yapılacağının belirlenmiş olduğu bu nedenle hile unsurunun baştan itibaren bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2016/246 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Tebliğname’ye uygun, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25