Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4790

Karar No

2023/1274

Karar Tarihi

7 Mart 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/40 E., 2015/476 K.

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/40 Esas, 2015/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanın temyiz istemi; gerekçesizdir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, katılanla aralarındaki ticari münasebet nedeniyle katılan tarafından imzalanıp boş bir şekilde kendisine verilen senedi, aralarındaki ticari münasebet sona ermesine rağmen doldurmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.

  2. Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, suça konu senedi katılandan olan alacağına karşılık aldığını, senedin katılan tarafından imzalanıp kendisine verildiğini, senedi kendisinin doldurduğunu, bu esnada katılanın da yanında olduğunu, senet düzenlenirken bedel kısmını önce 4565,00 TL olarak belirlediklerini, daha sonra katılanın 2000,00 TL elden getireceğini söylemesi üzerine miktarı çizip yanına 2000,00 TL yazdığını, bu esnada kız kardeşi Neslihan'ın da yanlarında bulunduğunu beyan etmiştir.

  3. Katılan ... sanık ile aralarında bir iş sözleşmesi yapıldığını, daha sonra anlaşamadıkları için ayrıldıklarını, sanığa senet imzalayarak vermediğini, sadece boşa imzasını aldığını, senetteki yazıların kendisine ait olmadığını, sadece imzanın kendisine ait olduğunu, kendisinin sözleşmeye imza attığını zannettiğini beyan etmiştir.

  4. Suça konu senet nedeniyle sanık tarafından katılan aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün 2013/4905 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmıştır.

  5. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen uzmanlık raporunda senetteki imzanın katılan ... eli ürünü olduğu, senedin ön yüzündeki ödeme günü ve nakten ibareleri dışındaki tanzimle ilgili el yazıları ile senet meblağının rakam ve harfle yazıldığı bölümdeki düzeltme imzalarının sanığın eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. Sanık ... ile katılan ... arasında suç tarihinden öncesine dayalı ticari ilişki kapsamında bir sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bir şekilde sona ermesinden sonra sanığın daha önce katılan tarafından sözleşme zannedilerek imzalanan belgenin bono olduğu ve sanığın bonodaki bedel kısmını değiştirip ve diğer yerlerini de doldurmak suretiyle katılan aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğünün 2013/4905E sayılı dosyası ile icraya verilmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ancak 24/03/1989 tarih, 1988/1 1989/2 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararında ayrıntıları belirtildiği üzere boş senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, tüm dosya kapsamına göre katılan tarafından sunulan bir yazılı delil bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delilin de sunulmaması karşısında; sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla, beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,

2.Kabule göre de;

a) Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu olduğu gözetilip 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrası dikkate alınarak, suça konu senet aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, unsurlarının tam olup olmadığının ve aldatıcı nitelikte bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması, sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

b) 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerektiği, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği ve dosyaya konu suç tarihinin 29.08.2013 olması nedeniyle, bu hususun yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden yanlış gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

c) Suça konu senedin icra takibine konu edildiği 29.08.2013 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 17.07.2013 olarak yanlış gösterilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2014/40 Esas, 2015/476 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararhukukîtemyizincelenentevdiinesüreçv.olgularkararıngerekçesebeplerisahtecilikbozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:28:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim