Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/31740

Karar No

2023/10993

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 22.03.2016

SAYISI: 2014/353 Esas, 2016/146 Karar

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/353 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istemi; sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarının bozulmasına,

  1. Katılan vekilinin temyiz istemi; tüm sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının bozulması talebine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ... adına kayıtlı ...köyünde bulunan 122/10 parsel sayılı taşınmazda 2003 2004 2006 2007 20008 2009 2010 2011 yıllarında buğday ve nohut, 152/10 parsel sayılı taşınmazda 2006 2007 2008 2009 2010 2011 buğday, sanık ... adına kayıtlı 167/47 parsel sayılı taşınmazda 2007 2008 2009 yıllarında kayısı bahçesi bulunduğuna dair çiftçi kayıt sistemi (ÇKS) formları ile ...İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne müracaatta bulunarak doğrudan gelir desteği (DGD) ve mazot, kimyevi gübre, toprak analizi ve don afeti desteğini aldıkları, sanıkların form C belgelerinde 2003 2004 2006 2007 2008 2009 2010 2011 yılları arasında beyanda bulundukları arazilerde fiilen faaliyette bulunmamalarına rağmen ...İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne müracaatta bulunurken beyan ettikleri form C belgelerinin suç tarihi itibariyle görev yapan Kepez köy muhtar ve azaları olan sanıklar ...,..., ..., ..., ..., ... ve ...'a götürüp onaylattıkları, Kepez köyü muhtar ve azaları olan sanıkların ise, form C belgelerinde geçen arazi bilgilerini ve sanıkların beyanlarının doğru olup olmadığını incelemeksizin imzalamak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.

  1. İlgili yıllarda muhtar ve aza olan sanıklar savunmalarında; sanıklar ... ve ...'ın her yıl İlçe Tarım Müdürlüğünden aldıkları belgeleri onların doldurduğunu, kendilerinin de imzaladığını, zaten ÇKS belgesinin altında, "verdiğim bilgilerin hepsi doğrudur, bir sorumluluk varsa o da bana aittir" yazdığını, kendilerine yazılı ya da sözlü olarak bir araştırma yükümlülüğünün bildirilmediğini, sanıkların buğday, nohut , arpa ve kayısı üretimi yaptıklarını bildiklerini ancak hangi ada ve parselde hangi ürünün ekip dikildiğini bilmediklerini; sanıklar ...ve ... ise savunmalarında; belirtilen parsellerde nohut, arpa ve kayısı yetiştirdiklerini, bu arazilerin parsel numaralarını bilmediklerini bir karışıklık veya yanlışlık neticesinde destekleme alınmış olabileceğini, suç işleme kasıtlarının olmadığını beyan etmişlerdir.

  2. Ziraat Mühendisi tarafından düzenlenen 07/04/2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanık ... adına kayıtlı, 122/10 numaralı parselin kuru tarım arazisi olduğu halde 2003 2011 yılları arasında (2005) yılı hariç aralıksız olarak ekim yapıldığının beyan edildiği, 152/10 numaralı parselde de aynı şekilde 2006 2011 yılları arasında aralıksız ekim yapıldığı, sanık ... adına kayıtlı 167/47 numaralı parselin kuru tarım arazisi olduğu halde 2007 2008 2009 yıllarında kayısı bahçesi olarak beyan edildiği ve sanıkların beyanlarının doğru olmadığının belirtildiği görülmüştür.

4.... Kriminal Polis Laboratuvarı Dairesi Başkanlığının 14.11.2013 ve 24.09.2014 tarihli ekspertiz raporlarında; ... ve ... adına düzenlenmiş 21/05/2009 tarihli C Arazi Bilgileri formları üzerinde, hakkında ek takipsizlik kararı verilen ... adına atılı bulunan imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı ve 2007 2008 yıllarına ait arazi bilgilerini gösteren sanıklar ... ve ... adına düzenlenmiş C Arazi Bilgileri formlarındaki imza ve yazıların sanıklar ... ve ...'nin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.

  1. Mahkemece suça konu belgeler üzerinde yapılan gözlemde; aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu belirtilmiştir.

  2. Mahkemece, tüm dosya içeriğine göre, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca çıkartılan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği hükümlerine göre Tahkim Komisyonlarınca görevlendirilecek tespit ve keşif komisyonlarınca, taşınmazların çiftçiler tarafından beyan edilen nitelikte ekili ve dikili olup olmadığı, bu kapsamda gerçeğe uygun beyanda bulunup bulunmadıkları, beyan edilen taşınmazların nicelik ve niteliklerinin Çiftçi Kayıt Sisteminde ve tapudaki kayıtlarla örtüşüp örtüşmediğinin tespitinin yaptırılmasının Tahkim Komisyonlarına ait olduğu anlaşıldığından bu hususta basit bir araştırma ile tespit edilmesi mümkün olan gerçeğe aykırı durumun idari mercilerce tespit edilmemesi ve denetim eksikliği neticesinde zarar oluşmuş ise bunun sorumluluğunun sadece beyanda bulunan sanıklara yükletilmesinin hakkaniyet kuralları gereğince hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçu ile muhtar ve aza olan sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından beraat, 21.05.2009 tarihli C Arazi Bilgileri formları ile 2007 2008 yıllarına ait arazi bilgilerini gösteren sanıklar ... ve ... adına düzenlenmiş formlardaki yazı ve imzaların sanıklar ... ve ... ile dava dışı ...'ın eli ürünü olmadığını belirten uzmanlık raporları dikkate alınarak sanıklar ... ve ...'ın savunmalarına itibar edilmeyeceği gerekçesiyle her iki sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Cumhuriyet savcısının 22.03.2016 tarihinde tüm sanıklar aleyhine yaptığı temyiz başvurusundan, 21.04.2016 tarihli dilekçe ile tüm sanıklar lehine vazgeçtiği anlaşılmakla, sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin temyizine hasren inceleme yapılmıştır.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla hazırlanan belgelerin sunulduğu kurum olan İlçe Tarım Müdürlüğünün sanıklar tarafından doldurulan formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırma, yerinde tespit etme ve sonucuna göre prim desteğinden kişiyi faydalandırma veya faydalandırmama görevlerinin bulunması, sanıkların İlçe Tarım Müdürlüğünün denetleme olanağını ortadan kaldıran hileli herhangi bir davranışının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair delil elde edilemediği, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, temyize konu hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafii, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

  1. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Suç tarihinin, sanık ... adına düzenlenmiş, dava dışı muhtar ... adına atılı bulunan imzanın sahte olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilen C Arazi Bilgileri Form tarihi olan 21.05.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

  1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden

Köy muhtarı ve azası olup kamu görevlisi olan sanıkların, yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın, doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunan diğer sanıkların belirtilen miktarda araziyi işlediklerine ilişkin belgeler düzenlemelerinden ibaret eylemlerinin bütünüyle "görevi kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 257 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Sanık ...'ın 04.07.2020, sanık ...'nun ise 11.02.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/353 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararlarında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafii, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Değişen Suç Vasfına Göre Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/353 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan ve olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ... Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/353 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararsahteciliğidüşmesinev.süreçzararınaresmidolandırıcılıkgörevlisinintemyizkurumtevdiinehukukîsahtecilikkuruluşlarınınolgularonanmasınasebeplerigerekçevekamubozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim