Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/10818

Karar No

2023/10749

Karar Tarihi

21 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/320 E., 2021/541 K.

SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/777 Esas, 2015/816 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrasının delaleti ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/777 Esas, 2015/816 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2020/7310 Esas, 2021/4294 Karar sayılı kararı ile suç niteliğinin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi kapsamında kaldığı, sanığın ikinci kere mükerrir olduğunun belirtilmemesi, kabule göre ise suç adının "iftira" olarak yazılması, sanık hakkında eksik ceza tayini nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  3. ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/320 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ile infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık temyizinde özetle; suçun mağdurunun bulunmadığı, daha önce beraat ettiği, tekrar beraat kararı verilmesini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. İddianamede özetle; sanığın yanında M.K. ile birlikte minibüs durağındaki mağdur ...’un yanına gidip, yerde cüzdan bulduğunu söyleyerek içinde sahte bilezik, iki adet 1 doları göstererek, "bölüşelim" dediği, mağdur ...’u ikna etmeye çalıştığı, ısrar ettiği, mağdur ...’un polisi araması üzerine M.K.nın yanlarına geldiği, cüzdan bana ait diyerek taksiyle ayrıldıkları, mağdurun polise ihbarı sonucu sanıkla M.K.nın yakalandıkları, sanıkla M.K.'nın mağdur ...’u dolandırmaya teşebbüs ettikleri, sanığın yakalandığında kendisini amcasının oğlu mağdur ... olarak tanıttığı, savunmasına göre mağdur ...’e ait kendi fotoğrafını yapıştırdığı ele geçmeyen kimliği kullandığı, bu sebeple mağdur ...' nın soruşturma ve kovuşturma aşamasında şüpheli ve sanık durumuna düştüğü yargılama sonucu beraat ettiğinden bahisle sanığın cezalandırılması istenmiştir.

2.Sanık özetle; cezaevi firarisi olduğunu, mağdur ...’in nüfus cüzdanını gizlice alarak fotoğrafını değiştirdiğini, polis yakaladığında üzerinde mağdur ... adına nüfus cüzdanı olduğunu, görevlilerin kimlik bilgisini buna göre düzenlediğini, yakalama emri olduğu için gerçek kimliğini açıklamadığını, bilahare nüfus cüzdanını kaybettiğini, mağdur ...’u dolandırma kastı olmadığını savunmuştur.

  1. Mağdurun sanık sıfatı ile yargılandığı dosyada dava dışı Yusuf adlı mağduru dolandırma suçundan beraat ettiği ve beraat kararının kesinleştiği görülmüştür.

  2. Mahkemece, sanığın, resmi belgede sahtecilik ve mağdur ...'a karşı dolandırıcılık suçlarından beraatine bozma öncesinde verilen hükümlerin kesinleştiği, sanığın bozma sonrasında yukarıda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE

  1. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması, verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahati oluşur. Somut olayda, sanığın, dolandırıcılığa teşebbüs suçundan yakalandığında mağdurun kimlik bilgilerini kullandığı, mağdurun dolandırıcılığa teşebbüs suçu ile yargılandığı ve beraat ettiği, sanığın dolandırıcılık suçundan beraat etmesinin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşmasına engel teşkil etmediği, bu suçun oluşabilmesi için failin, mağdurun adı ile soruşturma yapılmasına neden olmasının yeterli olduğu anlaşıldığından, 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 267 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerekliliği gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

  2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu bakımından 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on birinci fıkrasına eklenen "seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluğu,

  3. Kabule göre ise;

a) Tekerrüre esas alınan ilamda da sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığı, bu nedenle sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından, bozma konusu Mahkeme kararının sadece sanığın temyizi üzerine bozulması nedeni ile sanığın kazanılmış hakları da gözetilmek sureti ile sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun hükümde belirtilmesi gerekliliği,

b) Tekerrüre esas alınan ilamın esas ve karar numaralarının hüküm fıkrasında belirtilmemesi nedenleriyle,

Sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/320 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyalandüzenlenmesindehukukîtemyizbeyanbelgeninv.süreçtevdiineolgulargerekçesebepleribozulmasınaresmi

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:36:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim