Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/705
2023/10291
18 Aralık 2023
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/784 Değişik İş
SUÇ: Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
İNCELEME KONUSU
KARAR: İtirazın reddi kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan ... 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/185 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/784 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.11.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.11.2022 tarihli ve 2022/19176 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB 2022/151128 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB 2022/151128 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15 487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanığın, yetkilisi olduğu şirkete ait 2015 yılına ilişkin defter ve belgeler katılan kurum tarafından yapılacak incelemeye esas olmak üzere usulüne uygun tebligatla kendisinden istendiği halde, söz konusu defter ve belgeleri süresinde ibraz etmeyerek üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde yer alan, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26 ve 27 nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar. Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir. Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Somut olayda, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Kocatepe Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından sanık adına çıkarılan defter belge isteme yazısına ilişkin tebligatın, sanığın bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan Yönetmeliğin 25. maddesi gereğince 23/08/2017 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği, anılan tebligat parçası incelendiğinde, muhatabın adresinde bulunmadığından bahisle kayınbiraderi olan Veli Ekici'ye tebliğ edildiği, ancak muhatabın adresinde bulunamaması üzerine adresinden geçici süreli olarak mı yoksa sürekli mi ayrıldığına ilişkin tebligat işlemini yapan görevli tarafından durumu açıklar şekilde bir tespit yapılmadığı gibi sanığın da 10/04/2019 tarihli mahkemede alınan savunmasında kendisine defter ve belgelerin ibraz edilmesi konusunda herhangi bir bildirim yapılmadığını ve söz konusu tebligattan haberdar olmadığını beyan etmesi karşısında, defter belge isteme yazısına ilişkin olarak sanığa yapılan tebligat işleminin anılan mevzuat gereğince usûlüne uygun olarak yapılmadığı anlaşılmakla, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2 a maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
... 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/185 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
-
... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/784 Değişik İş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazların reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB 2022/151128 sayılı Tebliğnamesinde; "...atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2 a maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/185 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2021 tarihli ve 2021/784 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması talep olunmuştur.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2 37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487 151 sayılı kararında; ...mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak; CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının; "Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.", şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur. Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir..." denilmektedir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, sanık hakkında suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmesi gerektiği nedenine dayanmakta ise de isteme konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olması ve hükmün içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedenleriyle kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41