Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/28908

Karar No

2023/10246

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/44 E., 2015/611 K.

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, 5809 sayılı Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) Aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi ret, kısmi onama

Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

  1. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayıl Kanun) aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

  2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü, 62 nci, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

  3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık temyiz hakkını kullanmak isteğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde katılan ...'a ait nüfus cüzdanını ele geçirip fotoğraf değişikliği yapmak suretiyle tahrifat yapan sanık ...'ın oluşturduğu sahte nüfuz cüzdanı ile... İletişim ve Ringa İletişim isimli iş yerlerine başvurarak kendisini ... olarak tanıttığı ve katılan adına 0543 *** ** 75, 0543 *** ** 10, 0544 *** ** 00, 0543 *** ** 00, 0545*** ** 00 numaralı GSM hatlarına ilişkin abonelik sözleşmeleri ile taahhütname belgelerini imzalayıp cihaz kampanyasından faydalanarak birden fazla cep telefonu satın aldığı, bu şekilde sanığın yüklenen suçları işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, her ne kadar sanık sahte nüfus cüzdanını kullandığını kabul etmesine rağmen katılan adına sahte abonelik sözleşmeleri düzenlemek suretiyle iddia konusu GSM hatlarını ve cihazları almadığını beyan etmiş ise de, suça konu abonelik sözleşmeleri ve ekinde yer alan belgelerde yer alan yazıların ve imzaların katılan ...'a ait olmadığına, 0544 *** ** 00, 0543 *** ** 00, 0545*** ** 00 numaralı hatlara ilişkin abonelik sözleşmelerinde yer alan imzaların sanık ...'ın eli ürünü olduğuna dair BLG 2014/2596 ve 2015/1662 sayılı uzmanlık raporları ile ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği suretiyle sahtecilik yapıldığı ve iğfal kabiliyetini haiz olduğuna dair uzmanlık raporunun kapsamı ile suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yapılan gözlem neticesinde edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilip sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararlarının verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. 5809 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin reddi gerekmektedir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

  3. Gerekçeli karar başlığında "01.06.2015" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin "02.05.2014" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232 250 sayılı, 09.10.2012 tarihli, 2011/8 335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 131 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Fotoğraf, nüfus ve uluslararası aile cüzdanında bu alan için ayrılmış olan çizgilerin dışına taşmayacak ebatlarda kesilerek yapıştırılır." ve aynı Yönetmelik’in 130 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay yıldıza doğru uygulanır." şeklindeki düzenlemeler karşısında; gerek uzmanlık raporunda, gerekse mahkemece yapılan gözlem ile fotoğraf üzerinde mühür izi bulunmadığı, nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi, sanık hakkında suça konu nüfus cüzdanı nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2014 tarihli ve 2014/9810 esas sayılı iddianamesi ile ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanında fotoğraf değişikliği suretiyle sahtecilik yaptığı iddiasıyla kamu davası açıldığı, bozma üzerine fotoğraf üzerinde mühür izi bulunmadığından yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğine haiz olmadığı gerekçesi beraat kararı verildiği ve Dairemizin 2023/4700 esas sırasına kayıtlı olduğu, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının mükerrer olduğu, aynı zamanda hükme esas alınan sanığın, şikâyetçiye ait kimlik bilgilerini kullanarak şikayetçinin bilgisi ve rızası dışında adına 5 adet abonelik sözleşmesi düzenletmesi eyleminin, suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilerek sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, zincirleme suç kapsamında değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması,

  2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen "Dava ve Cezaların ertelenmesi" başlıklı geçici 7 nci madde ile "Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir." hükmü gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

  3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,

  4. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün gerekçesinde "Resmi belgede sahtecilik eylemi subüta ermekle TCK 158/1 d maddesi gereğince eylemin işleniş şekline göre takdiren asgari hadden ceza tayini suretiyle cezalandırılmasına, sanığın bu eylemini 28.04.2014, 29.04.2014,.01.05.2014 ve 02.05.2014 tarihlerinde olmak üzere zincirleme olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından TCK'nın 43 maddesi uyarınca verilen ceza takdiren ¼ oranında artırılmasına, sanığın yargılama aşamalarındaki hal ve tavırları ile samimi ikrarı da dikkate alınarak verilen cezadan TCK nun 62. Md uyarınca indirim yapılmasına, sanığa verilen adli gün para cezasının bir günü TCK nun 52/2 mad uyarınca sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak takdiren 20 TL hesabı ile adli para cezasına dönüştürülmesine," denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye ve karışıklığa sebebiyet verilmesi,

Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. 5809 sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 Tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 Tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 Tarihli ve 2015/44 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararırına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekararv.süreçaraçsuretiylereddineresmidolandırıcılıktemyizkurumtevdiineolarakkanunu'naaykırılıkhaberleşme(5809hukukîolgularkuruluşlarınınonanmasınasebeplerigerekçesayılıkullanılmasıvebozulmasına5809kanun)kamusahtecilik

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim