Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11713
2021/9932
8 Kasım 2021
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
Hükmolunan cezanın türü ve miktarı itibarıyla koşulları bulunmadığından, sanık müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı CMK’nin 299/1. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Suç tarihinde ... Emniyet Müdürlüğü Personel Şube Müdürlüğünde baş polis memuru olarak görev yapan sanığın, herhangi bir talep olmamasına rağmen kendisine verilen şifre ile sisteme giriş yaparak oluşturduğu birden çok mermi satın alma belgesinin çıktısını alarak, kurumda bulunan orijinal mühür ile mühürledikten sonra, bir kısmını belgelerde imzası bulunması gereken emniyet müdürlerine imzalattığı, bir kısmında ise bu kişilerin yerine sahte olarak imza attığının iddia ve kabul olunduğu olay da; 5237 sayılı TCK'nin 204/2. maddesinde yer alan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçunun özgü suç niteliğinde olduğu ve kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi halinde bu madde hükmüne göre cezalandırılabileceği, sanığın suça konu mermi satın alma belgelerini imzalama görev ve yetkisinin olmadığı, eylemin TCK'nin 204/1, 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nin 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun’un 304/2 a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmesine, 08.11.2021 tarihinde Üye ... ile Üye ...’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.
Sayın çoğunluğun TCK'nin 204/2 maddesinde yer alan "Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği" suçunun özgü suç niteliğinde olduğu, kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemesi halinde bu madde hükmüne göre cezalandırılabileceği, sanığın suça konu mermi satınalma belgelerini imzalama görev ve yetkisinin olmadığı, bu nedenle eyleminin TCK'nin 204/1, 43/1 maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı yönündeki bozma düşüncesine iştirak etmek mümkün bulunmamıştır.
Zira; Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş farklılığı, sanığın eyleminin TCK’nin 204/1 maddesi kapsamında “Resmi Belgede Sahtecilik” suçunu mu yoksa TCK’nin 204/2 maddesi kapsamında “Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği” suçunu mu oluşturduğu hususuna ilişkindir.
Sanık hakkında kamu davasına konu edilen somut olay; 2008 – 2012 yılları arasında ... İl Emniyet Müdürlüğü Personel Şube Müdürlüğünde Baş Polis Memuru olarak görev yapan sanığın, görev ve yetkisi dâhilinde kendisine verilen şifre ile sisteme girip, ilgilisinin talebi halinde zati silahı için mermi satın alma hakkı bulunup bulunmadığının kontrolü, var ise buna ilişkin ‘Mermi Satın Alma Belgesi’ düzenleme görevi kapsamında; bilişim sistemine girip talep ve bilgisi olmayan polis memurları için içeriği itibarıyla sahte olarak düzenlediği mermi satın alma belgelerinin çıktısını aldıktan sonra bunları kurumun orjinal mühürü ile mühürleyip bunlardan bir kısmını belgelerde imzası bulunması gereken Emniyet Müdürüne anılan kişiyi yanılgıya düşürerek imzalattığı, bir kısmında ise Emniyet Müdürünün imzasını taklit ettiği, bu suretle değişik av bayilerinden farklı zamanlarda toplamda 125 kez çok sayıda mermi satın aldığı hususudur.
Somut olayda; sanığın, talepte bulunan polis memurları yönünden mermi satın alma belgelerinin içeriği ile ilgili yazım görevinin bulunduğu, bu amaçla sisteme giriş yetkisi kapsamında kendisine özel bir şifre verildiği, mermi talep belgesinin içeriğinin kayıtlara uygun ve doğru olarak hazırlanması hususunda görevlendirildiği hususu ile içerik itibarıyla sahte oluşturduğu mermi satın alma belgelerini yetkili ve görevli amirine imzalattığı veya imzasını taklit ettiği, ya da ilgili amirin başka belgelerdeki imzalarını tarama, fotokopi v.b yöntemlerle bu belgelere taşıyarak mermi satın alma belgelerini sahte olarak oluşturduğu şeklindeki oluş ve kabulde Sayın çoğunluk ile aramızda görüş ayrılığı bulunmamaktadır.
Öte yandan özellikle sanığın ... Emniyet Müdürlüğünde kendisine verilen şifre ile sisteme girerek talebi olmayan polis memurları ile ilgili oluşturduğu mermi satın alma belgelerinin çıktısını aldıktan sonra bunları kurum mühürü ile mühürleyip iş yoğunluğu nedeni ile yanılgıya düşürdüğü Emniyet Müdürlerine imzalattığı belgeler yönünden belgelerde içerik sahteciliği dışında fiziki bir sahteliğin bulunmadığı ve mermi satın alma belgelerinde imzası bulunması gerekli amirler tarafından sanığın yanılgıya düşürmesi nedeniyle mermi satın alma belgelerinin imzalanarak belgenin tamamlandığı da nazardan uzak tutulmamalıdır.
Dosyada tartışılması gereken, sistemdeki kayıtları kontrol ederek mermi satın alma hakkı bulunup bulunmadığının kontrolü ile var ise buna ilişkin mermi satın alma belgesini sistemden çıktı almak suretiyle hazırlayıp yetkili amire imzaya açma görevi bulunan sanığın, içerik itibarı ile mermi satın alma belgesini sahte olarak hazırlayıp bunu imzalatma ya da imzasını sahteleştirme eyleminin TCK’nin 204/1 maddesi kapsamında mı yoksa TCK’nin 204/2 maddesi kapsamında mı kaldığı hususuna ilişkin olarak Dairemizin 17.05.2007 gün ve 2006/8904 Esas, 2007/3496 Karar sayılı içtihadı konunun aydınlatılması bakımından önemlidir. Anılan ilamda; "Lisede mutemet olarak görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu ek ders ücret çizelgesi ve bordrolarını tanzim ederek tahakkuk memuru ve ita amiri olan okul müdür ve yardımcısına imzalattıktan sonra fazladan yazdığı ek ders ücretlerinin alınması olayında eyleminin 765 sayılı TCK'nin 339/1 ve 5237 sayılı TCK'nin 204/2. maddesindeki suçu oluşturduğu" kabul edilmiştir. Hemen ifade etmek gerekir ki emsal olayda sanığın bordroları düzenleyemeye yetkili olması ve imzalamasına da vurgu yapılmış olmakla birlikte belgenin tamamlanmış olması için tahakkuk memuru ve ita amirinin imzasının bulunması da gerekli olup somut olayda içtihata konu olaydan farklı olan husus sanığın imzasının olmamasıdır. Ancak temyize konu olayda görevli olan sanık sisteme kendisine bu amaçla verilen şifreyi girerek içeriği itibarıyla sahte belgeleri hazırladığının göz ardı edilmemesi gereklidir.
Somut olayda zati silah için mermi satın alma belgesi düzenlenmesi işleminde sitemdeki kayıtların kontrolü ile doğru içerikli belgenin hazırlanmasının sanığın mutlak görevi kapsamında kaldığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Sanık görevi kapsamında bir kısım belgeleri hem içeriği hemde amirinin imzalarını taklit etmek suretiyle, hem fiziki hemde içerik itibarıyla sahte olarak düzenlemiş; kısmen de fiziki sahtecilik yapmadan içeriği sahte belgeyi görevli amirine imzalatmak suretiyle fiziki sahtecilik yapmadan içerik sahteciliği yapmak şeklinde sübuta eren eyleminin TCK’nin 204/2, 43/1 maddeleri kapsamında kaldığının kabulü gereklidir. Dolayısıyla mahkemenin suç vasfına yönelik belirlemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükmün onanması gerektiği görüşü ile Sayın çoğunluğun sanığın eyleminin TCK’nin 204/1 43/1. maddesi kapsamında kaldığı yönündeki yönündeki bozma görüşüne katılmamız mümkün bulunmamıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:06:04