Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/25367
2021/13807
28 Aralık 2021
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Dolandırıcılık
Katılan vekilinin duruşma istemi 5271 sayılı CMK'nin 299. maddesi kapsamında uygun görülmediğinden incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Katılan ...'a ait ... ilçesinde bulunan ... isimli iş yerinin arsasının satılıp parasının yurt dışında fonlarda değerlendirilmesi ve yüksek kazanç elde edileceği düşüncesi ile sanıkların katılanla görüştükleri, katılanın ikna olması üzerine öncelikle sanık ..., tanık ... ve tanık ... tarafından arazi satımından elde edilen 950.000 Euro paranın katılanın bilgisi ve rızası dahilinde ...'e götürüldüğü, burada sanık ... ile buluşularak yatırımcı firma olduğu söylenen ... şirketi adına hareket ettiğini düşündükleri kişilerle görüşülüp görüşmeye gelen kurye olduğu belirtilen kişiye elden katılana ait olan 950.000 Euro paranın teslim edildiği ancak katılana ait paranın ve kendisine vaat edilen kazancın verilemediği gibi sözleşme olarak imzalanan belgelerde kullanılan kağıtların ve kaşelerin sahte olduğunun belirtildiği, sanıkların bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
Katılan ve tanıkların beyanları, sanıkların savunmaları ile tüm dosya kapsamından; sanıklar ..., ... ve ...'ın birlikte hareket ederek katılanın ... ilçesindeki gayrimenkulünün yeteri kadar gelir getirmediği, yurt dışı finans kurumlarının yüksek getirileri bulunduğuna inandırarak 2.750.000,00 TL’ye sattırmak ve bu satışa aracılık etmek suretiyle elde edilen yaklaşık 1.000.000,00 Euro paranın Almanya’da finans kurumu olarak faaliyet gösteren ... şirketine yatırılmasında gerekli olduğu söylenerek öncelikle 50.000,00 Euro paranın 12.04.2011 tarihinde Almanya’da ... Bank’a ait alıcısı ... olan hesap numarasına yatırıldığı daha sonra da ... şirketine finans hesabı açılması için katılandan 950.000,00 Euro parayı aldıkları anlaşılmakla; T.C. Adalet Bakanlığı aracılığı ile İsviçre Devletinden yapılan adli yardım talebi üzerine gönderilen cevap yazısına göre, sanıkların baştan itibaren katılandan alınan paranın banka aracılığı ile ... şirketinin hesabına yatırılacağının belirtilmiş olması ve bu paranın şirket hesabına yatırılmadığının 06.11.2015 tarihli İsviçre Konfedarasyonu ... Denetimi Kurumu tarafından bildirilmiş olması nedeniyle dosya kapsamında fotokopileri bulunan 20.04.2011 tarihli ... bankasına ait 25.000.000,00 Euro bedelli teminat mektubu ile 950.000,00 Euro paranın yatırıldığına dair sahte belgelerin banka veya kredi kurumunun maddi varlığından olması nedeniyle sanıkların sübut bulan eylemlerinin TCK’nin 158/1 f. maddesinde düzenlenen “Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturması karşısında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahkumiyetlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerinin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nin 302/2, 304/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmesine, ilk derece mahkemesinin kararına yönelik aleyhe istinaf bulunmadığı da gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nin 283/1. maddesi gereğince sonuç ceza bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.12.2021 tarihinde Yargıtay Üyesi ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile uyuşmazlığımız suçun sübutuna yönelik olmayıp, vasıflandırılmasına ilişkindir.
Sayın çoğunluk, sanıkların subut bulan eylemlerinin TCK'nin 158/1 f maddesindeki “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle” dolandırıcılık suçunu oluşturdugunu kabul etmektedir.
Sanıklar ... ve ...’nin katılana merkezi İsviçre ülkesinde bulunan ... Finance Trustee (...) A.G'nin bir yatırım fonu aracı firması olduğunu, bu firma ile yatırım sözleşmesi yapıldığında 950.000.00 Euro olan parasını 4 ile 6 hafta içinde 8'e 9'a katlayarak alacağını, “...” olarak isimlendirilen bu fonlama işlerinin aracı yatırım kuruluşları aracılığı ile yapıldığını, anılan yatırım fonu aracı firmasının Almanya ülkesindeki temsilciliğiyle bir avukat aracılığıyla işlem yapılmasının güvenceli olduğu, bu sebeple Almanya ülkesinde avukatlık yapan Av. ...'ın kendisine yardımcı olacağını belirttikleri, katılanın sanık Av. ... ile de görüştüğü, bilgi aldığı, sonrasında bir danışmanlık sözleşmesi de imzalayarak ikna olduğu; böylece sanıkların katılanı banka veya kredi kuruluşlarının maddi varlığı olan herhangi bir belge ibraz etmeksizin ikna etmek suretiyle 18.04.2011 tarihinde 950.000.00 Euro'luk menfaati elde ettikleri, menfaati temin etmelerinin sonrasında katılana 20.04.2011 tarihli sahte teminat mektubu ile paranın yatırıldığına dair sahte makbuzu hilelerini güçlendirmek amacı ile sundukları anlaşılmaktadır.
TCK'nin 158/1 f maddesindeki banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kulanılması suçundan söz edilebilmesi için dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması ya da banka veya kredi kurulularına ait maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.
Özetlenen ve kabul edilen olayda ise. iddianamede haksız çıkar olarak belirtilen 950.000.00 Euro’yu sanıklar 18.04.2011 tarihinde elde ettikten sonra, hilelerini güçlendirmek ve katılanın kendilerini şikayet etmemesini sağlamak için kendisine sahte oluşturulmuş belgeleri ibraz ettikleri, ayrıca bir yatırım fonu aracı firması olan ... AG'nin TCK'nin 158/1 f maddesinde belirtilen bir banka veya kredi kuruluşu niteliğinde olmadığı da açıktır.
Açıklanan sebeplerle; sanıkların iştirak halinde TCK'nin 157/1 maddesindeki basit dolandırıcılık suçunu işledikleri düşünüldüğünden, ilk derece mahkemesinin suç vasfına yönelik tespiti isabetli olup Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerin bu sebeplerle bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun eylemin nitelikli dolandırıcılık olduğu yönündeki bozma gerekçesine katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:33