Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13481

Karar No

2024/992

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/372 E., 2023/387 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 01.05.1984 13.08.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak durak denetimi görevlisi olarak çalıştığını, son ücretinin 1.800,00 TL olduğunu, işçilik alacağının tahsili için Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2013/524 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın yapılan yargılaması sırasında hizmet tespiti davacı için süre verildiğini, bu nedenle hizmet tespiti davasını açtığını, davalı tarafça çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğini belirterek, sigortasız çalıştığı 01.05.1984 13.08.2011 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davalı şirketin 11.09.1992 tarihinde kurulduğunu, bu nedenle davacının bu tarihten önce çalışmasının mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği işlemlerin İETT Genel Müdürlüğü tarafından belirlendiğini, davacının çalışmasının davalı şirketle herhangi bir irtibatının bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 18.10.2018 tarihli ve 2013/1017 E., 2018/520 K. sayılı kararı ile "... Getirtilen ticaret sicil kayıtlarından, SGK kayıtlarından, hizmet cetvelinden, dosyadaki diğer tam kayıt ve belgelerden; davalı şirketin, ana sözleşmesinin tescil tarihinin 11.09.1992 tarihi olduğu, tespit istenen dönem itibariyle davalı işyeri tarafından herhangi bir bordro verilmediği, işyerinin 13.05.2009 tarihinden itibaren kanun kapsamına alınmış olduğu, davacının tespit istenen dönem itibariyle Kuruma bildirilen herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, tespit istenen dönemde davalı işveren tarafından, davacıya yapılan herhangi bir ödemenin tespit edilmediği, davacı tarafından işçilik alacakları için Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2013/524 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davanın derdest olduğu, bu dosyanın yargılaması sırasında taraf tanıklarının dinlenmiş olduğu, davacı tarafından sunulan davacı için davalı şirket tarafından düzenlenen ve tanıtım kartında davacının durak denetim görevlisi olarak belirtildiği, Kurum tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 20.04.2009 tarihli durum tespit tutanağında, işyerinin tescilsiz olduğunun, davacının işyerinde seyyar durak denetim görevlisi olarak çalıştığının tespit edildiği, gelen müzekkere cevabından .... nolu davacı tarafından kullanılan telefon hattının davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya celbedilen tüm kayıt ve belgelerden, tanık beyanlarından, tüm dosya kapsamından, taraf tanıkları, komşu işyeri tanık beyanlarından davacının 11.09.1992 13.08.2011 tarihleri arasında durak denetim görevlisi olarak sigortasız şekilde dönemin Kurum taban ücreti ile çalışmış olduğu kabul edilerek, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı taraf her ne kadar 01.05.1984 10.09.1992 tarihleri arasında da çalışmış olduğunu, iddia ederek, bu dönemdeki hizmetlerinin de tespitini talep etmiş ise de işçilik alacağı davasına ilişkin Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2013/524 Esas sayılı dosyasında bulunan ve SGK tarafından düzenlenmiş olan 20.04.2009 tarihli durum tespit tutanağında durakta çalıştığı tespit edilen davacı ve diğer çalışanların, davalı şirketin daha önce ... Belediyesi Halk Otobüsü Çalışanlar Derneği olarak faaliyet gösterdiğinin tespit edilmiş olması dikkate alınarak, bu döneme kadar olan çalışmalar yönünden husumetin ... Belediyesi Halk Otobüsü Çalışanlar Derneği'ne yöneltilmesi gerektiği kabul edilerek, 18.10.2018 tarihli celse de davacı vekiline bu hususun sorulması üzerine bu derneğe karşı birleştirme talepli ek dava açılmayacağının beyan etmiş olduğu" gerekçesiyle;

"1 Açılan davanın kısmen kabulü ile,

Davacının, davalı işverenlik yanında 11.09.1992 13.08.2011 tarihleri arasında aralıksız olarak hizmet akdi ile sigortasız şekilde fiilen prime esas Kurum taban ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine" karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dinlenmesi lazım gelen tanıkların dinlenmediğini, davacının davasını ispatlayacak kesin delillerin dosyaya sunulmadığını, yeterli ölçüde delil toplanmadığını, bu tür hizmet tespiti davalarının Yargıtay ilamında belirtilen şekilde özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, dinlenen tanıkların bordro tanığı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde izah ettiği üzere .... Şirketinin, Anadolu yakasında çalışan Özel Halk Otobüsü taşımacısı 308 esnaf tarafından 11 Eylül 1992 tarihinde kurulan bir tüzel kişilik olduğunu, müvekkili şirketin sadece ortaklar adına vekaleten organizasyon ve koordinasyonu yaptığını, davacının 1984 yılından beri çalıştığını iddia ettiğini, oysa müvekkili şirketin 1992 yılında kurulduğunu, Borçlar Kanunu hükümlerine göre vekil tarafından yapılan işlemlerin vekil edeni bağlayacağını, dinlenen davacı tanıklarının da "kahyaların işe alınmalarına otobüs sahiplerinin karar verdiklerini ve ücretlerini araç şoförlerinin ödediğini" beyan ettikleri, dosyaya sundukları dava konusu ile benzer olan alacak davalarında Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2012/22856 Esas, 2013/14792 Karar sayılı ilamı ile "davacının ücretini otobüs şoförlerinden aldığı, taraflar arasında iş sözleşmesi olmadığını belirterek davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini" belirttiğini, tüm Halk otobüslerinin çalışma esasları ile güzergahlarını İETT'nin belirlediğini ve denetlediğini, yaptırım gücünün İETT'ye ait olduğunu, .... ile yapılan kurumsal hat sözleşmesi kapsamında alınan hatların talep doğrultusunda otobüs sahiplerine dağıtıldığını, otobüs sahiplerinin bu hatları diledikleri kişilere verdiklerini, bilirkişinin hatalı değerlendirme yaptığını, emniyet tarafından tespit edilen tanıkların hiçbirinin müvekkili şirketi bilmediğini, müvekkili şirketin maliki veya işletmecisi olduğu hiçbir otobüs olmadığını, otobüs sahiplerinin kendi nam ve hesabına bu işi yaptıklarını, otobüs şoförlerinin de otobüs sahibine bağlı olduğunu, diğer dosyalara sunulan bilirkişi raporunda taraflar arasında iş ilişkisinin kurulduğunun kabul edilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, sonuç olarak müvekkili şirket ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi kurulduğuna dair hiçbir somut delil bulunmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.07.2020 tarih ve E.2019/3, K.2020/955 sayılı kararı ile " ...Eldeki dosyada dinlenen tanık .....'nin hizmet cetveline göre 01.04.1986 06.01.2006 tarihleri arasında İETT den hizmetinin bildirildiği, bu tanığın davacının çalışmalarını davacının iddia ettiği şekilde doğruladığı, emniyet tarafından tespit edilen ...'in Fevzi Paşa, Caddesi Fatih ... adresinde kurulu işyerinden 01.06.2000 13.07.2015 tarihleri arasında sigorta bildiriminin yapıldığı, Kurum denetimi sırasında tutulan tutanakta da davacının çalıştığı durak adresinin "Fevzi Paşa Caddesi" olarak belirtildiği, bu tanığın da davacının çalışma sürelerini kendi çalışma süresine ilişkin olarak doğruladığı, davalı ... olarak dinlenen ...'ın 1999 2006 yılları arasında....unvanlı .....işyerinden bildiriminin bulunduğu, bu tanığın 2006 yılından sonra Bağ Kur sigortalılığının bulunduğu, tanık .....'ın da beyanında davacının durak denetim görevlisi olarak çalıştığını belirttiği, dava dosyasında dinlenen tüm davacı tanıkları, davalı tanıkları ve komşu işyeri tanıklarının ortak beyanlarından davacının tespitine karar verilen sürede davalı şirkete ait durak işyerlerinde kesintisiz olarak çalıştığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 24.03.2022 tarih ve E.2022/2767, K.2022/4274 sayılı kararında; "... Mahkemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, özel halk otobüslerini koordine ettiğine göre, kabule konu dönemde davacının çalıştığı duraklarda kullanılan halk otobüsleri ile bu araçların sahipleri ve şoförleri tespit edilmeli, bu kişilerin tanık olarak beyanları alınmalı ve varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargıtay bozma ilamı uyarınca davacının çalıştığını iddia ettiği duraklarda kullanılan halk otobüsleri ile bu araçların sahipleri ve şoförlerinin tanık olarak beyanları alınabilmek üzere tespit edilmeleri için İETT ve ilgili emniyet birimine yazılan müzekkereler neticesinde tanık tespiti yapılamamıştır.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile bozma ilamı öncesinde dinlenilen tanıkların beyanları ve bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; tespiti talep edilen tarih aralığındaki fiili çalışma olgusunun kısmen de olsa somut ve net bir şekilde açıklığa kavuşturulduğuna kanaat getirildiği" gerekçesiyle;

"1 Açılan davanın kısmen kabulü ile

Davacının, davalı işverenlik yanında 11.09.1992 13.08.2011 tarihleri arasında aralıksız olarak hizmet akdi ile sigortasız şekilde fiilen prime esas Kurum taban ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı şirket vekili, bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ile verildiğini beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

  1. Değerlendirme

Önceki bozma ilamında; "... kabule konu dönemde davacının çalıştığı duraklarda kullanılan halk otobüsleri ile bu araçların sahipleri ve şoförlerinin tespit edilmesi, bu kişilerin tanık olarak beyanlarının alınması" gereğine işaret edilmiş olup bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Uyulan bozma ilamında araştırmanın yetersiz olması nedeniyle tanık tespit edilerek dinlenilmesi gerektiği hususu belirtilmiş olup Mahkemece yalnızca İETT Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak bu araştırmadan sonuç alınamadığı gerekçesiyle bozma ilamından önceki ile aynı hükmü kurmuş ise de kabule konu dönemdeki şoförlerin tespiti Emniyet marifetiyle Ticaret Sicili'ndeki davalı şirket ortaklarından sorulmak suretiyle, trafik kayıtları üzerinden belirlenerek tespit edilebileceği hususu dikkate alınmaksızın eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamakısmenkabulmahkemekararıbozulmasınaıvistinafsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim