Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13440

Karar No

2024/813

Karar Tarihi

6 Şubat 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1748 E., 2023/2305 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 28. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/912 E., 2023/444 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara süresi içerisinde davalı ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dosyasının dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31.01.2016 tarihli iş kazasında iş göremezliğe uğraması nedeniyle davalı ... Yapı İnş. San ve Tic. Ltd Şti'ni taraf olarak göstermek suretiyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dilekçesinde özetle; aynı iş kazası kapsamında davalı ... İnşaat San Tur. Ve Tic. AŞ'ne karşı husumet yönelterek, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle asıl dosya davalı ise berar iş bu dosya davalısından müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

3.Davacı vekilinin 22.03.2023 tarihli dilekçesiyle asıl ve birleşen davalardaki maddi tazminat istemlerini 1.851.804,00 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı ... Yapı Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddiasının aksine iş kazasının meydana gelmesinde müvekkil firmaya izafe edilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. kaza, davacı işçinin kusuru sebebiyle meydana geldiğini, 16.05.2015 tarihli iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan "kaza araştırma raporu"nda; kaza tarihinde püskürtme beton çalışması yapan operatör ...'ın işini tamamlamasından sonra iş makinesinde arıza olduğunu tespit ettiği ve bakım onarımının yapılması için iş makinesini atölye alanına getirdiği, atölyede bulunan tamirci enes erdur'un başka bir iş makinesinin bakımını gerçekleştirdiği, bu sırada ...'ın bakım onarım ustasını beklemeyerek arızayı kendisinin gidermek istediğini ve gerekli tedbiri almadan iş makinesini kendi çabaları ile tamir etmeye çalışan ...'ın iş kazasına uğradığı belirtildiğini, davacı ..., görevi ve vazifesi olmamasına rağmen, tamire ehil ve yetkili kişilere haber vermeksizin iş makinesini tamir etmeye çalışmış ve tamamen kendi kusurlu fiili ile iş kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle Şartları oluşmayan geçici ödeme talebinin reddine, davacı tarafça ikame edilen işbu davanın ve maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

  1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu bahse konu kaza ...'da gerçekleşmiş olup, işbu davaya bakmaya yetkili mahkeme ... iş mahkemesinin olduğunu, sayın mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın kül halinde ... adliyesi tevzi bürosu'na gönderilmesi gerektiğini, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın müvekkil şirket yönünden usulden reddi gerektiğini, davacı ... ile müvekkil şirket arasında herhangi bir hizmet – iş sözleşmesi bulunmadığını, işbu durumun sgk kayıtları ve işyeri özlük dosyası ile açıkça ortaya çıkacağını, bu kapsamda, huzurdaki işbu davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine müvekkil şirket, davacının sigortalı işçisi olduğu diğer davalı ... Yapı İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin asıl işvereni olmadığını, bahse konu yapım işi tümüyle diğer davalıya verilmiş olup, bahse konu alanda müvekkil şirketin hiçbir çalışanı çalışmamıştır. bu kapsamda müvekkil şirketin asıl işveren olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, bahse konu iş, anahtar teslim iş sözleşmesi akdedilerek bütünüyle diğer davalıya devredildiğini, işbu durum davacının dava dilekçesi incelendiğinde dahi açıkça ortaya çıkacağını, zira 4857 ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri kapsamında asıl alt işveren ilişkisinin doğabilmesi için, işyerinde asıl işverenin de işçi çalıştırması koşulunun arandığını, müvekkil şirketin hiçbir işçisinin müteveffanın çalıştığı işyerinde çalışmadığı açıkça ortada olduğundan asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi hukuken mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile öncelikle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle "tarafların göstermiş oldukları tüm deliller toplanmış ve davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için iş sağlığı ve güvenliği alanında uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Bilirkişi heyeti, birleşen dosyadaki deliller de eklendikten sonra tanzim edilen 15.11.2022 tarihli ek raporunda; kazazede işçinin müdahale yetkisi olmayan makineyi tamir etmeye çalışması, eli sıkıştığı takdirde ciddi şekilde yaralanabileceğini göz önünde bulundurmaması, özenli ve tedbir davranmaması; asıl dosya davalısı alt işverenin ile birleşen dosya davalısı asıl işverenin ise ise gerekli eğitimi vermemesi, yeterli denetim ve gözetimi yapmaması ve sair nedenle dolayısıyla kusurlu bulunduğunu; açıklanan nedenlerle davalı işverenlerin toplamda %70 oranında, davacı işçinin ise %30 oranında kusurlu olduğunu mütalaa etmiştir. Ayrıntılı ve denetime açık bilirkişi raporu, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan rapora itibar edilmiş ve rapor, hesap raporuna esas alınmıştır. Davacını uğramış olduğu maddi zarar miktarının tespiti konusunda aktüerya bilirkişisi tarafından inceleme yapılmış ve bilirkişi, 27.02.2023 tarihli raporunda; kusur durumları gözetildiğinde davacının hak kazandığı tazminat tutarının 1.861.804,00 TL olduğunu mütalaa etmiştir. Ayrıntılı ve denetime açık bilirkişi raporu, yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan rapora itibar edilmiş ve rapor, hükme esas alınmıştır. İddia, savunma, maluliyet raporları, bilirkişi raporları, sigorta sicil dosyası, tanık beyanları, müzekkere yanıtları ve dosyada bulunan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenlerin toplamda %70 kusurlu olduğu ve dolayısıyla davacının kazadan doğan maluliyetinden kaynaklı zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla belirlenen maddi zarara ve davacının maluliyet oranının %49 olması, davalıların kusur oranı, kazanın mahiyeti ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında paranın günümüzdeki değeri de dikkate alındığında talep edilen manevi tazminat miktarının evleviyetle kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle asıl ve birleşen dosya davalıları yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçeleriyle "davanın kabulü ile 1.851.804,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi geçmemek üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili dilekçesi ile; diğer davalı ile aralarında asıl alt işveren ilişkisi olmadığını, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının maluliyet oranının fahiş olduğunu, kazadan sonra maluliyetin artıp, azalma ihtimalinin değerlendirilmediğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, maddi tazminat hesaplamasınında fahiş olduğunu, tanıkları dinlenmeden, savunma hakları kısıtlanarak hüküm kurulduğunu, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin usul, yasa ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararında özetle;"Davalı vekili asıl işveren olmadığını belirtmiş ise de diğer davalı ile arasındaki ilişkinin asıl alt işveren ilişkisi niteliğinde olduğunu ilk derece mahkemesince aldırılan kusur heyet bilirkişi raporunun SGK müfettiş raporu ile uyumlu olduğu, kusur oranlarının dosyadaki delil durumu ve iş kazasının meydana gelmesindeki faktörlere göre yerinde olduğu, kusur heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, sürekli iş göremezlik durumuna ilişkin son olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, eksik inceleme durumunun bulunmadığı, iş kazasının 31.01.2016 tarihinde meydana geldiği, davanın 20.04.2017 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin 22.03.2023 tarihinde verildiği dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, tarafların kusur oranları, tarafların sosyal ekonomik durumları, meydana gelen iş kazasından dolayı davacının duymuş olduğu elem ve ızdırap dikkate alındığında manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun dosyadaki delil durumuna uygun ve Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak hazırlandığı istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin davalı tanıkları yönünden vermiş olduğu 15.09.2022 tarihli celsenin 1 nolu ara kararının HMK 'ya uygun olduğu, eksik inceleme iddiasının yerinde olmadığı" gerekçeleriyle "... Anadolu 28. İş Mahkemesi'nin 23.05.2023 tarih 2017/912 Esas, 2023/444 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b/1 bendi uyarınca esastan reddine," dair karar verilmiştir.

  2. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.11.2023 tarihli ek kararıyla; davalı ... vekilinin istinaf harcı yönünden kararın düzeltilmesine yönelik başvurusu kabul edilerek istinaf ret harcı nedeniyle hükmün düzeltildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl işveren sıfatının bulunmadığını, müvekkili tarafından işyerinde istihdam edilmiş olan işçi bulunmadığını, davacının kusurunun %30'dan fazla kabulü gerektiğini, çünkü davacının elektiriği devre dışı bırakmadan makimneye müdahale ettiğinin tanık beyanları ile doğrulandığını bu kapsamda illiyet bağının davacı eylemi ile kesildiğini, bu nedenle tazminat alacağından kusursuzluğu nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, hükme esas alınan hesapta bakiye ömür tespitinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu PMF 1931 tablosunun esas alınması gerektiğini, sürekli iş göremezlik oranının tespiti üzerinden geçen zaman dikkate alınarak oranını azalıp azalmadığının tespiti gerektiğini, zamanaşımı def'inin hatalı değerlendirildiğini, maddi ve manevi tazminat olarak hüküm altına alınan miktarların fahiş olduğunu, bilinmeyen dönemde iskontolama oranının hatalı belirlendiğini, pasif devre hesabının hatalı olduğunu, tanıklarının dinlenilmesinden vazgeçilmesinin kanuna aykırı olduğunu, gerekçeli kararın kanunda belirtili şartları taşımadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmedilen harç miktarının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110 uncu maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddeleri delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, " İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.

  1. Değerlendirme

A) Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

  1. İlk Derece Mahkemesince davacının 50.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar verildiği, ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 238.730,00 TL’lik kesinlik sınırı gözetildiğinde manevi tazminata dair hükme yönelik temyiz itirazlarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin iş bu hükme yönelik temyiz itirazlarının kesinlikten reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle dosya kapsamında toplanan delil durumuna ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre; kusur oran ve aidiyetinin tespiti ile maddi tazminat alacağının hesabı noktasında verilen kararın Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve harca ilişkin hatanın Bölge Adliye Mahkemesince verilen tashihe ilişkin ek karar ile düzeltilmiş olmasına göre temyiz eden davalı vekilinin bu hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... vekilinin vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

  1. Davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

  2. Aşağıda dökümü yapılan harcın temyiz eden davalıdan tahsiline,

  3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim