Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8762
2024/807
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/487 E., 2022/931 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Dargeçit Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2018/373 E., 2021/451 K.
Taraflar arasındaki meslek hastalığı iddia edilen rahatsızlığa dayalı tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılar nezdinde Dargeçit ilçesinde bulunan iş yerinde çalışmakta iken maruz kaldığı meslek hastalığının tespiti talebiyle SGK'ya başvurduğunu, başvuru neticesinde Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünce verilen 05.12.2017 tarihli 07617 sayılı Sağlık Kurulu kararında tespit edilen işitme kaybı hastalığının mesleki olmadığından bahisle taleplerinin reddine karar verildiğini, bu karara itiraz ettiklerini, 26.08.2018 tarihli yazı ile iş gücü kayıp oranı belirtilmediğinden Yüksek Sağlık Kuruluna sevkinin yapılamadığının belirtildiğini, spiralle demir kesme ve silme işlerinde çalıştırıldığını bu işin ağır iş sınıfında olduğunu, bu alanda çalışan kişilerin yüksek gürültüye maruz kaldıklarını, gürültünün şiddetinin fazla olması nedeni ile de duyu organlarının zarar gördüğünü, aylarca işveren tarafından hiçbir önlem alınmadan müvekkilinin bu gürültüye maruz kalması sonucu kulaklarında kalıcı hasar meydana geldiğini, iş sağlığı ve güvenliği tedbirinin alınmadığını, müvekkilinin kulağından sürekli çınlama seslerinin geldiğini, psikolojisinin bozulduğunu, iş yerinde başlamadan çalışmış olduğu iş yerine sağlık raporunu sunduğunu ve böyle bir probleminin de olmadığını, yaşadığı acı ve elemi bir nebze olsa da hafifletmesi için ayrıca manevi tazminat talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin yaşamış olduğu meslek hastalığı nedeni ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde SGK'ya bildirimin ne zaman yapıldığı belirtilmemiştir. Bu nedenle davacının iddialarını somutlaştırma ve açığa kavuşturma yükümlülüğü çerçevesinde bunu ortaya koyması gerekmektedir. Uygulamaya göre sigortalı veya hak sahiplerinin haklarını almak için önce SGK’ya başvurması, sonuç alamazsa SGK aleyhine dava açması ve açılacak davanın sonucunun beklenerek tazminat talebinde bulunulması gerektiğini, işveren diğer davalı tarafından Ilısu Barajı ve HES için Çevre Mühendisleri ve İş Güvenliiği Uzmanları tarafından 10.10.2012 tarihli ölçüm ve 11.10.2012 tarihli Gürültü Ölçüm raporunda “gürültü seviyesinin 80 dbA’yı aştığı durumlarda “çalışma personelinin çalışma süresinde kulaklık ve kulak tıkaçları gibi uygun koruyucu araç ve gereçler kullanmaları gerekliliğine” işaret edilmiştir. Davacıya 3 kez kulak tıkacı 2 kez kulaklık teslim edildiğinden gerekli önnlemler alındığını, iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin de verildiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Kurulu kararında tespit edilen davacının işitme kaybı hastalığının meslek hastalığı olmadığı kararı gereğince iddia edilen zarar ile işverenin sorumlu olamayacağını ve açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller, tanık anlatımları ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığına tarafından düzenlenen 02.03.2021 tarih, 69365276 101.01.02 2020/101978 sayı ve davacı ... hakkında verilen raporda ...Ltd. Şti. işyerinde 06.06.2013 07.12.2013 tarihleri arasında montaj işçisi olarak çalışan davacı ...'ın sigortalının mevcut asimetrik, sol kulaktaki, tek taraflı işitme kaybı hastalığının mesleki olmadığının bildirildiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili sigortalının işyerinde çalışmaya başladığında herhangi bir sağlık problemi bulunmadığını, işyeri ortamından dolayı işe başladıktan sonra işitme kaybı oluştuğunu, bu durumun işyerinde mevcut çalışma ortamından kaynaklandığını, yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek Yerel Mahkemece verilen red kararının hatalı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacının davalı işyerindeki çalışması nedeniyle meslek hastalığı oluştuğu iddiası ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 27.02.2019 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu kararı ve 03.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu raporu esas alınarak davacının hastalığının meslek hastalığı olmadığına dair belirlemeye dayanarak ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, Mahkemece 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesinde düzenlenen prosedür yerine getirilerek, 27.02.2019 tarihli Yüksek Sağlık Kurulu kararı ve 03.02.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu raporu esas alınıp davacıda oluşan işitme kaybının mesleki hastalık olmadığına dair verilen red kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kulaklarında duyma problemi ve çınlama sesi gelmesinin nedeni çalıştığı dönemde maruz kaldığı yoğun gürültü olduğunu, işverenin iş yerinde hiçbir güvenlik önlemi almadığını, bu işte çalışan kişilere verilmesi gereken iş güvenliği ekipmanlarının davalılar tarafından müvekkiline verilmediğini, neticede de müvekkilin meslek hastalığına yakalanmasına neden olunduğunu, meslek hastalığının Adli Tıp Üst Kurulunca incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zararlandırıcı olayın meslek hastalığı olduğu iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri ile sürekli iş göremezlik oranının tespiti noktasında 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesi ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6 4 sayılı kararı, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin, istinaf sebepleri olarak da ileri sürülmüş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirilerek istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verildiği, bu kapsamda ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesi nedeniyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2.Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
- Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48