Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14307
2024/759
6 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1574 E., 2023/1474 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/97 E., 2023/56 K.
Taraflar arasındaki asıl Kurum işleminin iptali ile meslek hastalığı nedeniyle maluliyet oranının tespiti, birleşen meslek hastalığı olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı birleşen davada davalı vekili, davalı birleşen davada davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı birleşen davalı vekili, davalı birleşen davada davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Tp Endüstriyel A.Ş. işyerinde çalışmaktayken meslek hastalığı nedeni ile malul kaldığını, alınan hastane raporları sonucunda müvekkilinin durumunun meslek hastalığı nedeniyle olduğu belirlendiğini, maluliyetinin davalı kurum tarafından %0 olarak belirlendiğini, kendisinin hiçbir kusur olmadan gerçekleşen meslek hastalığı nedeni ile kollarında güç kaybı yaşadığını, uyuşma ve ellerinde gerçekleşen istem dışı titremeler, belinde, sol bacağında boynunda, bilek, el ve kollarında dayanılmaz ağrıları nedeni ile 21.01.2016 tarihinde bel fıtığı ameliyatı, 08.03.2016 ve 16.06.2016 tarihlerinde karper tünel ameliyatı geçirdiğini, şu anda yük kaldıramadığını ve eski işini yapamadığını, meslek hastalığı nedeni ile yaklaşık 2 sene sonra ehliyetinin elinden alınacağını, ellerinin tutmaması nedeni ile araç kullanmasının mümkün olmadığının belirtilmesine rağmen eski işini yapamazken maluliyetinin %0 olmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davacının maluliyetinin yeniden tespitini istemiştir.
Davalı birleşen davada davacı şirket vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davalı ...’nın lastik fabrikasında muhtelif araçlar için tekerlek lastiği üretimi yapıldığı ve 2003 2017 yılları arasında çalıştığını, 11.01.2017 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, davalının başvurusu üzerine Kurum tarafından ''lumbar ve diğer intervertebral disk bozukluğu'', Servikal disk bozuklukları'' ve '' karpal tümel sendromu'' tanısının konulduğunu, Kurum tarafından bu rahatsızlığın meslek hastalığı olarak kabul edildiğini, sigortalıda herhangi bir maluliyete yol açmadığını, bunun üzerine davalının Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 2018/183 E. sayılı dava dosyasında dava açtığını, şirketin iş yerindeki çalışma şartlarının ve konulan rahatsızlıkların oluşmasına sebebiyet verecek nitelikte olmadığını, işverenin her türlü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini aldığını, tanısı konulan rahatsızlıkların iş yerinde yapılan işler dışında pek çok faktörün neden olduğunu belirterek, işbu davanın Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 2018/183 E. sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, şirkete ait iş yerinden kaynaklı ve mesleki bir hastalık olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davacı birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigortalının davacı şirkete ait iş yerinde 2003 2017 yılları arasında çalıştığını, Kurum tarafından sigortalıdaki rahatsızlığın meslek hastalığı olduğunun tespit edildiğini, sigortalının davacıya ait işyerinde ağır kaldırma, sürekli tekrarlayan el ve bilek hareketlerine maruz kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı birleşen davada davacı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıda tanısı konulmuş olan rahatsızlıkların diğer davalı SGK Başkanlığı tarafından meslek hastalığı olarak tespit edilmesini kabul etmediklerini, Kurumun meslek hastalığı olarak kabul ettiği ''Lumber ve Diğer İntervetebral Disk Bozukluğu ve Servikal Disk Bozukluğu'' hastalıklarına işyerinde yapılan işler dışında pek çok değişik faktörün neden olabildiğini, fazla kilolular, zayıf bel ve karın kasları olanlar, vücut mekaniği ve duruşu bozuk olanlar, ortası çukurlaşmış yataklarda uyuyanlar, sigara içenler, egzersiz yapmayanlar, ruhsal ve duygusal gerginlik yaşayanların bu rahatsızlığa yakalanma riski yüksek olan kişiler oldukları, yine davalı Kurumun meslek hastalığı olarak kabul ettiği ''Karpal Tünel Sendromu'' rahatsızlığının ise, bilek kanalında yer alan median sinirinin sıkışması ile ortaya çıktığını, pek çok farklı nedene bağlı olarak gelişebildiği gibi herhangi bir neden olmaksızın belirmesinin de çok sık rastlanan bir durum olduğunu, bir hastalığın meslek hastalığı sayılabilmesi için söz konusu hastalığın tek başına işyerindeki çalışma koşullarından kaynaklandığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, eğer bu konuda herhangi bir tereddüt varsa bu takdirde sigortalıda beliren rahatsızlığın meslek hastalığı olarak kabul edilemeyeceğini ve davacının mevcut hastalıklarının mesleki olmadığının tespiti için açılan Kocaeli 2. İş Mahkemesinin 2018/217 E. sayılı dosyası ile mahkemenin 2018/183 E. sayılı dosyasının birleştirilmesini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçelerinde özetle; Kurumca yapılan incelemede, Kurum merkezinde işlem gören Türk Pirelli Lastikleri A.Ş. adlı işyeri işçilerinden ...'nın 13.07.2016 tarihinde meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirine başvurusuna istinaden işlemlerin başlatıldığını, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kurum Sağlık Kurulunun 16.05.2018 tarih ve 372 sayılı kararı ile 20.01.2017 tarihinde meslek hastalığı olduğuna, sürekli işgöremez derecesinin %0 olduğuna, maluliyet gerektirmediğine ve 2 yıl sonra kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiğini, Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerde hukuka aykırılık olmadığını belirterek, davanın reddini istemiş, birleşen davadaki cevap dilekçesinde özetle; Kuruma karşı dava açılmadan önce başvuru yapılmasının dava şartı olduğunu, dava dilekçesinden Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığının anlaşılmadığını, davalıda meslek hastalığı tespiti yapıldığını, maluliyet oranının belirlenmediğini, davacının eldeki davaya ikame etmesinde hukuki menfaat kalmadığını, maluliyet oranına itirazın Kuruma yapılarak Yüksel Sağlık Kurulu tarafından incelendikten sonra sonuca bağlanabileceğini, Kurum nezdinde itiraz yollarının tükenmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların itirazları gereğince, YSK raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği, ATK 2. Üst Kurulunun 15.12.2022 tarih ve 3612 karar sayılı raporunda, Karpal Tünel Sendromu hastalığının meslek hastalığı olduğu, bu meslek hastalığı bakımından maluliyet oranının %0 olduğu, Servikal ve Opere Lomber Diskopati hastalığının mesleki olmadığı yönünde rapor verildiği anlaşılmakla, raporlar arasındaki çelişkinin bu şekilde de giderildiği, davacının maluliyet oranının % 0 olarak tespit edildiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünde Karpal Tünel sendromu rahatsızlığının mesleki olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili, davalı birleşen davada davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Birleşen Davada Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece Karpal Tünel Sendromu meslek hastalığı sayılırken, Servikal ve Opera Lomber Diskopati hastalıklarının meslek hastalığı sayılmadığını, ancak davacının işyeri koşulları nedeniyle işverenin kusurlu olduğu bir durum sonucunda söz konusu hastalığına yakalandığını, Lumbar ve Diğer İntervertebral Disk Bozukluğu hastalığına fazla eğilip bükülmekten, çok ağır kaldırıp indirmek, kıvrılarak ani hareketler yapmak sebep olurken, servikal disk bozukluğu hastalığına eğilerek iş yapmanın sebep olduğunu, davacının görevi nedeniyle günlük yaklaşık 30 ton kauçuk lastik indirip kaldırdığını, şu an 53 yaşında ve beden işçisi olduğunu, başka bir işte çalışmasının mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Birleşen Davada Davacı Şirket Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı birleşen davada davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurulu raporlarında davacıda mevcut hastalığın hangi suretle mesleki olduğu ve davacının davalı şirket nezdinde yürüttüğü hangi fiziksel işin karpal tünel hastalığına sebep olduğu hususunun açıkça ortaya konulmadığını, Adli Tıp Genel Kurulundan yeni bir rapor alınması talep edilmişse de, bu husus nazara alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
3.Asıl ve Birleşen Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece davacıdaki "Karpal Tünel Sendromu" rahatsızlığının mesleki hastalık olup olmadığının dosya kapsamında alınan Adli Tıp Raporları ile hüküm kumaya elverişli olacak şekilde açık ve net ortaya konulamadığını, raporda hiçbir gerekçe belirtilmeksizin hastalığın mesleki olduğuna dair tespitte bulunulduğunu, işbu rapora karşı itirazları dikkate alınmaksızın karar verildiğini, davaya konu maluliyet tespiti için Kurumun hukuka uygun şekilde işlem tesis ettiğini, dosyaya sunulan ve daha sonrasında Kurumca alınan raporlarda davacının maluliyet oranı yüzde 0 çıktığından Kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı açık olup, Kurum işlemi mevzuata uygun olduğundan eksik inceleme ve araştırma ile usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksek Sağlık Kurulunun 30.09.2019 tarih ve 2019/18926 sayılı raporunda, davacının lumber ve diğer interverterbral disk bozuklukları radikülapati ile (opera sekel) hastalığının mesleki olduğuna, maluliyet oranının %0 olduğuna, servikal disk bozuklukları (diğer) sekel hastalığının mesleki olduğuna, maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna, karpal tünel sendromu (bilateral) opere sekel hastalığının mesleki olduğuna, maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğuna birleştirme kaydıyla meslekte kazanma gücü kaybı oranının (MKGKO) %0 (sıfır) olduğuna başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 22.12.2021 tarih ve 23826 karar sayılı raporunda, Karpal Tünel Sendromu hastalığının meslek hastalığı olduğu, bu meslek hastalığı bakımından maluliyet oranının %0 olduğu, Servikal ve Opere Lomber Diskopati hastalığının mesleki olmadığı yönünde rapor verildiği, çelişki üzerine yerel mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 15.12.2022 tarih ve 3612 karar sayılı raporunda Karpal Tünel Sendromu hastalığının meslek hastalığı olduğu, bu meslek hastalığı bakımından maluliyet oranının %0 olduğu, Servikal ve Opere Lomber Diskopati hastalığının mesleki olmadığı yönünde rapor verildiği, Mahkemece asıl dava yönünden tüm raporlarda belirtildiği şekilde ...'nın maluliyet oranının %0 olması nedeniyle davanın reddi, yine davalı şirketin açtığı ...'da meydana gelen rahatsızlıkların meslek hastalığı olmadığının tespitine yönelik davada Adli Tıp 3. İhtisas ve 2. Üst Kurulu'nun birbiriyle uyumlu raporları nazara alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili, davalı birleşen davada davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Birleşen Davada Davalı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen davada davalı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Birleşen Davada Davacı Şirket Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı birleşen davada davacı şirket vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
3.Asıl ve Birleşen Davada Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı SGK Başkanlığı vekili, istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada kurum işleminin iptali ile meslek hastalığı nedeniyle maluliyet oranının tespiti, birleşen davada meslek hastalığı olmadığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48