Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/11675

Karar No

2024/740

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3089 E., 2022/1253 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 15. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/27 E., 2021/79 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette kepçe operatörü olarak çalıştığını, 26.06.2016 tarihinde kepçe ile ağaç taşıdığı esnada kepçedeki ağacın yan duvarlara takılması sonucu sol tarafını tamamen parçaladığını ve %26 oranında iş görmezlik meydana geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 14.09.2020 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 154.424,19 TL olarak arttırmış; 11.08.2021 tarihli dilekçe ile de maddi tazminat talebini 240.356,63 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı iş yerinde 26.06.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %26 oranında maluliyete uğradığı, davalı... Madencilik San. ve Tic. A.Ş ünvanlı işverenin maden arama hazırlık imalatlarının açılması ve üretim işlerini ... ünvanlı işverene verdiği, ... bünyesinde çalışan ...’in 26.06.2016 tarihinde yeraltında galeri içerisinde minyatür loder ile tahkimat malzemesi taşırken, taşıdığı malzemenin galeri cidarına çarpması sonucu tahkimat malzemesi ile makine arasına sıkışması şeklinde kazanın meydana geldiği, davacının aylık gelirinin en son brüt 4.614,90 TL olarak belirtildiği, davacının kaza tarihinde 28 yaşında olduğu ve iş makinesi operatörü olarak çalıştığı, heyet bilirkişi raporunda ve aktüer bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; davalı... Madencilik Sun. ve Tic. A.Ş. ünvanlı asıl işverenin; çalışma ortamının iş güvenliği kural ve koşullarına uygunluğunun sağlanması bakımından işçilerin gerekli denetim, gözetim, takip ve kontrollerini yapmadığı, yürütülen işlerde tehlike ve riskler belirlenip giderilmesine yönelik gerekli değerlendirme, planlama ve organizasyon yapmadığı ve buna göre aksiyon almadığı için kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... Madencilik ünvanlı alt işverenin, iş yerinde etkin bir iş sağlığı ve güvenliği sistemi oluşturmaması, yeraltı ocağında gerekli iş organizasyonu oluşturmaması, vardiya için gerekli olan ağaç malzemelerin taşınmasını loder ile taşınmasına izin vermesi, çalışmaya başlanmadan önce ocağın durumunun kontrol ve denetimini yapmaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, kazalı ...' in 28 yaşında aklıselim, iş makinesi kullanma sertifikası/operatör belgesi sahibi ve mesleki eğitim almış yetkinlik ve tecrübede biri olarak çalışma yapacağı alanını kontrol etmeden işe başlayarak iş sağlığı ve güvenliği tedbiri alma konusunda kendisine düşen yükümlüklerini yerine getirmemiş olup, yeraltı çalışma şartlarının gerektirdiği dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğu, davalı şirketin %70 kusuru ile meydana gelen iş kazasında davacının, TRH 2010 Yaşam tablosuna göre %26 malul kalması sebebiyle muhtemel ömür süresi sonuna kadar SGK tarafından karşılanmayan maddi zararın 240.758,33 TL olduğu ve davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin anlaşıldığı, meydana gelen iş kazasının özelliği, davacının iş makinesi operatörü olması, bir kısım iç organlarının kayba uğraması nedeniyle hayatını normal şekilde idâme edemeyecek olması, kazancını sağladığı mesleği aynı rahatlık ve maharetle yapma imkanının oldukça azalması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yaşı, paranın satın alım gücü, davacı ve davalının kusurları ve davacının duyduğu ve ileride duyacağı elem ve ızdırabı gözetilerek ve kusur oranına göre 70.000,00 TL manevi tamzinatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, 240.758,33 TL İşgöremezlik tazminatının kaza tarihi olan 26.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine

karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı... Madencilik vekili, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ceza dosyasının sonuçlanması beklenmeden karar verildiğini, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, mahkemenin gerekçesinin ispatlanamadığını, davacı tarafın yargılamanın gecikmesini menfaati için kullandığını, davacının taleplerinde kötü niyetli olduğunu savunmuş Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 26.06.2016 tarihinde davalı işyerinde, maden ocağı içerisinde kullandığı kepçe ile kalas taşırken kalasların duvara çarpması sonucu davacının üzerine gelip koltuğa sıkışmak suretiyle yaralandığı, SGK'nın olayın iş kazası olduğuna karar verdiği, SGK İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.08.2017 gün 1772 sayılı raporunda E cetveline göre davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %26 oranında olduğunun tespit edildiği, Mahkemece alınan 09.04.2020 tarihli raporda davalı işverenin %70 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza dosyasında alınan kusur raporunda da davacı işçinin tali, alt işveren ...'nin asli kusurlu bulunduğu, henüz ceza dosyasındaki karar kesinleşmemiş ise de alınan kusur raporunun olayın oluş şekline ilişkin kabulü ve davalının sorumluluğunun yerinde görüldüğü, denetime elverişli ve olayın oluşuna uygun düşen kusur raporu esas alınarak ve teknik bilirkişi raporundaki hesaplamalara uygun olarak verilen ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu hükmedilen manevi tazminat miktarının da yaralanmanın niteliği, paranın alım gücü, davacının mali ve sosyal durumu, davacının sol böbreğini kaybettiği göz önüne alındığında yeterli olup, fahiş olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; Mahkemece ceza dosyasının sonuçlanması ve kesinleşmesi beklenmeden hüküm kurulduğunu, ceza dosyasında verilen kararın hukuk mahkemesini subut ve kusur yönünden bağlayacağını, Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacı tarafın yargılamanın gecikmesini menfaatine kullandığını, yargılamayı bilerek geciktirdiğini, yıllara sari asgari ücret artışlarından faydalanmak istediğini, bu sebeple davalının ödeyeceği tazminat miktarında artış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

C.A. Davalı... Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.Dosya içeriğine göre davacı lehine 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bu tazminatın maddi tazminat hükmünden ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı ... Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, Kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gözetilerek; 818 sayılı Borçlar Kanunun 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 18, 19 uncu maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

  1. Değerlendirme

1.6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016 6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03/11/2016 6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı Kanun'un 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (Ek cümle:22.07.2020 7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir düzenlemesi yer almaktadır.

  1. Bilindiği üzere HMK'nın 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan usul ekonomisi ilkesine göre de hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21) 94 E. 2021/111 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi " Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)"

4.Dosya kapsamından, 14.09.2020 tarihli hesap raporu ile davacının maddi zararının bilinen dönem sonu 31.12.2020 alınmak suretiyle 154.424,19 TL olarak hesapladığı, davacı vekilinin bu rapordan sonra 14.09.2020 harç tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat olarak 154.424,19 TL talep ettiğini beyan ettiği, bilirkişi raporunun taraflara 19.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 15.10.2020 tarihli celsede" Islah dilekçemiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz" dediği, bundan sonra 11.01.2021 tarihli celsede davacı vekilinin 2021 yılı asgari ücret artışına göre rapor aldırılmasını talep ettiği, 15.01.2021 tarihli raporda hesap raporuna esas alınan diğer veriler aynı kalmak üzere işlemiş dönem sonu 31.12.2021 tarihine çekilerek maddi tazminatın 202.618,24 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun taraflara 23.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 19.01.2021 tarihinde itiraz ederek, yeniden rapor alınmasını kabul etmediklerini davacının davayı ıslah ettiğini beyan ettiği, davacı vekilinin ise rapora süresinde itiraz etmediği, buna rağmen davacı vekilinin 22.04.2021 tarihli celsede TRH 2010 tablosuna göre yeniden rapor alınmasını istemesi üzerine 09.08.2021 tarihli raporda ücret dışında bütün veriler işlemiş dönem 31.12.2021 dahil aynı kalmak üzere ücreti asgari ücret ve TRH 2010 tablosunu esas alınarak davacının maddi zararının 189.472,28 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin 11.08.2021 tarihli dilekçe ile hem hesap raporuna esas alınan ücret yönünden itirazda bulunduğu hem de maddi tazminatı asgari ücretin 1,29 katına göre hesaplayarak dilekçesi ile 6100 Sayılı HMY.nun 107 maddesine göre açılmış davalarda, 107/2 nci madde gereği dava değeri bir kez arttırıldıktan sonra 177 nci madde gereği bir kez de ıslah yolu ile dava değerinin ıslahının mümkün olduğunu belirterek talep artırımı ile 154.424,19 TL olarak belirlediği maddi tazminat istemini ıslah dilekçesi ile 240.356,63 TL olarak ıslah ettiğini beyan ettiği, 16.08.2021 tarihli son hesap raporu ile maddi tazminatın bilirkişi tarafından 240.758,33 TL hesaplandığı, mahkemece bu rapor esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

5.Somut olayda, 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda tazminat tutarı 154.424,19 TL olarak belirlenmiş olup, davanın belirsiz alacak davası olması ve 14.09.2020 tarihli rapora her iki tarafça itiraz edilmeyip karşılıklı olarak usuli kazanılmış hak doğmuş olmasına göre, maddi tazminatın söz konusu rapor içeriğine göre hüküm altına alınması gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı... Madencilik A.Ş. vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

  1. Davalı ... Madencilik A.Ş. vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata ilişin hükme yönelik temyiz istemi nedeniyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim