Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12573

Karar No

2024/726

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2017/14 E., 2022/660 K.

DAVA TARİHİ: 12.02.2013

KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait araçlarda şoför olarak 1999 yılı Haziran ayı ile 2009 yılı Mayıs ayları arasında kesintisiz olarak çalıştığını, bu süre zarfında müvekkilinin sigorta primleri ödenmediği gibi diğer hak ve alacaklarını da alamadığını, davalı tarafından işine son verildiği tarihte aldığı net maaşının 700 TL olduğunu, bu nedenlerle SGK ... İl Müdürlüğünün 1999 2009 yılları arasında çalışmayı sigortalılık süresinden saymasına, fazlaya dair hakları saklı tutularak 6.943,00 TL kıdem tazminatı, ile 1.306,00 TL ihbar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, dava masraf ve ücreti vekaletin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum ile davacı sigortalı arasında hizmet akdi olmadığından 8.249,00 TL'lik tazminat talebine ilişkin davanın kurumlarına tevcih edilemeyeceğinden dolayı tazminat talebinin husumet yönünden reddine, davacının hizmet tespiti davasının hak düşürücü süreye uğradığını, hizmetin geçtiğini söylediği yılların 1999 2009 yılları olduğunu, davacının davasını 12.02.2013 tarihinde açtığını, bu tarihten geriye 5 yıl gidildiğinde 31.12.2006 tarihinden önceki hizmet süresi tespiti taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, 2006 yılından önceki taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. Davalı vekili; hizmet tespiti ile alacak davasının aynı davada talep edildiğini, tefrik edilmesi gerektiğini, davacının haksız talebinin hak düşürücü süre açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.03.2015 tarihli ve 2013/80 Esas, 2015/199 Karar sayılı kararı ile tanık beyanları, SGK kayıtları, dosyaya sunulan nakliye tezkeresi dökümlerinden anlaşıldığı ve hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunan bilirkişi Av. .... 31.10.2014 tarihli raporunda da belirtildiği gibi davacının 2001 yılından 10.02.2008 tarihine kadar davalıya ait kamyonda şöforlük yaptığı, ancak hakdüşürücü süre sebebiyle davalı yanında 10.02.2008 tarihinde iş akdi sona eren davacının, 01.01.2008 10.02.2008 tarihleri arasını ihtiva eden döneminin değerlendirilebileceği ancak davacının yaptığı odun ve tomruk taşıma işinin mevsimlik olduğu ve Haziran eylül aylarını ihtiva ettiği gözönüne alındığında söz konusu 01.01.2008 10.02.2008 tarihleri arasında fiili çalışmasının olmadığı ve bu nedenle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.10.2016 tarihli 2015/21793 Esas, 2016/12707 Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, davacının iş akdinin 10.02.2008 de sona erdiği, hak düşürücü süre nedeni ile 01.01.2008 10.02.2008 tarihlerinin değerlendirilebileceği ancak bu dönemde mevsimlik çalışması olmayan davacının hizmetinin tespitine karar verilemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Yapılacak iş, davacının adının şoför olarak geçtiği dava dönemine ilişkin nakliye tezkerelerinin tamamını istemek, ihtilaflı dönemde ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davacı ile benzer işi yapan kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının çalışmasının niteliği, mevsimlik bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların anlatımları, nakliye tezkerelerine göre davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işveren ... yanında hizmet akdine bağlı olarak 16.08.2001 11.03.2008 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak tam ay üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;toplanan deliller ile davacının müvekkili yanında kesintisiz çalıştığının ispat edilemediğini, dinlenen tanıkların müvekkili ve ailesi ile husumeti bulunan kişiler olduğunu, davanın hak düşürücü süne nedeniyle reddi gerektiği, Yargıtayın aradığı şekilde davanın ispat edilemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, nakliye tezkereleri, Orman İşletme Müdürlüğü yazıları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkararyargılamatemyizvı.mahkemekararıonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim