Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11881

Karar No

2024/714

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/270 E., 2023/179 K.

KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/229 E., 2021/255 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum ile davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... Atık ve Yeşil Alan İnş. Tic. Ltd. Şti'nin yanında sigortalı olarak ... bünyesinde temizlik işçisi olarak çalışırken 02.02.2012 tarihinde iş kazası geçirdiği, bu iş kazası nedeniyle davalı ... Atık ve Yeşil Alan İnş. Tic. Ltd, Şti ve Şehitkamil Belediyesine karşı ... 2. İş mahkemesinin 2012/590 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açtıkları, ayrıca maluliyet oranının tespiti ve maluliyet aylığı bağlanması için ... Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurdukları, ... maluliyet oranın % 4,3 olarak tespit ettiği ve maluliyet oranı %10'un altında olduğu için maluliyet aylığı bağlamadığı, bu maluliyet oranına ... 2. İş Mahkemesinin 2012/590 Esas dosyasında itiraz ettikleri, ... 2. İş Mahkemesi dosyayı maluliyet oranı tespiti için ... Adli Kurumuna gönderdiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurumu; E cetveline (yaşına) göre % 11.I oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ve SSYSK Kararları ile Kurulumuz mütalası arasındaki farkın Kurulumuzda yapılan muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasından kaynaklandığına ilişkin maluliyet raporu verdiği, ... 2. İş Mahkemesi 2012/590 Esas sayılı dosyası ile ... aracılığıyla alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından verilen raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'ndan rapor aldırıldığı, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda davacının E cetveline (yaşına) göre %11,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ve SSYSK Kararları ile Kurulumuz mütalası arasındaki farkın Kurulumuzda yapılan muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasından kaynaklandığına ilişkin maluliyet raporu verdiği iddiasıyla davacının geçirdiği kaza sonucu maluliyet oranının yeniden tespit edilmesine, tespitin yapılmasından sonra aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilerek davacıya 02.02.2012 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulundukları, Kuruma başvuru şartı arandığından Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığının sorulmasını yapılmamış ise davanın, başvuru şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettikleri, davacı dava dilekçesinde maluliyetinin tespiti talebin reddine dair Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Atık ve Yeşil Alan Yön. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket bünyesinde ... Şehitkamil Belediyesine ait Şehitkamil İlçesinin temizlik işlerini yapmakta olduğu, 02.02.2012 tarihi saat 10.30 sularında Karacaoğlan Mahallesi 61 Nolu sokakta çöp kamyonu yerdeki buzlanmadan dolayı kaydığı, kamyon arkasında görevli bulunan davacı ... paniğe kapılarak kendine kaldırma attığı ve neticesinde de sol bacağının üzerine düşmesi sonucunda sol bacağının kırıldığı, davaya konu kazanın gerçekleştiği, davacı işçinin şirkette çalışırken konu hakkında tüm eğitimleri almış olmasına rağmen bu kazanın yaşandığı, gerek davacı işçiye verilen eğitimler neticesinde gerek ortalama bir insanın hayatın olağan gelen akışı içerisinde düşünmesi gerektiği gibi düşünmemiş olup, davacı işçi gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, kendi hatası ve dikkatsizliği sonucunda kaza gerçekleştiği, davacı işçinin maluliyet oranı hakkında çokça kez rapor alındığı, nitekim Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan raporda davacı işçinin maluliyetinin %4.3 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurumu davacı işçinin maluliyetinin %11.1 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan rapora göre yine davacı işçinin maluliyetinin %11.1 olduğu kanatine varıldığı, hem dava konusu iş kazasının tarihi hem de kazanın niteliği dikkate alınarak davacı işçinin herhangi bir maluliyeti bulunmadığının görüldüğü, davaya konu olan iş kazasının davacı işçinin bir anlık panik yapması sonucu gerçekleştiği ve davacı işçinin bacak kemiği kırıldığı, kazanın 02.02.2012 tarihinde olduğu gerçeğinin göz önünde bulundukları takdirde davacı işçinin maluliyetinin ortadan kalktığı ve çalışmaya başladığı, davacı işçinin kimsenin bakımına ve yardımına muhtaç olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın davalı belediye yönünden husumetten reddi gerektiği, davacının sigorta kayıtlarının ve işyeri şahsi sicil dosyasının incelenmesinden anlaşılacağı üzere davacının Kurum bünyesinde çalışmadığı, sigorta dosyası incelendiğinde de işe giriş bildirgesinin Kurum tarafından SGK'ya verilmediğinin açık ve net olarak görüldüğü, bu hususun davacı vekilince de dava dilekçesinin bazı bölümlerinde ikrar edildiği, ayrıca davanın mahiyetinin maluliyet oranın tespiti ve maluliyet aylığının bağlanması olduğunun dava dilekçesinden açık bir şekilde anlaşıldığı, gerek maluliyet oranın tespiti gerekse de maluliyete bağlı aylık bağlanmasının SGK'nın görev ve yetkisinde bulunduğu, söz konusu hususlarda belediyenin herhangi bir görev ve yetkisi bulunmadığı, hal böyle iken eldeki davanın belediyeye yöneltilmesinin haksız ve dayanaksız olduğu, davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığı, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporunda belirlenen fazla oranların davacıda meydana geldiği iddia edilen travma sonrası stres bozukluğu neticesinde tespit edildiği ve bu sebeple SGK raporları arasında çelişki oluştuğu belirtildiği, söz konusu durumu kabul etmenin mümkün olmadığı, nitekim davacının SGK nezdindeki 2015 2016 raporlarında travma sonrası stres bozukluğuna dair hiçbir emare mevcut olmadığı, hal böyle iken davacının 2019 yılında Adli tıp nezdindeki raporlarında travma sonrası stres bozukluğu da eklenerek davacı için daha fazla maluliyet oranı tespitinin haksız ve dayanaksız olduğu, olayın 2012 yılında yaşanmış olduğu nazara alındığında olaydan 7 8 yıl sonra meydana geldiği iddia edilen stres bozukluğunun geçirilen iş kazası ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı, davacıda meydana gelen stres bozukluğunun dava konusu iş kazası dışında başka bir sebepten kaynaklandığı, söz konusu durumun dahi araştırılmaya muhtaç olup bu sebeple Adli Tıp Kurumu nezdinde tespit edilen oranları kabul etmenin mümkün olmadığı, bu sebeple Adli Tıp Kurumu nezdinde yapılan muayenede travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasını kabul etmedikleri savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ... 2. İş Mahkemesi'nin 2012/590 Esas sayılı dosyasında aynı kaza olayına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırıldığı; Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu’nun 25.02.2019 karar tarih ve 3191 karar numaralı raporunda, davacının, E cetveline (yaşına) göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ve SSYSK Kararları ile Kurulun mütalası arasındaki farkın Kurulda yapılan muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasından kaynaklandığının, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile karar verildiği; çelişkiler üzerine yine ... 2. İş Mahkemesi'nin 2012/590 Esas sayılı dosyasının ATK 2. Üst Kurulu'na gönderildiği; Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 2306 sayılı, 04.06.2020 karar tarihli ve 649 Karar numaralı raporunda, davacının E cetveline (yaşına) göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, SGK ve SSYSK Kararları ile Kurulun mütalası arasındaki farkın Kurulda yapılan muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasından kaynaklandığının, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile karar verildiği; davalı ...'nin çöp toplama işini ''... Katı Atıkların Toplanması, taşınması, cadde ve sokakların süpürülerek temizlenmesi, Temizlik Hizmet Alim Teknik Şartnamesi'' kapsamında Davalı ... Atık Yeşil Alan ... Ltd. Şti.'ne vermiş olması nedeniyle aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu; Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 2306 sayılı, 04.06.2020 karar tarihli ve 649 Karar numaralı raporu ile davacının maluliyet orunun kesin olarak karara bağlanması nedeniyle, ... SGK İl Müdürlüğü'nün 20.11.2015 tarih ve 16235185 sayılı işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının 02.02.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı arızaları dolayısıyla % 11,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin ve ödenmesi gereken iş göremezlik gelirlerinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren davalı SGK'dan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının, 02.02.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik derecesinin %11,1 olduğunun tespitine, ödenmesi gereken iş göremezlik gelirlerinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren davalı SGK'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ... vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları olduğu, alınan raporlara göre davacının maluliyeti olmadığı, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı işçinin şirkette çalışırken konu hakkında tüm iş eğitimlerini almış olmasına rağmen bu kazanın yaşandığı, gerek davacı işçiye verilen eğitimler neticesinde gerek ortalama bir insanın hayatın olağan gelen akışı içerisinde düşünmesi gerektiği gibi düşünmemiş olup, davacı işçinin gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiği ve kendi hatası ve dikkatsizliği sonucunda kazanın gerçekleştiği, söz konusu kazanın meydana gelmesi tamamen davacı işçinin panik yapması ve bir anda kendisini kaldırıma atması sonucunda gerçekleştiği, dava konusu kaza olayında şirketin hiçbir şekilde kusurunun olduğunun düşünülemeyeceği, şirketin olası tüm kazaları önlemek için tüm çalışanlarına gereken eğitimleri verdiği, kazanın 02.02.2012 tarihinde olduğu gerçeğinin göz önünde bulundurulduğu takdirde görülecektir ki davacı işçinin maluliyetinin ortadan kalktığı ve çalışmaya başladığı, Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan raporda davacı işçinin maluliyetinin %4.3 olduğu ve yeni raporlar alınması gerekirken sadece bir adet adli tıp kurumu raporu esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas kurulunun yaptığı %11.1 maluliyet tespiti tamamen hatalı ve yerinde olmayan bir tespit olduğu, zira davacının kendi hatası neticesinde bacağının kırılmasının iş gücü kaybının bu derecede olmasının gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu’nun 25.02.2019 karar tarih ve 3191 karar numaralı raporunda, davacının, E cetveline (yaşına) göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, SGK ve SSYSK Kararları ile Kurulun mütalası arasındaki farkın Kurulda yapılan muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasından kaynaklandığının, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile karar verildiği; çelişkiler üzerine yine ... 2. İş Mahkemesi'nin 2012/590 Esas sayılı dosyasının ATK 2. Üst Kurulu'na gönderildiği, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 2306 sayılı, 04.06.2020 karar tarihli ve 649 Karar numaralı raporunda, davacının E cetveline (yaşına) göre %11.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, SGK ve SSYSK Kararları ile Kurulun mütalası arasındaki farkın Kurulda yapılan muayenesinde travma sonrası stres bozukluğu tespit edilerek değerlendirmeye alınmasından kaynaklandığının, aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile karar verildiği; davalı ...'nin çöp toplama işini ''... Katı Atıkların Toplanması, taşınması, cadde ve sokakların süpürülerek temizlenmesi, Temizlik Hizmet Alim Teknik Şartnamesi'' kapsamında davalı ... Atık Yeşil Alan ... Ltd. Şti.'ne vermiş olması nedeniyle aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 2306 sayılı, 04.06.2020 karar tarihli ve 649 Karar numaralı raporu ile davacının maluliyet orunun kesin olarak karara bağlanması nedeniyle, ... SGK İl Müdürlüğü'nün 20.11.2015 tarih ve 16235185 sayılı işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla davacının 02.02.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı arızaları dolayısıyla % 11,1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirlendiği ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verildiği, ancak hangi tarihten itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin hüküm fıkrasında belirtilmediği; 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi nazara alınarak 25.02.2019 tarihli ATK 3. İhtisas Dairesi Sağlık Raporu gereği gelir bağlama tarihinin 01.03.2019 olması gerektiği gerekçesiyle istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile ... 1. İş Mahkemesinin 30.12.2021 tarih ve 2020/229 E. 2021/255 K. sayılı dosyasının HMK'nın 353/1 b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile davacı 11093262510 TC kimlik numaralı Ali İhsan Yaycının 09.07.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı arızaları dolayısıyla % 40.0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin, davacıya 01.03.2019 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı itrazlarında bulunulduğu, davacı işçinin maluliyet oranı hakkında çokça kez rapor alındığı, nitekim Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan raporda davacı işçinin maluliyetinin %4.3 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurumu davacı işçinin maluliyetinin %11.1 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan rapora göre yine davacı işçinin maluliyetinin %11.1 olduğu kanatine varıldığı, hem dava konusu iş kazasının tarihi hem de kazanın niteliği dikkate alındığı taktirde görülecektir ki davacı işçinin herhangi bir maluliyeti bulunmadığı, davaya konu olan iş kazası davacı işçinin bir anlık panik yapması sonucu gerçekleştiği ve davacı işçinin bacak kemiğinin kırıldığı, kazanın 02.02.2012 tarihinde olduğu gerçeğinin göz önünde bulundurulduğunda davacı işçinin maluliyeti ortadan kalktığı ve çalışmaya başladığı, Kurumun yaptığı işlem yasaya ve yönetmeliğe uygun olarak yapılmış olduğu, Kurum aleyhine vekalet ücretine karar verilmesini yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı işçinin, davalı şirket bünyesinde ... Şehitkamil Belediyesine ait Şehitkamil İlçesinin temizlik işlerini yapmaktayken kendi kusur ve ihmali ile kazaya sebebiyet verdiği, davacı işçinin çalışmış olduğu aracın 2011 model olup yeni ve bakımlı bir temizlik aracı olduğu, şirketçe aracın tüm bakımları tamamen yaptırıldığı ve işçiye iş güvenliği ile ilgili tüm eğitimlerin verildiği ve iş eşyası ve ekipmanlarının kendisine teslim edildiği, İlk Derece Mahkemesinin davayı kabul kararı ve ardından İstinaf Mahkemesinin kararı son derece yasa ve usullere aykırı olup gerekçesinin de yetersiz kaldığı ve hakkaniyete aykırı bir durum oluşturduğu, hüküm bölümünde davacı işçinin maluliyet oranının tamamen dayanağı olmayacak bir şekilde %40 olarak tespit edildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiği, davacının sigorta kayıtlarının ve işyeri şahsi sicil dosyasının incelenmesinden anlaşılacağı üzere davacının Kurum bünyesinde çalışmadığı, sigorta dosyası incelendiğinde de işe giriş bildirgesinin Kurum tarafından SGK'ya verilmediği, bu nedenle davalı idare aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiği, gerek maluliyet oranın tespiti gerekse de maluliyete bağlı aylık bağlanması SGK'nın görev ve yetkisinde bulunduğu, söz konusu hususlarda Belediyenin herhangi bir görev ve yetkisi bulunmadığı, işi devredenin işverenlik sıfatı kalkacağından söz konusu davada kurumun asıl işveren olmadığı, davacı işçinin maluliyet oranı hakkında çokça kez rapor alındığı, nitekim Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan raporda davacı işçinin maluliyetinin %4.3 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurumu davacı işçinin maluliyetinin %11.1 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan rapora göre yine davacı işçinin maluliyetinin %11.1 olduğu kanatine varıldığı, hem dava konusu iş kazasının tarihi hem de kazanın niteliği dikkate alınarak davacı işçinin herhangi bir maluliyeti bulunmadığının görüldüğü, davaya konu olan iş kazasının davacı işçinin bir anlık panik yapması sonucu gerçekleştiği ve davacı işçinin bacak kemiği kırıldığı, kazanın 02.02.2012 tarihinde olduğu gerçeğinin göz önünde bulundukları takdirde davacı işçinin maluliyetinin ortadan kalktığı ve çalışmaya başladığı, davacı işçinin kimsenin bakımına ve yardımına muhtaç olmadığı, kararın B bölümünün 1 nolu bendinde davacının TC Kimlik numarası, ismi ve meydana gelen iş kazasının tarihi hatalı olarak yazıldığı, davacının ismi ... olup; karar da davacının ismi... olarak belirtildiği, davacının TC Kimlik numarası ve iş kazası tarihi de ilgili kararda hatalı olarak belirtildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk

  1. Anayasa'nın 36 ncı maddesinin ilgili ilk fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

  1. Anayasa'nın ilgili 60 ıncı maddesi şöyledir:

"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

  1. Anayasa'nın 141 inci maddesinin ilgili üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.”

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Hükmün kapsamı" kenar başlıklı 297 nci maddesi şöyledir:

"(1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.

b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.

c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.

d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.

e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.

(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."

  1. 6100 sayılı Kanunu’nun "Hükmün yazılması" kenar başlıklı 298 inci maddesi şöyledir:

"(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır.

(2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.

(3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir.

(4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır."

  1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 16 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

...b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin ilgili 1 ve 2 nci fıkrası ile 3 üncü fıkrasının ilk cümlesi şöyledir:

"İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.

Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur.

Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır..."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ilgili 4 üncü fıkrasının ilk cümlesi şöyledir:

"Kurul, sigortalılar hakkında vazife malûllük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar."

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemeler, iddia ve savunma çerçevesinde tespit ettikleri maddi vakıaları, söz konusu maddi vakıaların hukuki niteliğini, uygulanan hukuk kurallarını, bunun nedenlerini ve hüküm fıkrasıyla bağlantısını gerekçeyle açıklarlar. Böylece tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri, Mahkeme kararlarının denetlenebilmesi ve toplumun da yargı kararlarının sebeplerini öğrenmesi sağlanır.

  3. Anayasa'nın 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ise de gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Ancak Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı hükmü konulmuştur. Bu sayede mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarının sağlanması amaçlamaktadır.

  4. Mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir. Ayrıca anılan Kanun'un 298 inci maddesinde gerekçeli kararın, hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler gereği tefhim edilen hüküm sonucu, hükmün gerekçesi ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birbiriyle tutarlı olmalıdır.

  5. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddî olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddî olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2010 tarihli ve 2010/1 86 Esas, 2010/108 Karar sayılı ilamı). Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması Anayasa ile teminat altına alınan söz konusu yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve kanun hükümlerine de açıkça aykırı olacaktır.

  6. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar gerekçesinde davacının 02.02.2012 tarihinde iş kazası geçirdiği ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranının %11,1 olduğu belirtilmiştir. Ancak hüküm fıkrasında 09.07.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %40,0 oranında sürekli iş göremez olduğunun kabul edildiğinden bu haliyle gerekçe ile hüküm arasında açık bir çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, hüküm fıkrasında belirtilen TC kimlik numarası ile isim ve soy isim de davacıya ait değildir.

  7. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararssyskvı.mahkemeıdavakararııııilkderecebozulmasınaııcevapvtemyizıvistinaf

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim