Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/11825

Karar No

2024/713

Karar Tarihi

5 Şubat 2024

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/289 E., 2023/1 K.

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki sigortalı bildirimlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin ve idari para cezalarının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2.2410 01 01 0020952 031 03 28 sicil numaralı ... Sanayii ve Haddecilik A.Ş. unvanlı işyeri ile ilgili olarak, çalışanların fiili hizmetinin olduğu halde olmamış gibi tespiti nedeniyle Kuruma yapılan SGK bildirimlerin iptaline ilişkin dava konusu "idari işlem ve idari para cezası" uygulandığı; davacının süresinde, 17.08.2017 tarihinde İtiraz Komisyonuna itirazda bulunduğu; ancak İtiraz Komisyonu 07.09.2017 tarih ve 28 sayılı kararı; 07.09.2017 tarih ve 29 sayılı Komisyon kararı ve 07.09.2017 tarih ve 30 sayılı Komisyon kararlarıyla, "işyerinin boş ve kapalı olduğu, işyerinin faaliyetsiz olduğu, hizmet üretimi de dahil herhangi bir üretimin olmadığı ve 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin ikinci fikrası" uyarınca itirazın reddine karar verildiği; çalışmaların fiili olup olmadığının tespiti nedeniyle düzenlenen raporda belirtilen hususlar ve kayıtların tam incelenmediği ve raporun hatalı ve eksik düzenlendiği; Kurumun fabrikaya gelip inceleme yapmadığı; 10.12.2015 tarihinden bu yana işletmeye fiilen gelip çalışan, muhasebe kayıtları, insan kaynakları kayıtları, arızalanan elektronik eşyaların tamir ve bakımına gelen çalışan personeller bulunduğu ve çalışmaya devam ettikleri; bu personellerin geldikleri ve çalıştıklarının hem fiilen hem de bordrolarında PDKS raporlarında görüldüğü; işyerinin güvenlik personeli firma bünyesinde SGK'lı olan tüm çalışan personellerin göreve geldikleri ve çalıştıkları; bütün gelen çalışanların puantajlı hesap pusulaları mevcut olduğu ve bu belgelerin incelenmediği; insan kaynakları, müdürler, güvenlik, satın alma gibi birimlerin sorumluları işlerine devam ettiği ve halen görevlerine fiilen ve hukuken devam ettikleri; Kurum raporunda elektrik, su ve doğalgazın kesik olması nedeniyle fiilen çalışma yapılmadığının bildirildiği; ancak, işyerinde çok büyük jeneratörlerin ve bunlara kaynak olacak mazot bulunmakta olduğu bu nedenle elektrik kullanıldığı, su ihtiyacının yer altı kaynak suyu ile karşılandığı bildirilmiş olmasına rağmen, raportörler tarafından bu durum yerinde incelenmediği ve hiçbir tespit yapılmadan evrak üzerinde karar verildiği; işyerinde çalışanlar tarafından birçok resmi yazışma ve bildirim yapıldığının ortada olduğu ve SGK ya istifa ettiği bildirilen işçilerden sadece şirkete karşı açılmış yaklaşık 30 tane derdest işçilik davası varken, raporda bu hususların değerlendirilmediği; halen görevlerine SGK'lı olarak fiilen devam eden personelin işyerinde SGK'lı olarak çalışmakta iken ve halen hukuken fiilen devam eden bir şirket varken, işbu bildirimlerin iptali yönünde düzenlenen raporun usul ve gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla ... Başkanlığı Hatay Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından, davacı şirket hakkında tanzim edilen 14.06.2017 tarih, 2017/G.Ş./39 sayılı Müfettiş raporuna dayalı olarak yapılan 10.12.2015 28.02.2017 tarihleri arasındaki Kuruma yapılan “sgk bildirimlerin iptali” ile bunu istinaden 2015/12 ay 1273.50/2=636.75TL İPC (idari para cezası) uygulandığı 2016/01,02,03,04,05,06,07,08,09,10,11,12 aylar için her ay için ayrı ayrı 1647/25823.5 TL İPC uygulandığı, 2017/1,2 aylar için her ay için ayrı ayrı 1777.50/2=888.75TL İPC uygulandığı ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 102 nci maddesinin e/4 fıkrası gereğince şirket hakkında 10.12.2015 28.02.2017 tarihleri arasındaki Kuruma yapılan “sgk bildirimlerin iptali” ile buna istinaden 2015/12 ay 1273.50/2=636.75TL İPC(idari para cezası) uygulandığı 2016/01,02,03,04,05,06,07,08,09,10,11,12 aylar için her ay için ayrı ayrı 1647/2=5823.5 TL İPC (idari para cezası) uygulandığı, 2017/1,2 aylar için her ay için ayı ayn 1777.50/2=5888.75TL İPC — tutarındaki idari para cezası işlemine ilişkin yapılan itirazların reddine ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline (primlerin iptaline ilişkin işlemlerin ve idari para cezalarının iptaline) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Hatay İdare Mahkemesi 2017/2521 Esas sayılı dosyasıyla aynı konuda Kurum işleminin iptali talebiyle dava açılmış olduğu, Kurum kayıtlarında ve dosyanın tetkiki neticesinde .... Sosyal Güvenlik Merkezinde ....Endüstrik A.Ş.unvanlı iş yerinin 2 6920 01 01 ..... sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, ilgili işyerinden 17.07.2017 tarih 3790114 sayılı Kurum yazısı ile ilgili tarihler arasında yapılan yapılan tüm bildirimler için iptal aylık bildirgesi istenildiği ve söz konusu Kurum yazısı 21.07.2017 tarihinde işverene tebliğ edildiği, iverenin yasal süresi içerisinde 17.08.2017 tarih 10.235.597 sayılı yazı ile Kurum işlemine itiraz ettiği, işverenin itirazının 07.09.2017 tarih ve 29 sayılı Komisyon kararıı ile reddedildiği, Kurum denetmen raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı işyerinin boş ve kapalı olduğu işyerinin faaliyetsiz olduğu hizmet üretimi de dahil herhagi üretimin olmadığı Hatay Vergi Dairesi Başkanlığınca yapılan incelemede tespit edilmiş olduğu, yine Hatay Payas Organize sanayi Bölge Müdürlüğünce de işyerinin 22.12.2015 tarihine kadar doğalgaz hizmeti aldığı, borçlarını ödemediği için doğalgaz arzının sonlandırıldığı, 06.01.2016 tarihine kadar elektrik hizmeti aldığı bu tarihten sonra elektirik hizmet alım satım sözleşmesi mevcut olmadığı sebepleri ile sosyal Güvenlik denetmenleri tarafından incelenen bilgi ,belge tutanaklar ve alınan ifadeler ışığında ilgili işyerinin 10.12.2015 28.02.2017 tarihleri arasındaki tüm hizmetlerin iptali istenildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından 20.02.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/80 Karar sayılı karar ile Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında toplanan deliller ile dosya kapsamındaki deliller bir arada değerlendirildiğinde mahkemece verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usuli eksiklikler nedeniyle kaldırılan, önceki kararda belirtilen gerekçede değişikliğe neden olacak bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İdari para cezasına konu olan davalı ... tarafından düzenlenmiş 17.07.2017 tarih 49 sayılı araştırma ve inceleme raporunun, GŞ47 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 28 sayılı komisyon kararının, GŞ49 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 29 sayılı komisyon kararının, GŞ39 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 30 sayılı komisyon kararlarının ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/3006 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile davacı işyeri fabrikanın 10.12.2015 tarihinde duruşma geçtikten sonra davacı işyerinde çalışan işçilerin ücret ikramiye ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediği ancak bordroların düzenlenmeye devam edildiği, sigorta primlerinin tahakkuk ettirildiği, işçilik alacağı talepli açılan davalarda davalı işveren savunmasında; davalı şirketin mücbir sebeple faaliyetini durdurduğu ve bu nedenle işçilerin iş akdinin feshedilmediğini belirttiği, mahkemece dinlenen tanıklar beyanlarında, işçilik alacaklarını talep eden işçilere fabrika yetkilileri tarafından işçilik ücret ve alacaklarının ödeneceğinin, fabrika tekrar faaliyete geçtiğinde çağrılacaklarının, onbeş günde bir ayda bir sürekli faaliyete geçiş tarihinin ertelendiğini belirttikleri, ayrıca fabrikada faaliyetin durmasına rağmen bir kısım işçinin çalışmaya devam ettiği, davalı Kurum tarafından belirtilen tarihlerde fiili çalışması tespit edilemeyen işçilerin iş ilişkisinin işyerindeki faaliyetin duruşma geçtiği 10.12.2015 tarihinden önce kanuna uygun olarak kurulduğu, sonrasında iş akitlerinin işveren tarafından feshedilmediği, işçilerin iş görme edimini ifa edememesinin işverenin temerrüdünden kaynaklandığı, işyerinde faaliyetin başlayacağı ve çağrılacakları yönündeki işveren beyanıyla bekleyen işçilerin sözleşmesinin sona ermediği sabit olduğundan sigorta bildirimlerinin sahte olmadığı, bu durumda davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/3006 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemiz tarafından 27.06.2022 tarihli ve 2022/3739 Esas, 2022/9846 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:

"...Hukuk Genel Kurulu’nun 15.07.2009 tarih ve 2009/19 285 Esas, 2009/359 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgularla hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir.

Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması, zorunludur.

Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3 üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi, bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olarak, “kaldırılan, önceki kararda belirtilen gerekçemizde değişikliğe neden olacak bir kanaat oluşmamakla” denilmek suretiyle gerekçesiz karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir..."

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın davalı SGK tarafından davacı şirket aleyhine uygulanmış olan idari işlemin ve idari işlem nedeniyle kesilen idari para cezasının iptaline ilişkin olduğu, dava ile ilgili mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava konusu idari işlemle ilgili davacı şirket tarafından Hatay İdare Mahkemesi'ne 2017/2521 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığı, işbu dava dosyasının celp edilerek incelemesinde ''davacısının işbu davanın davacısı Nursan Metalurji olduğu, davalısının ise SGK olduğu, dava konusunun ise davacı şirket hakkında düzenlenen 04.07.2017 tarih ve 2017/G.Ş./47 sayılı müfettiş inceleme raporunun, primlerin iptaline yönelik işlemlerin ve idari para cezasının verilmesine yönelik işlemin iptali ile söz geçen müfettiş inceleme raporuna yapılan itirazın reddine ilişkin 07.09.2017 tarih 28 sayılı komisyon kararının iptaline ilişkin olduğu, mahkeme tarafından verilen 09.11.2017 tarihli kararda 'SGK müfettiş inceleme raporunun ve buna yapılan itirazın reddine ilişkin komisyon kararının, idari para cezasının, primlerin iptaline ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmesinin talep edilmiş olduğu, mahkemece müfettiş inceleme raporunun iptalinin idari davaya konu olabilecek icrai nitelikte bir işlem olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği ve idari para cezasının iptalinin adli yargının görev alanında olduğu, dava konusu işlemler arasında 2577 sayılı yasanın 5.maddesinin aradığı anlamda maddi ve hukuki bağlılık bulunmadığının anlaşıldığı, belirtilerek usuli gerekçelerle dilekçenin reddine' dair karar verildiği, kararın 04/12/2017 tarihinde kesinleştiği'' mahkemece dinlenen tanılardan tanık ...'in beyanında davacı ... şirketinin aktif bir bir şekilde çalışmasının olduğu, şirkette çalışan işçilerin olduğu, şirketin 10.12.2015 tarihinde durma kararı aldığı, tanık ...'ın beyanında ise tanığın 09.12.2015 tarihinde şirket faaliyetinin durmasına rağmen şirkette çalışmaya devam ettiğini, şirkette çalışan işçilerin olduğunu belirttiği, aksi durumu gösterir dosyada belge ve bilgi bulunmadığı, davalı tarafça şirketin faaliyetinin durduğu ve idari işleme konu komisyon kararında bahsi geçen şirketin boş ve kapalı olduğu, faaliyetsiz olduğu yönündeki savunmasına yönelik dosyaya belge ve somut delil ibraz edilemediği, dinlenen davacı tanıklarının eylemli ve somut beyanlarının olması nedeniyle işbu tanıkların beyanlarına itibar edilmiş, dava konusu işlemin usule ve yasaya uygun olarak uygulanmadığı kanaatiyle davanın kabulü ile idari para cezasına konu olan davalı ... tarafından düzenlenmiş 17.07.2017 tarih 49 sayılı araştırma ve inceleme raporunun, GŞ47 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 28 sayılı komisyon kararının, GŞ49 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 29 sayılı komisyon kararının, GŞ39 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 30 sayılı komisyon kararlarının ayrı ayrı iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, idari para cezasına konu olan davalı ... tarafından düzenlenmiş 17.07.2017 tarih 49 sayılı araştırma ve inceleme raporunun, GŞ47 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 28 sayılı komisyon kararının, GŞ49 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 29 sayılı komisyon kararının, GŞ39 sayılı rapora dair itiraza ilişkin itirazın reddine dair 17.08.2017 tarihli 30 sayılı komisyon kararlarının ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hatay İdare Mahkemesi 2017/2521 Esas sayılı dosyasıyla aynı konuda Kurum işleminin iptali talebiyle dava açılmış olduğu, Kurum kayıtlarında ve dosyanın tetkiki neticesinde ... Sosyal Güvenlik Merkezinde... Endüstrik A.Ş.unvanlı iş yerinin .... sicil numarasıyla kayıtlı olduğu, ilgili işyerinden 17.07.2017 tarih 3790114 sayılı Kurum yazısı ile ilgili tarihler arasında yapılan yapılan tüm bildirimler için iptal aylık bildirgesi istenildiği ve söz konusu Kurum yazısı 21.07.2017 tarihinde işverene tebliğ edildiği, iverenin yasal süresi içerisinde 17.08.2017 tarih 10.235.597 sayılı yazı ile Kurum işlemine itiraz ettiği, işverenin itirazının 07.09.2017 tarih ve 29 sayılı Komisyon kararıı ile reddedildiği, Kurum denetmen raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı işyerinin boş ve kapalı olduğu işyerinin faaliyetsiz olduğu hizmet üretimi de dahil herhagi üretimin olmadığı Hatay Vergi Dairesi Başkanlığınca yapılan incelemede tespit edilmiş olduğu, yine Hatay Payas Organize sanayi Bölge Müdürlüğünce de işyerinin 22.12.2015 tarihine kadar doğalgaz hizmeti aldığı, borçlarını ödemediği için doğalgaz arzının sonlandırıldığı, 06.01.2016 tarihine kadar elektrik hizmeti aldığı bu tarihten sonra elektirik hizmet alım satım sözleşmesi mevcut olmadığı sebepleri ile sosyal Güvenlik denetmenleri tarafından incelenen bilgi ,belge tutanaklar ve alınan ifadeler ışığında ilgili işyerinin 10.12.2015 28.02.2017 tarihleri arasındaki tüm hizmetlerin iptali istenildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sigortalı bildirimlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin ve idari para cezalarının iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk

  1. 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin belirlenmesi ve niteliği" başlıklı 1 inci maddesi şöyledir:

"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."

  1. 6100 sayılı Kanun'un "Dava şartları" başlıklı 114 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"(1) Dava şartları şunlardır:.

b) Yargı yolunun caiz olması..."

  1. 6100 sayılı Kanunu'nun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115 inci maddesinin ilgili ilk iki fıkrası şöyledir:

"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder."

  1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101 inci maddesi şöyledir:

"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."

  1. 5510 sayılı Kanun'un ilgili 102 nci maddesinin ilgili 4, 5 ve 6 ncı fıkraları şöyledir:

"İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.

İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.

Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir."

  1. 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'un 2 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"1. İdari dava türleri şunlardır:

a. İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları..."

  1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir:

"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."

  1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Bu Kanun'un kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;

a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;

a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;

a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.

"

  1. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir:

"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."

  1. 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin ilk iki fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

"Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür...

Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..."

  1. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  1. 6100 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca Mahkemelerin görevi ve yargı yolu "kanun" ile belirlenmiş olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında mahkemece re'sen nazara alınır. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Kanunu’nun 101’inci maddesinde, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.

  2. 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ilk fıkrasında, işveren bakımından idari para cezası uygulanması gereken eylem ve aykırılıklar sıralanmış; 4 üncü fıkrasında, idari para cezalarının ilgiliye tebliğ ile tahakkuk edeceği, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılacağı veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilecekleri, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması durumunda idari para cezasının kesinleşeceği; 6 ncı fıkrasında, mahkemeye başvurulmasının idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmayacağı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmeyen idari para cezalarının, gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edileceği açıklanmıştır.

  3. Öte yandan; 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.

  4. Somut olayda; davaya konu talepler arasında idari para cezalarının iptali de bulunmaktadır. Davacı şirketin Hatay İdare Mahkemesinde eldeki davanın dava dilekçesindeki aynı taleplerle iptal istemli dava açtığı ve 09.11.2017 tarihli, 2017/2521 2190 sayılı ilamla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddeleri uyarınca reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İdari para cezalarının iptali istemi 2577 sayılı Kanun'un 2 ve 5510 sayılı Kanun'un 102 nci maddeleri göre idari yargının görev alanına girmektedir. Dolayısıyla söz konusu talep yönünden dava tefrik edilerek 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddeleri uyarınca davanın yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  5. Sair Kurum işlemleri yönünden; davalı Kurum denetmeni tarafından yapılan denetimlerde 2017/G.Ş./39, 47 ve 49 sayılı raporlar tanzim edildiği iddia edilmektedir. Bu raporlardan sadece 17/07/2017 tarihli ve 2017/G.Ş./49 sayılı rapor dosya arasında olup davacı şirket adına tescilli haddehane ve çelikhane işyerinin 10.12.2015 28.02.2017 tarihleri arasında faal olmadığı, herhangi bir ticari faaliyette bulunulmadığı, herhangi bir üretim olmadığı, deposunda emtia bulunmadığı, elektrik, su ve doğalgaz tüketimi bulunmadığı iddia edilerek sigortalı bildirimlerin iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından dinlenen ve sigortalı bildirimleri iptal edilen 6 işçinin beyanına istinaden davanın kabulü ile Kurum denetim raporlarının ve bağlı işlemlerin iptaline karar verilmiş olup yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

  6. İlk Derece Mahkemesi tarafından 39 ve 47 sayılı denetim raporları getirtilmelidir. Söz konusu işyerinden bildirimi yapılan işçilerin 850 kişi olduğu iddia edildiğinden dönem bordroları ve ücret bordroları da getirtilerek faaliyetlerin askıya aldığı iddia edilen dönemde hangi işçilerin fiili hizmet bildirimi yapıldığı, hangi işçilerin ücretli ya da ücretsiz izinde olduğu belirlenmelidir. Davacı bekçilik, yönetim ve büro hizmeti görenler olduğunu iddia ettiğinden işyerinin faaliyetinin askıya alındığı dönemde çalışabilecek işçi sayısı araştırılmalı, bu işçilere yapılan ücret ve sair ödemelere ilişkin belgeler getirtilmelidir. Öte yandan Kurum denetim raporlarında Vergi Dairesinin 23.06.2016 tarihli E yoklama fişine atıf yapıldığından ilgili Vergi Dairesinden söz konusu yoklama fişi ile varsa diğer denetim rapor ve tutanakları getirtilmelidir. Davacının elektrik için jeneratör ve su için kuyu suyu kullandığına ilişkin iddiası yöntemince araştırılmalı davaya konu Kurum işlemlerinin gerçekliği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

  7. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararyargılamakabulvıtemyizmahkemeıdavakararıvbozmaıııilkderecebozulmasınaııcevapsonrakiıvistinaf

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim