Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/12967

Karar No

2024/5310

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/976 E., 2022/1093 K.

KARAR: Asıl davanın kabulüne, ek davanın kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ: Zonguldak 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/1434 E., 2018/825 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizce verilen bozma kararına direnilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın tam, ek davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı uygun bulunmakla sair temyiz itirazlarının incelemesi için dosya Dairemize gönderilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacı vekili asıl davada; müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken 06.12.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu gözünden yaralanarak %29,2 oranında malûl kaldığını, önceki malûliyeti ile birleştirildiğinde toplam malûliyetinin %33,58 olduğunu, malûliyeti nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, kazanın oluşumunda kusurun davalı işverene ait olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın belirsiz alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davacı vekili birleşen davada; 214.750,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) vekili asıl davada; açılan davayı kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili Kurumun kusuru bulunmadığını, olayın tamamen davacının kusurundan kaynaklandığını, maddi ve manevi zararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... vekili birleşen davada; asıl davadaki beyan ve itirazları aynen tekrar ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2016/1434 Esas, 2018/825 Karar sayılı kararı ile iş kazası sonucu davacının malûliyetinin Atatürk Devlet Hastanesi ve ... Ecevit Üniversitesi Hastanesinin sağlık kurulu raporlarına istinaden düzenlenen Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin raporu ile %29,2 olarak belirlendiği, itiraz üzerine malûliyet oranının Yüksek Sağlık Kurulunun 17.01.2018 tarihli raporu ile değişmeksizin %29,2 olarak tespit edildiği, davacının 2011 yılında da iş kazası geçirdiği bu kaza nedeniyle malûliyetinin %6,20 ve birleştirme kaydıyla toplam %33,58 olduğu, malûliyet raporları arasında çelişki bulunmaması ve gerekçeli itiraz ileri sürülmemesi nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına gerek görülmediği, öte yandan hükme esas alınan 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, birleşen dava ile 214.750,00 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, 18.06.2018 tarihli ek raporda davacının maddi zararının 210.254,33 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davacının iş kazası sonucu %29,20 malûliyeti nedeniyle hesaplanan 210.254,33 TL maddi tazminatın ve takdiren 27.500,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 06.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2020/349 Esas, 2020/549 Karar sayılı kararı ile davacının iş kazası neticesinde oluşan sürekli iş göremezlik oranının %29,2 olduğunun Ankara Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından belirlendiği, işveren vekilince yapılan itiraz üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu tarafından aynı oranda malûliyet tespit edildiği, tespit edilen kusur oranının da kazanın oluş şekli ile dosya kapsamındaki delillerle uygunluk gösterdiği, hesap raporunun yerleşik içtihatlara uygun olduğu, ancak tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının malûliyet oranı ve iş kazası tarihi ile davacıya kusur izafe edilmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde talep gibi 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacının iş kazası sonucu %29,20 malûliyeti nedeniyle hesaplanan 210.254,33 TL maddi ve takdiren 35.000 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 06.12.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 11.01.2022 tarih ve 2021/1838 Esas, 2022/161 Karar sayılı yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda davacının geçirdiği iş kazası neticesinde Kurum sağlık kurulunca sürekli iş göremezlik oranının kontrol kaydı kaldırılmak suretiyle %29,2, itiraz üzerine SGK Yüksek Sağlık Kurulundan alınan raporda da %29,2 olarak tespit edilmiş ise de davalı vekilince bu rapora itiraz dermeyan edildiği dikkate alınarak, bu itirazın karşılanması için yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde öncelikle Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan ve gereği halinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik oranının kesinleştirilmesi, kesinleşen bu sürekli iş göremezlik oranının hükme esas alınarak sonucuna göre maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında karar verilmesi gerektiğine" işaretle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Direnilerek Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu düzenine aykırılık hâli dışında taraflarca istinaf konusu yapılmayan hususların bozmaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Hukuk Genel Kurulu Kararı

  1. Direnme Kararın süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.2023 tarih ve 2022/10 1182 E. 2023/979 K. sayılı kararında özetle;

"Tüm yasal düzenlemeler ışığında her ne kadar Yargıtayın temyiz sebepleri ile bağlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırılık hâllerini inceleyebileceği öngörülmüşse de istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için istinaf dairesince incelenmeyen bir konunun temyizde ileri sürülmesi durumunda Yargıtayın bu temyiz sebebini incelemesi mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle temyiz incelemesinin sınırlarından biri ve en önemlisi ileri sürülen temyiz sebebinin istinafta ileri sürülüp sürülmediği ve ileri sürülen sebebin istinaf mahkemesince hukuka aykırı olarak değerlendirilip değerlendirilmediği hususudur. (YHGK, 25.03.2021 tarihli ve 2020/9 6 Esas, 2021/342 Karar sayılı kararı).

Somut olayda iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi ile açılan eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunduğu, davalı vekili tarafından sunulan 04.09.2018 havale tarihli istinaf dilekçesi incelendiğinde istinaf sebebi olarak kusur oranına, manevi tazminatın fazla ve hesap raporunun hatalı olduğuna ilişkin itirazların ileri sürüldüğü, buna karşılık iş göremezlik oranı ile ilgili bir itirazının bulunmadığı, davacı vekilinin de maddi ve manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının mevcut olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak manevi tazminat yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, davalı vekilince sürekli iş göremezlik oranına ilişkin bir istinaf sebebi ileri sürülmediği ve istinaf dilekçesinin tümü bir bütün olarak değerlendirildiğinde de bozma konusu olan sürekli iş göremezlik oranının istinaf sebebi yapılmadığı anlaşılmış olup taraflarca getirilme ilkesine tâbi eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine aykırılık hâli dışında taraflarca istinaf konusu olarak ileri sürülmeyen hususların incelenmeyeceği dikkate alındığında Özel Dairece taraflarca istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen sürekli iş göremezlik oranı ile ilgili temyiz incelemesi yapılarak bu yönden kararın bozulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçeleriyle direnme kararı uygun olduğundan, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları ile ilgili inceleme yapılması için dosya Dairemize gönderilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Maddi tazminat hesabına yaptığı itiraz dikkate alınarak tam kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu bu nedenle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Sürekli iş göremezlik oranının Adli Tıp Kurumundan tespiti gerektiğini, SGK'dan bağlanan gelirin tüm peşin değerinin tenzili gerektiğini,50 60 yaş devresi ile pasif devre için yılın tamamında çalışacağı kabul edilerek hesap yapılmasının hatalı olduğunu, davacının tam kusurlu olduğunu hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleridir. Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13,16,19,20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.

  1. Değerlendirme

A) Davacı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Davacılar vekilinin asıl ve birleşen davada müvekkili lehine toplam 214.850,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği, davanın esası hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli kararında davanın kısmen kabulü ile 210.254,33 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği kısmen reddolan maddi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL'lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kusur oran ve aidiyetleri ile maddi tazminat hesabının dosya içeriği ile dairemizce belirlenen ilkelere uygun tespit edilmiş olmasına davalı vekili tarafından sunulan temyiz itirazlarının istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

  2. Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

  3. Aşağıda yazılı fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

  4. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

  5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararistinafyargılamakararıasılmahkemesireddinederecebozmatemyizkısmendavanınkabulünesonrakibozmadanonanmasınacevapek

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim