Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/13915

Karar No

2024/5286

Karar Tarihi

14 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/451 E., 2023/1586 K.

KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 11. İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/484 E., 2019/787 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 10.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davacı vekili 17.10.2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 239.260,51 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş kazasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, iş kazasının davacının dikkatsizliği sonucu oluştuğunu, davacıya tüm eğitimlerin verildiğini, kazaya konu olan alanda düzenleme yapma yetkisinin Atatürk Havalimanı işletmecisinde olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2019 tarihli ve 2015/484 Esas 2019/787 Karar sayılı kararı ile 239.260,51 TL maddi tazminatın, 60.000.00 TL manevi tazminatın 23.09.2014 tarihinden itibaren başlayacak ve işlecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2021 tarihli ve 2021/1552 Esas, 2021/196 Karar

sayılı kararıyla davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.2 maddesi gereğince Bakırköy 11. İş Mahkemesinin 25.11.2019 tarih ve 2015/484 Esas 2019/787 Karar sayılı kararı ve 13.01.2020 tarihli tavzihe ilişkin ek kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 239.260,51 TL maddi tazminatın, 60.000.00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 23.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.12.2022 tarih ve 2022/2546 Esas, 2022/16732 Karar sayılı kararı ile ".. dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, Atatürk Hava Limanı İç Hatlar Terminalinde yolcu hizmetleri memuru olarak çalıştığı, olay günü geçiş yeri olarak kullanılan bölümün kapalı olması sebebiyle, banttan geçiş yaparken düşerek yaralandığı, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının tahkikat raporunda meydana gelen olayın iş kazası olduğunun, iş kazasının meydana gelmesinde işveren TGS Yer Hizmetleri A.Ş.'nin % 80, kazalının % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece aldırılan tek kişi makine mühendisi tarafından düzenlenen 29.01.2017 tarihli ilk kusur bilirkişi raporunda davalı işveren TGS Yer Hizmetleri A.Ş.'nin % 75, kazalının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, 15.02.2019 tarihli iş güvenliği uzmanlarından oluşan, üç kişilik heyetçe düzenlenen ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise işveren TGS Yer Hizmetleri A.Ş.'nin % 80, kazalının % 20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince anılan işbu rapora itibar ile karar verildiği, ancak raporların oluşa uygun olmadığı, yapılan işin niteliğine göre, iş ile ilgili ve işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddelerine göre işverenin işyerinde alması gerekli önlemleri alıp almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, tüm bunların olaya etkisinin varlığı gibi hususların ayrıntılı incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, dosyada mevcut raporlar ile rücu dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını Mahkemece hükme esas alınan 20.09.2019 tarihli ek hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Dairece rücu dava dosyasındaki kusur raporları celpedilerek A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan rapor aldırıldığı, dosya kapsamından davacının 23.09.2014 tarihinde davalı şirkete bağlı yolcu hizmetleri memuru olarak çalışmakta iken iç hatlar kısmında çalıştığı bölümde geçiş yeri olarak kullanılan banttan geçerken düşerek iş kazası geçirmek suretiyle malul kaldığı, davalı iş yerinin yapılan iş yönünden tehlikeli iş yeri sınıfında olmasına rağmen risk analizi yapmadığı, davacıya eğitim verilmediği, konturlardan güvenli geçiş sağlayacak ortamın sağlanmadığı olay anında uygun iş ayakkabısının kullanımının sağlanmadığı, davalı işveren ile dava dışı Devlet Hava Meydanları İşletmelerinin toplam %80, kazalı davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu, davalı lehine oluşan kazanılmış hak gözetilerek İlk Derece Mahkemesince aldırılan 20.09.2019 tarihli bilirkişi raporundaki veri ve hesaplamalar dikkate alındığında davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 239.260,51 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen 60.000,00 TL manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin vekalet ücretlerinin hatalı olduğu, aynı zamanda Yargıtay bozması öncesi Daire kararı nedeniyle davalı lehine oluşan kazanılmış hak gözetilerek davacı lehine maddi tazminat için 20.305,00 TL manevi tazminat için 6.950,00 TL vekalet ücretine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne 239.260,51 TL maddi tazminatın, 60.000,00 TL manevi tazminatın 23.09.2014 tarihinden itibaren başlayacak ve işlecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasının gerçekleşmemesi için müvekkili şirketin hangi önlemleri alması gerektiğinin tespit edilemediğini, hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı hak sahibi olamayacağını, iş kazasının davacı tarafın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucu meydana geldiğini, hesaplamaların fahiş olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.

  1. Değerlendirme

  2. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMK'nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

3.Dosya içeriğine göre davalı vekilinin manevi tazminat yönünden temyize konu ettiği miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR: **

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapistinaftemyizyargılamakabulkararımahkemesionanmasınareddinederecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim