Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/110
2024/5061
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2915 E., 2022/2671 K.
KARAR: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İnegöl 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/179 E., 2022/154 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25.07.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında iş gücü kaybına uğradığını, kazaya bağlı çeşitli operasyonlar geçirdiğini, diğer davacı ...'ün ise bu durum sebebiyle yıprandığını, olayda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek davacı ... için 153.734,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, davacıya maddi yardımlar yapıldığını, olayın meydana gelmesinde şirketin kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davacının %20 davalı işverenlerin %80 oranında kusurlu olduğu , davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %23,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 153.734,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi ile davacı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminatın belirlenmesinde esas alınan bilirkişi raporunda ...'e atfedilen kusurun fahiş olduğunu, kusur dağılımına itiraz ettiklerini, doğrudan emsal ücret araştırmasına göre hesaplama yapılması gerektiğini, olayın meydana gelişi ve davacının yaşadığı manevi ızdırap dikkate alındığından ... lehine hükmedilen manevi tazminatın ise düşük olduğunu, Mahkeme tarafından davacı ... Töz için talep edilen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporundaki kusur oranlarına ve hesaplamalara itiraz ettiklerini, dava konusu iş kazasının davacının yüzünden meydana geldiğini, işyerine yeni alınan ve kullanılmaya başlanmadığı için depoda tutulan makinenin davacının kendi insiyatifi ile çalıştırıldığını, bu konudaki itirazlarının göz önüne alınmadan karar verildiğini, davacının maluliyet oranına itirazları üzerine Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerekirken Mahkemece bu taleplerinin reddedildiğini, tanık beyanlarıyla ... olduğu üzere davacının asgari ücret ile çalıştığını, kaza tarihinde davacıya yemek, servis ve erzak yardımı yapılmadığını, bilirkişi tarafından bu ücretlerin dahil edilmeden hesaplama yapması gerektiğini, davacı ... lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kazadan sonra şirket tarafından davacıya yardımda bulunulduğunu, iki ayrı davacı için kısmen reddedilen manevi tazminat yönünden vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekili istinafı yönünden davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davalı vekili istinafı yönünden ise vekalet ücretinin takdirinde hata yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm verilmesine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
- Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; Mahkemece 30.06.2020 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından önce verilen hükme esas alınan 21.03.2019 tarihli 1. ek hesap raporunda davacının bakiye ... süresinin PMF tablosu esas alınmak suretiyle 46 yıl olarak tespit edildiği ve sonuç olarak davaya konu iş kazası nedeniyle maddi zarar miktarının 153.734,00 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin rapora itiraz etmeyerek ıslah dilekçesi sunduğu ve Mahkemece talep gibi karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı maddi tazminatın hesap yöntemine ilişkin yalnızca davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu, yukarıda anılan 30.06.2020 tarihli kaldırma kararı sonrası Mahkemece 25.02.2022 tarihli 2. ek hesap raporu aldırdığı, iş bu hesap raporunda ise davacının THR 2010 tablosu esas alınarak bakiye ... süresinin 52 yıl olduğu tespiti ile zarar miktarının 425.736,53 TL olarak hesaplandığı Mahkemece taleple bağlı kalınarak ıslah edilen miktar olan 153.734,00 TL üzerinden karar verildiği anlaşılmıştır.
Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan ... ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK'nın 12.07.2006 T., 2006/4 519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10 730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Somut olayda, davacının aldırılan 1. ek rapor üzerine tespit edilen miktar üzerinden rapora itiraz etmeyerek rapor doğrultusunda davasını ıslah etmesi gözden kaçırılarak davalı istinaf istemi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden mahkemesine gönderilmesi sonucu düzenlenen 2. ek raporun hükme dayanak kılınması suretiyle davalı lehine bu yönden oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; yeniden hesap raporu aldırmak, alınacak raporda davacının bakiye ... süresinin tespitinde itiraza uğramayan PMF tablosunun esas alınmasının gözetilmesi hususunu dikkate almak ve taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakları gözetecek şekilde karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halindedavalıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07