Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/14124

Karar No

2024/5012

Karar Tarihi

8 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1685 E., 2022/1805 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/122 E., 2020/43 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 11.05.2011 tarihinden itibaren dava dışı Venüs Temizlik şirketi sigortalısı olarak davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 01.10.2011 tarihinde sigorta kaydının davalı şirkete devredildiğini, müvekkilinin halen çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin üretim işçisi olduğunu, en son aldığı net ücretin 2.800,00 TL olduğunu, ücreti dışında her iki dini bayramda verilen birer maaş ikramiye tutarındaki iki ikramiye ... ile yemek ve servis haklarından yararlandığını, müvekkilinin 14.07.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini, Kurumca müvekkilinin sürekli iş göremezlik derecesinin %13 olarak belirlendiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 22.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebini 135.820,13 TL olarak artırmış, başvuru harcını da yatırmak suretiyle 13.000 TL tutarında da manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın tümüyle davacının kusurundan kaynaklandığını, her ne kadar sonuçlanan Gebze 8. İş Mahkemesinin 2016/324 E. sayılı dosyasında davacıya sadece %30 kusur atfedilmişse de, olayın oluş şeklinin gözetilmesi ve davacının tam kusuru sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, SGK tarafından açılan davanın istinaf mahkemesi incelemesi ile kesin olarak sonuçlandırıldığını, Yargıtay denetiminden geçmediğini, dolayısıyla kusura ilişkin itirazlarının gözetilmesini ve kesin hükümden bahisle bu taleplerinin reddi yoluna gidilmemesini, davacının zararının SGK tarafından bağlanan aylık ile tamamen karşılandığını, davacının maddi zararı hesaplanırken güncel ücretinden değil, kaza tarihindeki bordrolarının esas alınmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..So Bilirkişilerce tanzim edilen 13.03.2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: "Olayın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13 üncü maddesine göre bir iş kazası olduğu, meydana gelen iş kazasının, alınacak tedbirler ile önlenebilir nitelikte bir kaza olduğu, davalı işveren ... İndüksiyon Sistemleri A.Ş. nin olayda %70 (yüzde yetmiş) oranında kusuru olduğu, kazazede işçi ...'ın olayda %30 (yüzde otuz) oranında kusuru olduğu," tespit ederek raporunu sunmuştur. Mahkememiz dosyası maddi zararın hesaplanması için bilirkişi ... ... ya tevdi edilmiş bilirkişi raporunu hazırlayarak Mahkememize incelenmek üzere sunmuştur. 20.01.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: davacının karşılanmayan maddi zararının 135.820,13 TL olarak (Talep 1.000,00 TL) hesaplandığına dair raporunu sunmuştur. Davacının ücretinin net 3.036,29 TL olduğunun belirtildiği, 1.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunduğu, davacı vekilinin 22.01.2020 tarihinde yaptığı ıslah ile talebini 135.820,13 TL ye çıkarttığı, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar ve açıklamalar doğrultusunda davacının 135.820,13 TL alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır.

Yine davacının ıslah dilekçesi ile 13.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür. 26/06/1966 gün ve 7/7 sayılı İBK. kararında kabul edilen ilkeler, TBK: 50, 52, 58 ve TMK.'nın 4 üncü maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi ile davacının kusur oranı, maluliyet oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, iş kazasının meydana geldiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre, davacının duyduğu acı ve ıstırap, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, iş kazasının meydana geldiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre ile davalı şirketin %70 (Yüzde Yetmiş) oranında kusurlu olduğu, kazazedenin %13 oranında malul kaldığı yönündeki tespitler de bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının olay nedeni ile duyduğu manevi acıya karşılık manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermekmiş ..." gerekçesiyle,

1.Maddi tazminat isteminin kabulü ile 135.820,13 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Manevi tazminat isteminin kabulü ile 13.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin söz konusu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu olay ile müvekkili şirket arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, davacının tazminat taleplerinin kabul edilebilmesi için, yasa gereği zararı ile müvekkili şirketin kusuru arasında illiyet bağı kurulması gerekmekte olup izah edilen nedenlerle müvekkil şirketin olayda sorumluluğu ve kusuru bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin iş ve sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında her türlü iş sağlığı ve güvenliği tedbirini aldığını, iş sağlığı ve güvenliği alanında tüm yüykümlülüklerini yerine getirdiğini, uyuşmazlık konusu olayın davacının kendi kusuru ile meydana gelmiş olup işbu davadaki tazminat talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, kaçınılmazlık ilkesi gereği her ne kadar işverenin sorumlu tutulmaması gerekir ise de, davalı işverenlik aleyhine bir tazminata hükmedilmesi ihtimalinde de dava konusu olaya ilişkin bilirkişi raporu ile tespit edilecek olan kaçınılmazlık oranına göre müvekkil şirkete yüklenecek tazminat miktarının hakkaniyete göre indirime tabi tutulması gerektiğini,

Davacının tazminat talep ... bulunduğunu kabul etmemekle müvekkili şirkete atfedilen kusur oranı fahiş olduğunu, kusur oranına ilişkin kabulün hatalı olduğunu,

Davacının maluliyet oranın da kabulü mümkün olmayıp buna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, maluliyet tespitine ilişkin Kurum yazısı ile belirlenen maluliyet oranı, davacının mevcut fiziki ve sağlık durumu karşısında fahiş olup tarafımızca kabulü mümkün olmadığını,

Davacı lehine hükmedilen manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, talebin reddine karar verilmeyecekse dahi tutar fahiş olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. Yerel mahkemece maluliyet tespitinin prosedürlere uygun şekilde yapıldığı, tüm raporların birbirleriyle uyumlu olduğu, davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır....

Somut olayda; davacının davalı işyerinde geçirdiği iş kazasında gerek dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde yer alan tespitlere göre davalı işverenin iş kazasında kusurlu olduğu, Mahkemenin bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerinin dosya içeriğine uygun olduğu, kusur oranları yönünden de teftiş inceleme raporunda belirtilen kusur oranları ile Yerel Mahkemece aldırılan kusur raporunda aldırılan oranların aynı olduğu, yine SGK'nın işveren aleyhine açtığı ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Gebze 8. İş Mahkemesi'nin 2016/324 Esas, 201/116 Karar sayılı rücuan tazminat dosyasında da aynı kusur oranlarının kabul edildiği anlaşılmakla Mahkemenin kusur oranlarının kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilini istinaf itirazının yerinde olamadığı anlaşılmıştır .... Dosya içeriğine göre manevi tazminatın takdiri konusunda İlk Derece Mahkemesinin kaza tarihi ile dava tarihi arasındaki süre, kusur oranları, maluliyet oranı değerlendirilerek manevi tazminat takdir edildiği anlaşıldığından davalının manevi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin de reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının davası kısmi dava olarak açılmış olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş nitelikte olduğundan işbu fahiş tazminat miktarının kabul edilemeyeceğini belirterek belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi

  2. Değerlendirme

A) Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 13.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR: **

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Davalı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafrettemyizkararımahkemesionanmasınareddinedereceesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim