Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/14045
2024/496
24 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1564 E., 2023/1637 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/212 E., 2023/78 K.
Taraflar arasındaki Tarım Bağ Kur sigortalılığın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının prim kesintisinin 1995 yılından yapıldığı ayı takip eden aybaşından itibaren 1997 yılı hariç olmak üzere 31.12.1999 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu reddinin gerektiğini, Kurum kayıtlarında 7356713241 Bağ Kur numaralı davacı ...'in 1995 yılına ait kesintisinin mevcut olduğunu, tevkifat bildirim listesinde adına rastlanılmadığından tescilinin yapılamadığının tespit edildiğini, prim tevkifatına dayalı tespit davasında, tarımsal kuruluşlara kayıtlı olmanın sigortalılığın kabulü için yeterli olmadığını, tarımsal faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiğini, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususların da somutlaştırılarak şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi de gerektiğini, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden prim borçlarına mahsuben ve borç tutarını geçmemek şartıyla kesinti yapmak zorunda olduklarını, söz konusu satın alma işlemleri nedeniyle düzenlemek zorunda oldukları belgelere tarımsal faaliyette bulunanların adı ve soyadını, ürün bedelini, kesinti tutarını, kesinti tarihini ve T.C. kimlik numarasını kaydedip yaptıkları kesintilere ilişkin kesinti bildirim listelerini Kuruma göndermek zorunda olduklarını, gönderilen bildirim listeleri ile uyuşması gerektiğini, Kurum kayıtlarında yer alan bildirim listesinde davacının adı yer almadığından sigortalılığı teyit edildiğini, davacının isim kaydının yer almaması ve başkaca bir kuruluşta da kaydına rastlanılmaması nedenleriyle tescili yapılamadığını, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Gayrimenkul A.Ş. ünvanlı iş yerine, ilgiliye 1995 yılına ait tevkifat kesintisi olan, ancak, Kurumun bildirim listesinde olmaması nedeniyle hizmeti verilmesi mümkün olmayan, verilmesi halinde ise 01.08.1995 ile 31.12.1995 dönemini kapsayan hizmetin verilebileceği, 1996,1998 ve 1999 yıllarına ise tevkifat kesintisi olmaması nedeniyle hizmet verilmesinin mümkün olmadığı Kurum tarafından bildirildiğinden; davanın kısmen kabul kısmen redddine, davacının 01.08.1995 31.12.1995 tarihleri arasında zorunlu Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili, davanın tam kabulü gerekirken reddedilen kısım yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili, hükme esas alınan tevkifatın Kurum kayıtlarında olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme tarafından kaldırma kararı doğrultusunda tevkifatı takip eden aybaşı ile Tarım Bağ Kur sigortalılığına karar verilmesi, tevkifatın bulunmadığı dönem yönünden ise davanın reddine karar verilmesinde ve ... Holding A.Ş.'nin kamu kurumu olması ve tevkifatın Kurum kayıtlarına aktarılmasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın madde 353/1 b.1 hükmü gereğinc taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının Tarım Bağ Kur Kanunu kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
24.07.2003 tarih 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile Mülga 2926 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanun'un 4 üncü maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler. Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4 üncü madde kapsamı dışında kalmak şartıyla evvelce prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı sigortalı olarak devam ettirebilirler.” hükmünü içermektedir.
Diğer taraftan, 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.
Anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5 inci maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddesinde ise diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9 uncu maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Kanun'un 10 uncu maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Bilindiği gibi 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile de 743 sayılı mülga Medeni Kanun'un 152 nci maddesinde düzenlenen aile reisliği kavramı kaldırılmış, 2926 sayılı Kanunun aile reisliği kavramını içeren 2. maddesi 24.07.2003 gün ile 4956 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile Medeni Kanun'daki düzenlemeye paralel olarak değiştirilmiştir.
Tarım Bağ Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.
3.Değerlendirme
1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 İnceleme konusu somut uyuşmazlıkta; davacının teslim ettiği ürün bedelinden yapılan 1995 yılı Temmuz ayındaki tevkifat gözetilerek 01.08.1995 tarihi itibariyle başlatılan Tarım Bağ Kur sigortalılığının; 1996, 1998 ve 1999 yıllarındaki ürün teslimleri ve dosya içeriği gözetildiğinde devam eden tarımsal faaliyet nedeniyle istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken; sadece tevkifatın bulunduğu yıl dikkate alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:45