Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2158
2024/48
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1040 E., 2021/2334 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 17. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/116 E., 2020/91 K.
Taraflar arasındaki maluliyet aylığı bağlanması ve fark aylıkların ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07.02.2017 tarihinde maluliyeti dolayısıyla aylık bağlanması için davalı Kuruma başvurusundan olumlu cevap alamadığını, itiraz üzerine YSK'ca çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğinden malul sayılamayacağına karar verildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, 1995 yılında SSK tescili yapılan davacıya 5510 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu madde 2 nci fıkrası uyarınca 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi C b bendinin uygulanacağının açık olduğunu, davalı Kuruma 07.02.2017 tarihinde aylık bağlanması için başvuran davacıya vücudunda bulunan sakatlık nedeniyle daha erken aylık bağlanması gerekirken talebin reddedilip, 01.10.2018 tarihinde bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, Kuruma başvuruyla bu durumun giderilmesi talebine cevap verilmediğini, bu nedenle davacının vücudunda bulunan maluliyet nedeniyle Kuruma başvurduğu 07.02.2017 tarihinden geçerli aylık bağlanması gerektiğinin tespitiyle 01.10.2018 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığından arada kalan süre boyunca ödenmeyen aylıkların davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma gücü kaybı oranı olan %60 ile %60 özür oranının aynı anlama gelmeyip bu oranların farklı yönetmeliklerle tespit edildiğini, sigortalının malul sayılabilmesi için çalışma gücü veya meslekte kazanma gücünün en az %60'ını kaybettiğinin kurum sağlık kurulunca tespiti gerektiğini, kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yaşlılık aylığına hangi tarihte hak kazandığına yönelik olduğu, davacının sigortalılık durumunun bilirkişi raporunda ayrıntısıyla gösterildiği, 07.02.2017 tarihinde davacının maluliyetin tespitini talep ettiği, Kurumca davalı Kurum bünyesinde YSK'nın 04.05.2017 tarihli kararıyla çalışma gücününü %60 kaybetmediğine karar verildiğinden talebinin reddedildiği, davacının 09.01.2018 tarihinde tekrar maluliyetin tespitini talep edip kurumun 12.04.2018 tarihli yazısında YSK'nın 03.04.2018 tarihli kararına göre çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiğinin belirtildiği, davacının kuruma itirazının YSK'nın 11/06/2018 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği, dosya kapsamına göre davacının bu aşamaya kadar tüm taleplerinin maluliyet aylığı bağlanmasıyla ilgili meslekte kazanma gücünün %60'ını kaybettiğinin tespitine yönelik olduğu, davacının 27.06.2018 tarihli dilekçesinde ise 5510 sayılı Kanun'un 28/5 maddesi gereği maluliyetinin tespitini talep ettiği ve ilgili hastanenin 05.07.2018 tarihli sağlık kurulu raporunun da Kuruma sunulduğu, Kurum maluliyet ve sağlık kurulu daire başkanlığının 30.07.2018 tarihli kararıyla davacının özürlülük ölçütü, sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik gereği 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine göre %61 oranında malul olduğu, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, maluliyete esas raporun ... Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.03.2018 tarihli raporuyla Gazi Üniversitesi Hastanesinin 05.07.2018 tarihli raporları olarak belirtildiği, davacının 30.09.2018 tarihi itibarıyla mevcut prim borcunu kuruma ödemesi sonrası 14.09.2018 tarihli talep üzerine 5510 sayılı Kanun'un 20 inci maddesine göre 01.10.2018 tarihinden geçerli erken yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının kuruma başvurusuyla 07.02.2017 tarihli başvuru esas alınarak aylık bağlanması talebinin Kurumca reddedildiği görülmüş, 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi 4 üncü ve 5 inci fıkraları ve yasal düzenlemeye göre davacının 07.02.2017 ve 09.01.2018 tarihli taleplerinin 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesine göre engel durumundan kaynaklı erken yaşlılık aylığına esas engel durumunun tespiti talepleri olmayıp, 5510 sayılı Kanun 25 ve devamı maddelerinde yer alan maluliyet aylığı tespitine ilişkin olup, bu taleplerin kural olarak maluliyet tespitleri yönetmeliği gereği çalışma gücünün kaybı kapsamında incelenirken esas alınan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespit yönetmeliği esas olup, bu yönetmeliğe göre çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği, davacının son talebinin 5510 sayılı Kanun 28 inci maddesine göre engel durumun tespit şeklinde olup, bu talep üzerine Kurumca ilgili yönetmelik hükümlerine göre engel durumunun tespit edildiği, her iki yönetmelik hükümlerine göre mevcut arıza ve hastalıkların maluliyet oranı farklı olup, davacının bu şekilde farklı oranlarla maluliyetinin tespiti gerektiği, dosya incelendiğinde dava dilekçesindeki talebin yaşlılık aylığına ilişkin olup, davacının 07.02.2017 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunmadığından 5510 sayılı Kanun 28 inci maddesindeki yazılı talep şartının yerine gelmediği, dolayısıyla davadaki talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyetinin en başından itibaren %60'ın üzerinde olduğunu, 07.02.2017 tarihinde yaşlılık aylığı için yazılı talep şartının yerine getirildiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.02.2017 ve 09.01.2018 tarihlerinde maluliyet aylığı tahsisi talebi ile Kuruma başvuru yaptığı, her iki taleple ilgili olarak 04.05.2017 ve 03.04.2018 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporları ile çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğinin belirlendiği, itiraz üzerine SS Yüksek Sağlık Kurulu'nun 11.06.2018 tarihli raporu ile Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğinin tespit edildiği, davacının 27.06.2018 tarihinde önceki taleplerinden farklı olarak 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca yaşlılık aylığı tahsis edilmesini istediği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca %61 oranında malul olduğunun belirlenmesi üzerine 01.10.2018 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının daha önceki taleplerinin maluliyet aylığına ilişkin olduğu, ancak son olarak yaşlılık aylığı talep ettiği, her iki talebin farklı yasa ve yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiği anlaşıldığından mahkemenin davanın reddine dair kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyetinin en başından itibaren %60'ın üzerinde olduğunu, 07.02.2017 tarihinde yaşlılık aylığı için yazılı talep şartının yerine getirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, maluliyet aylığı bağlanması ve fark aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 25, 26 ve 58 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
- Değerlendirme
Davacının 07.02.2017 ve 09.01.2018 tarihlerinde kuruma başvurusu ile maluliyetinin tespiti ile 5510 sayılı Kanun'un 25 inci madde kapsamında maluliyet aylığı talep ettiği, kurum tarafından 04.05.2017 ve 03.04.2018 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporları ile çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğinin belirlendiği, itiraz üzerine SS Yüksek Sağlık Kurulu'nun 11.06.2018 tarihli raporu ile Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğinin tespit edildiği, davacı tarafından bu kez 27.06.2018 tarihli başvurusu ile 5510 sayılı Kanun'un 28/5 maddesi uyarınca engelli aylığı bağlanmasını istediği, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca %61 oranında malul olduğunun belirlenmesi üzerine 01.10.2018 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi uyarınca aylık bağlandığı, davacı tarafından 07.02.2017 tarihinden geçerli aylık bağlanması gerektiğinin tespitiyle 01.10.2018 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığından arada kalan süre boyunca ödenmeyen aylıkların ödenmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun 25 ve devamı maddelerinde yer alan maluliyet aylığı tespitine ilişkin talepler çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespit yönetmeliğine göre yapılır. 5510 sayılı Kanun 28 inci maddesine göre talepler Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre irdelenmekte olup her iki yönetmelik hükümlerine göre mevcut arıza ve hastalıkların maluliyet oranı farklılık arz etmektedir. Bu bakımdan, davacının 07.02.2017 ve 09.01.2018 tarihlerinde yaptığı başvuru maluliyetin tespitine ilişkin olup, öncelikler davacının talebinin 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi kapsamında maluliyet aylığı mı yoksa 5510 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi kapsamında engellik aylığı olup olmadığı açıklatılarak, şayet davacının talebi 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi kapsamında maluliyet aylığı ise 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalı, Adli Tıp Kurumu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporları arasında çelişki bulunması durumunda üst kuruldan rapor alınarak (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcın, Yönetmeliklerin yürürlük tarihleri gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23