Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/937
2024/4770
30 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1822 E., 2022/1666 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Silvan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2018/106 E., 2021/181 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı yanında çalışırken 23.10.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle halen çalışamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL bakıcı gideri ile 253.910,05 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Konut İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, ihaleyi kazanan firma ile müvekkili arasında anahtar teslimi eser sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin bu tazminattan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, meydana gelen olayda davacının %14,30 oranında malul kaldığı, davacının %30, davalı şirketlerin %70 ( %35 + %35) kusurlu olduğunu, davalı TOKİ'ye kusur izafe edilmediği ayrıca davalı TOKİ ihale makamı olup, meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı gerekçeleri ile; davalı TOKİ yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden ise davanın davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilerek 253.910,05 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Toki'nin sadece ihale makamı olmadığını, gerek yapım sırasında ve gerekse satış aşamasında tüm aşamalarda işçilere emir ve talimat verdiğini, bu nedenle davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek, kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"...Somut olayda, davalı T.C Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yaptırılan 126 adet konut ve 1 ticaret merkez inşaatının alt yapı ve çevre düzenlemesi işinin ... Dekorasyon İnş. Taah. Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ne verildiği, bu şirket tarafından da diğer davalı şirkete bir kısım işlerin devredildiği, davalı ... Grup Yapı İnş. Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti bünyesinde kalıpçı olarak çalışan davacının inşaatın en üst katından aşağıya düşmek sureti ile yaralandığı, olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki evrak, davalılar arasındaki sözleşmeler, kusur raporu kapsamında ve yine yukarıda ifade edilen ilkeler gözetilerek, davalı ... Konut İdaresi Başkanlığının anahtar teslimi götürü bedel sözleşme ile diğer davalı şirkete iş yaptırması ve ihale makamı konumunda bulunması nedeniyle davalı kurum yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. (bkz. Yargıtay 21 HD'nin 06.11.2017 tarih 2016/4252 E., 2017/8868 K. Sayılı ilamı) Üzerinde durulması gerekli bir diğer uyuşmazlık manevi tazminat alacağı noktasındadır. Hakimin manevi tazminat adı ile manevi zararının giderilmesine yönelik karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Somut olayda, davacının manevi tazminata hak kazandığı açıktır. Yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında, işçinin kaza tarihindeki yaşı, olayın oluş şekli, sürekli iş göremezlik oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ile dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda ise ilk derece mahkemesince yazılı tutarda manevi tazminat alacağının hüküm altına alınması isabetlidir..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371'inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi
- Değerlendirme
A) Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, temyize konu ilk derece mahkemesi kararında davalı şirket aleyhine hükmolunan manevi tazminat miktarlarının 20.000,00 TL, reddine karar verilen miktarın 80.000,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile manevi tazminat alacağı yönünden davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.
KARAR: **
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33