Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5315

Karar No

2024/4662

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/424 E., 2022/722 K.

KARAR: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/450 E., 2022/32 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.01.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydan gelmesinde davacı işçinin asli kusurlu olduğunu ve davacının sağlıklı olup başka bir işyerinde çalıştığından bahsile davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 42.617,76 TL maddi tazminatın, 40.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak 23.01.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir önceki kararın davacı tarafın istinafının kabul edilmesi sonucu kaldırıldığı halde daha aleyhe bir karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişice işlemiş dönem sonucu 26.03.2018 tarihinin dikkate alındığını, oysa bu haricindeki dendiği için bu tarihin raporun düzenlendiği 18.12.2021 tarihi olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla en kötü bir önceki kararda hükmedilen maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemenin 40.000 TL manevi tazminata hükmetmesi hatalı olduğunu, davacı lehine 6340,31 TL'ye hükmedilmişken, davalı taraf lehine 15.692,21 TL'ye hükmedilmesnin hatalı olduğunu, davalı lehine hükmedilen rakamın, davacı lehine hükmedilen ücreti geçmemesi gerektiğini, hükmedilen maddi tazminat miktarının da yerinde olmadığını, zira davacının sakatlık oranı çok daha fazla olmasına rağmen hayatın olağan akışına ters bir şekilde ilk oranın % 38,2 den %16,2 ye düşmesinin de düşündürücü olduğunu, karara esas alınan kusur raporunu kabul etmedikleri için bu yönü ile buna dayanılarak verilen kararda da müvekkilinin alması gereken maddi tazminatın olması gerekenden az hesaplandığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur raporunu düzenleyenlerin tamamının inşaat mühendislerinden oluştuğunu, iş sağlığı ve güvenlliği konusunda uzman olmadıklarını, kusur raporunu, iş kazası sonrası SSYSK raporunu ve SGK müfettişi raporunu kabul etmediklerini, davacının kaza sonrası sigortalılık durumunun göz önünde bulundurulmadığını, iş kazası sonrası işyerlerinde çalışmaya devam ettiğini, akabinde farklı işyerinde sigortalı çalışmasını sürdürdüğünü, meydana gelen olayda davalının kusurunun bulunmadığını, davacının ağır kusuruna rağmen kendilerine kusur atfedilmesini anlayamadıklarını, savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığoı şeklinde karar verildiğini, mahallinde keşif yapılmadığını, hesap bilirkişisinin aktüerya sıfatının bulunmaması nedeniyle hazırladığı raporu kabul etmediklerini, maluliyetin kesinleşmesi için kat'i rapor alınmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra hüküm kurulması gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin kaldırma kararı öncesindeki benzer itirazlar ileri sürülmekle kaldırma kararı dışında kalan davalı tarafın tüm istinaf itirazları ile davacı tarafın aşağıdaki itiraz sebepleri dışındaki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Dairenin 29.09.2021 tarihli kaldırma kararı sonrası bilirkişi tarafından bakiye ömür tablosu açısından TRH 2010 alındığı görülmekle birlikte kaldırma kararında “Eldeki davada, hükme esas alınan hesap raporunda yukarıda açıklamaların aksine bakiye ömrün tespitinde “TRH 2010” tablosu yerine, “PMF 1931” tablosu uygulanması hatalı olmuştur. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının maddi tazminatının hesabı noktasında hükme esas alınan ve davacının ıslahının dayanağını oluşturan hesap raporunda bakiye ömür tablosu olarak TRH 2010 tablosunu esas alarak davacının bakiye ömrünü belirlemek, bu hesap raporunda esas alınan bilinen (işlemiş) dönem sonu tarihini ve bakiye ömür tespiti haricindeki diğer verileri gözetmek, bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki değişiklikleri rapora yansıtmamak suretiyle davacının maddi tazminat alacağını belirletmekten ibarettir(Kıyasen YARGITAY 10. Hukuk Dairesi'nin 2020/9717 Esas 2021/2003 Karar sayılı ilamı).” denilmesine rağmen kaldırma kararından önce hükme esas alınan ve itirazlar sonucu kesinleşen maluliyete göre 13.04.2021 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda esas alınan bilinen (işlemiş) dönem sonu tarihini (bilirkişi 2. ek raporu tarihi) gözetmek yerine davacının ıslah yaptığı (ancak maluliyetin daha yüksek olarak dikkate alınan ki sonra itirazla maluliyetin düştüğü) 26.03.2018 tarihli bilirkişi kök raporunda esas alınan bilinen (işlemiş) dönem sonu tarihini (bilirkişi kök raporu tarihi) gözetmiş olmakla hataya düşüldüğü kanaatine ulaşıldığı, kaldı ki, usuli müktesep hakkın da gözetilmediğinin görüldüğü, bu nedenlerle, olay tarihi ve yargılamadaki süreç de dikkate alınarak davacı istinafı yönünden maddi tazminatın Dairenin kaldırma kararındaki hususlara göre işlemiş dönem dikkate alınarak yeniden Dairece re'sen hesaplandığı, diğer yandan, İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre davalı lehine maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesine dikkate alındığında hatalı olarak fazlaya hükmedildiğinin görüldüğü gerekçesiyle, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi'nin 2021/450 Esas 2022/32 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 125.436,20 TL maddi tazminatın, 40.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak 23.01.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesince yapılan hesaplamada asgari ücretin karara en yakın ücret olması gerekirken önceki tarihli asgari ücrete göre hesaplama yaparak hüküm kurmasının yerinde olmadığını, ilk raporun alınması ile birlikte tarafınca maddi tazminat talebinin 166.220,00 TL üzerinden yapılmış olup usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kusur raporunu düzenleyenlerin tamamının inşaat mühendislerinden oluştuğunu, iş sağlığı ve güvenlliği konusunda uzman olmadıklarını, kusur raporunu, iş kazası sonrası SSYSK raporunu ve SGK müfettişi raporunu kabul etmediklerini, davacının kaza sonrası sigortalılık durumunun göz önünde bulundurulmadığını, iş kazası sonrası işyerlerinde çalışmaya devam ettiğini, akabinde farklı işyerinde sigortalı çalışmasını sürdürdüğünü, meydana gelen olayda davalının kusurunun bulunmadığını, davacının ağır kusuruna rağmen kendilerine kusur atfedilmesini anlayamadıklarını, savcılık dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı şeklinde karar verildiğini, mahallinde keşif yapılmadığını, hesap bilirkişisinin aktüerya sıfatının bulunmaması nedeniyle hazırladığı raporu kabul etmediklerini, maluliyetin kesinleşmesi için kat'i rapor alınmadığını, raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata, davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,737 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davacı açısından temyize getirilen miktar bakımından maddi tazminata ve davacı ile davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

  1. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata, davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan reddine,

2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevapssysktemyizvı.kararımahkemesionanmasınadereceyargıtay

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim