Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/10017

Karar No

2024/459

Karar Tarihi

23 Ocak 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/4593 E., 2023/69 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 37. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/826 E., 2022/215 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ...Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, olmakla, dosyada noksan tespit edilen hususların tespiti için dosya mahalline geri çevrildikten, noksan ikmal edilmekle yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde, davacının davalı ... İnşaat işçisi olarak, diğer davalı yetkililerinin gözetiminde elektrik tellerini kestiği sırada yere düşerek kol ve bacaklarının kırıldığını, sürekli iş göremezliğe uğradığını, maddi ve manevi zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek asıl dava dosyasında 1.000,00 TL maddi ve birleşen davada 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 587.581,79 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını, diğer davalıya işin anahtar teslimi suretiyle verildiğini husumet nedeniyle davanın reddini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, taleplerin reddini savunmuştur.

2.Davalı ... İnşaat Elek. Tur. San ve Tic AŞ yasal süresi geçtikten sonra verdiği davaya karşı beyan dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından, çelişkinin giderilmesi yönündeki kusur raporu ile kusur durumu ve davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisinin belirlendiği ve hükme esas alındığı, davacının sürekli işgöremezlik durumunun Adli Tıp Üst Kurulu raporu ve davacının açtığı maluliyetin tespiti davası ile sürekli işgöremezlik oranının % 24 olarak tespit edildiği, hesap bilirkişisinin 21.07.2022 tarihli ek raporundaki TÜİK emsal ücret verisine göre yapılan hesaplama seçeneğine itibar edildiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 538.543,04 TL maddi tazminatın olay tarihi 02.08.2016'dan itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihi 02.08.2012 den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin redddine karar verilmiş, 28.09.2022 tarihli tashih şerhiyle kararda belirtilen dosya esas numarası ile faiz başlangıç tarihinin düzeltildiği anlaşılmıştır.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılardan ... Elektirik Dağıtım A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik ustası olarak net 2.000 TL ücretle çalıştığını Çevre ve Şehircilik Bakanlığının emsal ücretlerinin iddialarını doğruladığını, bilirkişi raporundaki bu veriye ilişkin hesaplanan tazminata hükmedilmesi gerektiğini, maddi tazminata ilişkin reddedilen kısım yönünden kararın hatalı olduğunu, tam kabulü gerektiğini, hüküm altına alınan karar ve ilam harcından davacının peşin yatırdığı harcın mahsubu ile davalıların sorumlu olduğu miktarların belirlenmesi nedeniyle davacının peşin yatırdığı harçların davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminatın düşük olduğunu, tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin ihale makamı olduğunu, müteselsilen sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu bu nedenle illiyet bağını kestiğini, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, İşgöremezlik oranına ilişkin raporlar arasında esaslı fark olduğunu bu nedenle yüksek işgöremezlik oranının hesaplamaya/hükme esas alınamayacağını, davacının Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen % 13,1 sürekli işgöremezlik oranına itiraz etmediğini bu durumun davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ret vekalet ücretinin davalılardan ... şirketinin vekili olmamasına rağmen davalılara verilmesine şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı ve davalı ...Ş.'nin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardanYeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. Vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; İhale Makamı olduğundan asıl işveren olarak sorumlu tutulamayacağını, davacının ağır kusurlu olduğundan illiyet bağının kesildiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranında kontrol kaydı yer almamasına rağmen sürekli iş göremezlik arasında çelişki olacak şekilde farklı raporlar düzenlendiğini, bu durumun fiili durumla ters olduğunu, raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacı tarafça %13,1 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranına itiraz olmadığından davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin davalılar lehine takdirinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366 yollamasıyla uygulanan 348 inci maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, ile "dava yığılması" açısından aynı Kanunun 110 uncu maddesi, "Gerekçeli Karar Hakkı" açısından Anayasa'nın 141 inci maddesi ile 6100 sayılı HMK'nun 27 nci maddesidir. "Tazminat sorumluluğu ve miktarının tespiti" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih de gözetilerek yürürlükte bulunan kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 üncü maddeleri yollamasıyla aynı Kanunun 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti, sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile iş kazasının SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20, 21, 95 inci maddeleri ile Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 28.06.1976 gün, 1976/6 4 sayılı Kararı, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından iş kazasının gerçekleştiği tarih ve iş kolu da gözetilerek yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 4/12/1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleri, "usuli kazanılmış hak" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ve 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır.

  1. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir

  1. HMK’nın “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281 inci maddesinin birinci fıkrasında “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmü mevcuttur.

  2. Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, ... 2001, Cilt:3, s. 2753)

  3. Somut olayda davacının 02.08.2012 tarihinde ... Elektrik Dağıtım AŞ'den iş üstlenen diğer davalı ... İnşaat Elektrik Turiz San ve Tic. A.Ş. nezdinde işçi olarak çalıştığı, olay günü yer altına alınacak elektirik tellerinin ağaç direkten sökmek üzere tahta direğe çıktığı esnada direğin yüke dayanamayarak kırılması ile davaya konu iş kazası olayına uğradığı anlaşılmaktadır.

  4. Sürekli iş göremezlik oranının tespiti için Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezinden düzenlenen 20.02.2015 tarihli raporda 04.12.2014 tarihli Dicle Üniversitesi Hastanesi raporu dayanak alındığı söz konusu raporda sol femur, sol radius kırığı sol kalça hareketi tama yakın, bacak uzunluğu 1 cm kısalmış ve sol dirsek fleksiyonu 115 derece ve ekstansiyon 10 derece bulgularına yer verildiği bu bulgulara göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %7,2 olarak tespit edildiği, davacı itirazı üzerine Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 16.10.2015 tarihli raporda ise aynı bulgular ile ilgili sürekli iş göremezlik oranının düzeltme kaydıyla %13,10 olarak tespit edildiği, davacı vekilinin 13.04.2016 tarihli rapora bir diyeceği olmadığını beyan ettiği, davalıları itirazı üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 30.10.2017 tarihli raporunda 25.08.2017 tarihinde kurul huzurunda muayene edildiği ve SGK Kocatepe ve Yüksek Sağlık Kurulu raporlarında daha önce tespit edilmeyen "sol kalça proksimali dahil femur grafilerinde muhtemel ptrokanterik kırık zemininde uygulnan plak+ vida imajı mevcut olup torakanter majusta düzensilik ve çevresinde epitrofik ossifikasyon odakları görüldüğü, 11.10.2016 tarihli sol dirsek el bileği dahil lateral ve sol dirsek oblik grafilerde dirsek eklemninde düzensizlik ve minimal artroz bulguları tespit edildiği"ne işaret edilerek sürekli iş göremezlik oranının %20,2 olarak tespit edildiği, raporlar arasında çelişki üzerine Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 20.09.2018 tarihli raporda ise aynı bulgular nedeniyle sürekli iş göremezlik oranın %24 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.

  5. Somut olayda davacı vekilinin %13,10 düzeyinde sürekli iş göremezlik oranı tespiti içeren Yüksek Sağlık Kurulu raporuna itiraz etmemesi nedeniyle bu oran üzerinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu davalı tarafça iddia edilmiş ise de; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu huzurunda 25.08.2017 tarihinde muayenesi ile tespit edilen bedeni arazların daha önce Kurum Sağlık Kurulu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporlarında tespit edilerek, iş gücü kayıp oranının belirlenmesinde değerlendirmeye tabi tutulmadığı anlaşılmaktadır. O halde ilk kez Adli Tıp Kurumu huzurunda 25.08.2017 tarihli muayene ile tespit edilen ve Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 20.09.2018 tarihli raporuyla %24 olarak kesinleştirilen sürekli iş göremezlik oranından davacının 13.04.2016 tarihli celsedeki beyanından önce haberdar olduğunu ortaya koyan bir delilin dosya kapsamında bulunmaması karşısında tazminat alacaklarının tayin ve tespitinde %24 oranındaki sürekli iş göremezlik oranının dikkate alınmasında kanuna engel bir yön bulunmamaktadır.

  6. Ne var ki Mahkemece verilen kararın gerekçesinde anılan hususta gerekçe oluşturulmadan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  7. O halde, kanunun açık hükmüne aykırı görülen hususların re'sen dikkate alınacağı temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır

  8. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmektedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. ... 37. İş Mahkemesinin 12.09.2022 tarih ve 2016/826 E 2022/215 K sayılı kararının gerekçesinde "Deliller Değerlendirildiğinde" başlığında 2. Paragraftan sonra gelmek üzere; "Somut olayda davacı vekilinin %13,10 düzeyinde sürekli iş göremezlik oranı tespiti içeren Yüksek Sağlık Kurulu raporuna itiraz etmemesi nedeniyle bu oran üzerinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu davalı tarafça iddia edilmiş ise de; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu huzurunda 25.08.2017 tarihinde muayenesi ile tespit edilen bedeni arazların daha önce Kurum Sağlık Kurulu raporu ile Yüksek Sağlık Kurulu raporlarında tespit edilerek, iş gücü kayıp oranın belirlenmesinde değerlendirmeye tabi tutulmadığı anlaşılmaktadır. O halde ilk kez Adli Tıp Kurumu huzurunda 25.08.2017 tarihli muayene ile tespit edilen ve Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 20.09.2018 tarihli raporuyla %24 olarak kesinleştirilen sürekli iş göremezlik oranından davacının 13.04.2016 tarihli celsedeki beyanından önce haberdar olduğunu ortaya koyan bir delilin dosya kapsamında bulunmaması karşısında tazminat alacaklarının tayin ve tespitinde %24 oranındaki sürekli iş göremezlik oranının dikkate alınmasında kanuna engel bir yön bulunmamaktadır." ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3.İstek hâlinde temyiz başvurusu için yatırılan harcın ilgiliye iadesine,

4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafdüzeltilerekkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesionanmasınadereceortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim